Zeytinyağı Sabunu

Yazar admin tarih Ağu 28th, 2010

En iyi zeytinyağı Sabunu Nasıl olur;

Sabunun tarihine bakıldığında neredeyse hayatımızın her alanında karşımıza çıktığını görürüz. Ama en temel ortak paydanın ‘’temizlik’’ olduğunu kesindir. Yapılan birçok araştırmaya göre sabun, ilk defa M.Ö.2500–3000 yıllarında bulunmuş ve daha sonraları Finikeliler tarafından keçi iç yağı ve odun kömürü külü kullanılarak yapıldığı görülmüştür. İlerleyen zamanlarda kireç ve diğer hayvansal yağlar da sabun üretiminde kullanılmıştır. Zeytinyağının sabun üretiminde kullanılması ise daha sonraları hayvansal yağların yerini bitkisel yağların almasıyla başlamıştır. devamı »

SEBZE VE MEYVELERIN PISIRILMESI

Yazar admin tarih Eki 25th, 2008

Pişirme :
Sebze ve meyvelerin pişirilmesinde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır.
Sebzelerin rengini koruması için pişme süresinin mümkün olduğu kadar kısa olması gerekir. Sebzeler doğrudan sıcak suya atılmalıdır. Fazla pişirme ve çok karıştırma şekil bozukluğuna yol açar. Sebzeye ilave edilecek su miktarı sebzenin cinsine göre ayarlanmalıdır.

Pişirilen sebzenin besin değerlerini korumak için şu sırası takip etmelidir :
(aa) Sebze ve meyveler bütün iken yıkanmalı, kesilip ayıklandıktan sonra kesinlikle yıkanmamalı ve suda bekletilmemelidir.
(bb) Kesilen ayıklanan ve yıkanan sebze hemen pişirilmeli, hava temasında bekletilmemelidir.
(cc) Az su ile pişirilmeli, sıcak su içine atılmalı ve sebzelerin piştiği su dökülmemelidir.
(çç) Pişme süresini mümkün olduğu kadar kısaltmalı mümkünse basınçlı kaplarda pişirilmelidir. Pişerken sık sık açılıp karıştırılmamalıdır.
(dd) Pişme sırasında soda ve benzerleri eklenmemelidir.
(ee) Pişmiş olan yemekler fazla bekletilmeden hemen tüketilmelidir.
(f) Şeker ve Şekerli Yiyecekler: Şeker % 99.9 sakarozdur. Vücuda enerji sağlar. Başka besin değeri yoktur. Tatlı oluşundan dolayı günlük diyetimizde yeri vardır. Şeker, şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilir. Şeker içeceklerde, tatlılarda, reçellerde, marmelatlarda ve şekerlemelerde kullanılır.
(I)Bal : Früktoz, glikoz ve suyun bileşiğidir. İyi bir bal şekerlenmez ve sulanmaz. Bal sindirimi gerektirmediği için kolayca kana geçer. devamı »

SAĞLIKLI YAŞAM

Yazar admin tarih Eki 21st, 2008

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN 25 ÖNERİ

1. İdeal vücut ağırlığınıza ulaşınız ve bunu korumaya çalışınız.
2. Sık sık, azar azar besleniniz. (3 ana, 3 ara olmak üzere 6 öğün şeklinde)
3. Başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlamayınız.
4. Yemekler çok yavaş yenilmeli, ağızda lokmalar iyice çiğnenmelidir.
5. Akşam yemeğini yatmadan 3 – 3.5 saat önce sonlandırınız.
6. Gün içerisinde tüketmiş olduğunuz sıvı miktarını arttırınız.
7. Sofraya tuzluk getirmeyiniz, yemeğin tadına bakmadan tuz kullanmayınız.
8. Şeker ve şekerli tüm besinlerden uzak durunuz (Örnek: Çay şekeri, bal, reçel, çikolata, pasta, hazır meyve suları, meşrubatlar, kolalı içecekler, tatlılar…).
9. Enerji değeri yüksek, besin değeri düşük kaymak, krema, mayonez, cipsler, soslar, kuruyemiş gibi yağlı besinlerden mümkün olduğunca uzak durunuz.
10. Süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yarım yağlı / yağsız olanlarını tercih ediniz.
11. Kırmızı et yerine beyaz eti (balık, hindi, tavuk, diğer kanatlı hayvan etleri) tercih ediniz. Ancak beyaz et de olsa aşırıya kaçmayınız.
12. Etin yağlı kısmını ve tavuğun derisini yemeyiniz.
13. Sigara ve alkol kullanmayınız, kullanıyorsanız en aza indiriniz.
14. Stresten mümkün olduğunca uzak durunuz.
15. Günlük fiziksel aktivitenizi mutlaka arttırınız. Haftada en az 3 – 5 gün, 30 – 45 dakikadan az olmamak şartıyla, tempolu yürüyünüz. Çok hafif tempoda koşma, bisiklete binme, yüzme, tenis oynama, aerobik, jimnastik tarzı kardiyovasküler tipte egzersizler de uygundur.
16. Günde 20 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanınız.
17. Yiyeceklerinizi kavurmak, kızartmak yerine; haşlama, ızgara yapma, buğulama, fırında pişirme yöntemlerini kullanarak hazırlayınız.
18. Yemeklerinize yağı yakmadan ekleyiniz, yemeklerin yağlı sularını tüketmeyiniz.
19. Yemeklerinizi bitkisel sıvı yağlarla pişiriniz. Tercihen zeytinyağı, mısırözü yağı, soya yağı, kanola yağı, bitkisel karışım yağı, fındık yağı kullanınız.
20. Etle pişirdiğiniz yemeklere yağ koymayınız.
21. Pasta, kek, kurabiye, börek v.b. hamur işlerinde çok fazla yağ, şeker, un ve yumurta kullanıldığı için bunlardan mümkün olduğunca az yemeye çalışınız.
22. Günlük posa (lif) alımınızı arttırınız.
Posalı besinler:
 Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru bakla, kuru börülce, kuru barbunya)
 Tam tahıllar (esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç – makarna – erişte – un)
 Taze sebze ve meyveler
23. Kabuklu yenilebilen sebze ve meyveleri sindirim problemleri yaşamıyorsanız soymadan tüketiniz. Tercihen mevsiminde en çok bulunanları seçiniz.
24. Haftada 2 – 3 kez kuru baklagil yemeği ve balık tüketmeye çalışınız.
25. Beyaz ekmek yerine kepek, çavdar veya yulaf ekmeğini tercih ediniz.

GÜNLÜK BESLENME REHBERİ ve BESİN GRUPLARI -5

Yazar admin tarih Eki 7th, 2008

GÜNLÜK BESLENME REHBERİ

Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki bireylerin enerji ve besin öğeleri gereksinmeleri farklıdır. İnsan, gereksinmesi olduğu besin öğelerini tartarak alamaz. Bunlar doğal besinlerle karşılanır. Besinlerimiz, içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı besinler proteinden, bazıları herhangi bir vitaminden zengindir. Her besini yeme olanağımızda yoktur. Bu nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grup altında toplayabiliriz. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük diyetimizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:
BESİN GRUPLARI

1.Et, Yumurta, Kuru Baklagiller, Yağlı Tohumlar

Etler, yumurta, kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi…) ve yağlı tohumlardan (fındık, fıstık, badem ve ceviz) oluşmaktadır. Bu gruptaki besinler diğer gruptakilerden daha fazla protein içermektedir; ayrıca demir, çinko, fosfor, magnezyum ve B vitaminleri açısından da zengindir.

Et grubundan günlük alınması gereken miktar 2 porsiyondur. 1 adet yumurta yarım porsiyon, 1 tabak kuru baklagil yemeği, 3 köfte büyüklüğünde et (90 g), 2 tabak etli sebze yemeği ise 1’er porsiyondur. Bir öğün tavuk yendiğinde, diğer öğün kuru fasulye veya sabah yumurta yendiğinde öğleyin bir tabak etli sebze, akşam bir tabak et yemeği yenilirse bu gruba olan gereksinim karşılanmış olmaktadır.

2. Süt ve Türevleri

Süt, yoğurt, peynir ve diğer süt ürünlerinden oluşan bu grup, proteinin yanı sıra kalsiyum, fosfor ve riboflavinin de zengin kaynağıdır.

Süt grubundan günlük alınması gereken miktar; yetişkinler için 2 porsiyon, çocuk, genç, emzikli, menopoz sonrası kadınlar için 3 – 4 porsiyondur. Her gün en az 2 su bardağı süt tüketmek dengeli beslenme için temel koşuldur. Süt yerine, aynı miktar yoğurt da yenilebilir. 2 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir, 1 kase muhallebi veya sütlaç, 1 su bardağı süte eşdeğerdir. Bir öğün peynir, bir öğün süt, bir öğün yoğurt tüketilerek bu gruba olan günlük gereksinim karşılanabilir.

3. Sebze ve Meyveler

Her türlü sebze ve meyvenin yer aldığı bu grup, özellikle A ve C vitamini, antioksidanlar, bitkisel kimyasallar ve diyet lifi açısından önemlidir.


Sebze ve meyve grubundan günde en az 5 porsiyon tüketilmesi gerekir. Büyük meyvelerin (portakal, elma, armut, muz gibi) orta büyüklükte bir tanesi, çilek, kiraz gibi meyvelerin yarım su bardağı, kayısı, erik gibi meyvelerin ise 3 – 6 adedi, birer porsiyon sayılmaktadır. Yeşil sebzelerin 200 gramı (kıyılınca yaklaşık 2 – 3 su bardağı), domates ve patatesin orta büyüklükte bir tanesi, patlıcan, kabak ve havucun 1 küçük boyu birer porsiyondur. Günde 3 adet meyve, bir porsiyon salata ve sebze yemeği yenirse bu gruba olan gereksinim karşılanmış olmaktadır.

4. Tahıl Grubu

Karbonhidrat açısından zengin olan bazı vitamin ve mineralleri de içeren bu gruptaki besinler (buğday, pirinç, mısır ve bunlardan yapılan ekmek, makarna, bulgur, şehriye…) günlük enerjinin esas kaynağını oluşturmaktadır. Bu grup niasin, tiamin gibi B vitaminleri ve enerji sağlamaktadır. Kişiler aktivite ve ağırlık durumlarına göre bu gruptan tüketmelidirler. Kilosu normal ve orta düzeyde aktivite yapan kişilerin, bu gruptan günde 4 – 6 porsiyon tüketmeleri yeterlidir. 3 – 5 yemek kaşığı pilav veya makarna, 1 kase çorba, 1 dilim börek 1’er porsiyon kabul edilmektedir. Her öğünde 1 – 2 dilim ekmek ve öğünlerde pilav veya makarna yenmesi ile bu gruba olan gereksinim karşılanabilmektedir.

Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmek için, görevleri farklı olan bu 4 temel besin grubundan her öğün, bu mümkün değilse, her öğün belirli miktarlarda tüketilmelidir. Çeşitli besinler birlikte tüketildiğinde, besin öğeleri birbirinin etkisini arttırmakta, vücuda daha yararlı duruma gelmektedirler. Sinerjik etki adı verilen bu özelliğe en iyi örneklerden biri, yeterli alınan C vitamininin demirin emilimini arttırmasıdır. Örneğin, kahvaltıda yenen yumurtadaki demirin emilimi, içilen taze sıkılmış portakal suyu ile arttırılabilmektedir.

Bir gruptaki yiyeceklerden çok fazla alıp, diğer gruptakilerden çok az veya hiç almayan kimseler, dengesiz besleniyor demektir. Örneğin günlük yiyecekleri daha çok et, hamur işleri, pirinç, bulgur ve tatlılar olan, taze sebze ve meyvelerden yemeyen bir kimse vitaminlerin ve minerallerin bazılarını yeteri kadar sağlayamaz. Bunun yanında, herhangi bir meyveden çok fazla yemenin de bir yararı yoktur. Günlük yiyeceklerimiz seçilirken, her gruptaki yiyeceklerden gösterilen miktarlar kadar almak, yetersiz ve dengesiz beslenmenin önlenmesi için gereklidir.

Bu 4 grupta belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar, şekerler ve baharatlar vardır. Şeker, vücuda sadece enerji sağladığı için, fazla şeker yemek kişiyi dengesiz beslenmeye götürür. Bal, pekmez, reçel ve marmelat gibi yiyecekler, şeker yerini tutar. Beden hareketi çok olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler.

Günlük yediğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yiyeceklerimizin bileşiminden gelir. Özellikle et ve benzeri yiyeceklerle; fındık, fıstık, badem, ceviz, süt, peynir, zeytin, yumurta gibi yiyeceklerin kullanıldığı yemeklere ilave olarak yağ koymaya gerek yoktur. Kahvaltılarda ve yemeklerde kullandığımız yağlar katı veya sıvı olabilir. Katı ve sıvı yağlardan dengeli bir şekilde yenmelidir. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g. (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın yarısı, bitkisel sıvı yağlardan olmalıdır.

Dengeli Mönü Örnekleri

Kuru fasulye (et), Pirinç pilavı (tahıl), Yoğurt (süt), Elma (sebze-meyve)
Izgara köfte (et), Makarna (tahıl), Ayran (süt), Yeşil Salata (sebze-meyve)
Etli nohut (et), Bulgur pilavı (tahıl), Cacık (süt + sebze-meyve)
Etli biber dolma (et, tahıl, sebze-meyve), Yoğurt (süt)

Dengesiz Mönü Örnekleri

Ekmek arası köfte, Ayran (sebze-meyve eksik)
Zeytinyağlı taze fasulye, Marul salata, Yoğurt (et ve tahıl grubu eksik)
Sebze çorba, Makarna, Yeşil salata (et ve süt grubu eksik)
Pirinçli sebze çorbası, Üzüm, Ekmek (süt grubu eksik)

BESİNLERİ SATIN ALMA, SAKLAMA,HAZIRLAMA VE PİŞİRME İLKELERİ

Yazar admin tarih Eki 4th, 2008

BESİNLERİ SATIN ALMA, SAKLAMA,HAZIRLAMA ve PİŞİRME İLKELERİ

Hazırlama ve pişirme işlemleri esnasında besinlere uygulanan işlemler, vitamin ve mineral kayıplarına, hatta besin zehirlenmelerine yol açabilir. O nedenle, besinleri satın alma aşamasından saklama koşullarına kadar pek çok evrede bazı ilkelere dikkat etmekte yarar vardır. Aşağıda bu işlemler için bazı örnekler yer almaktadır:

Et – Kuru baklagil – Yumurta Grubu

• Pişmiş besinler oda sıcaklığında 2 saatten uzun süre bırakılmamalı, buzdolabına konulmalıdır.
• Etler birer yemeklik miktarlarda, yassı bir şekilde paketlenmiş olarak dondurulmalıdır.
• Dondurulmuş besinler, özellikle de etler buzu çözdürüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır.
• Oda sıcaklığında, su içerisinde, kalorifer yakınında, hafif ateşte veya güneşli yerlerde bekletilerek çözdürme işlemi yapılmamalıdır.
• Çözdürme işlemi; buzdolabının alt raflarında bekletilerek, su geçirmeyen naylon torbalara sıkıca sarılıp akan soğuk suyun altında tutularak veya mikrodalga fırının çözdürme programında yapılmalıdır. Çözdürülmüş besinler bekletilmeden pişirilmelidir.
• Etler, aleve çok yakın pişirilirse kanserojen moleküller oluşur.
• Izgara yapılırken etlerin damlayan suyu ile B vitaminleri kayba uğrar. Bu nedenle metal çatal yerine tahta maşa yardımı ile ters – düz edilmelidir.
• Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller iyi pişirildiğinde sindirimi kolaylaşır ve böylelikle protein değeri artar. Öte yandan haşlama sularının dökülmesi veya çabuk pişmesi için soda eklenmesi besin değerini azaltır.
• Kapakları hafif de olsa dışa dönük konserveler sağlık için son derece tehlikelidir.
• Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır. Yumurta yıkanmadan buzdolabında saklanmalı, ancak kullanmadan önce mutlaka yıkanmalıdır (elleriniz dahil).
• Yumurta, çiğ olarak tüketilmemelidir. Çiğ yumurta zor sindirilir ve vücutta biotin adındaki bir vitaminin emilimini azaltır. Ayrıca besin zehirlenmesine de yol açabilir.
• Yumurtanın sarısının etrafı yeşil renk alacak kadar uzun süre pişirilirse veya haşlandıktan uzun süre sonra yenilirse, hem sindirimi güçleştirir hem de besin değeri azalır.

Süt Grubu

• Süt kesinlikle çiğ olarak tüketilmemelidir. Tercihen UHT (uzun ömürlü süt) veya pastörize süt alınması daha sağlıklı olacaktır. Bu kapalı sütleri ısıtma veya kaynatma zorunluluğu yoktur, soğuk olarak da içilebilir.
• Süt uzun süre kaynatılırsa vitaminleri azalır. Pastörize ve sterilize edilmemiş süt kabardıktan sonra 4 – 5 dakika karıştırılarak kaynatılmalıdır. Ardından hemen soğutulup cam kavanoz içerisinde buzdolabına konularak 1 – 2 gün içerisinde kullanılmalıdır.
• Sütünüz uzun ömürlü de olsa, açıldıktan sonra buzdolabında 2 gün kadar saklanabilir.
• Çiğ sütten yapılmış peynir tüketilmemelidir. Pastörize edilmiş olmasına dikkat ediniz.
• Sütlü tatlı yaparken süt, un ve şeker birlikte pişirildiğinde sütün besin değeri azalır. Topaklanma görülebilir. Şeker ya indirmeye yakın ya da indirdikten sonra eklenmelidir.
• Tarhana güneşte kurutulursa ve süt – yoğurt aydınlık yerde bekletilirse B2, B6 vitamini ve folik asit kaybı olur. Gölgede ve fırında kurutulabilir.
• Yoğurdun yeşilimsi suyu dökülürse vitamin değeri azalır. Yine, yoğurt torbaya konup süzülür, süzülen suyu atılırsa vitamin kaybı olur. Yoğurt suyu çorba ve hamur işlerinde kullanılarak değerlendirilebilir.
• Yoğurt kapları, boşaldıktan sonra tekrar besin saklamada kullanılmamalıdır.
• Ayran yaparken köpürmesi için içerisine soda katılmamalıdır.
Tahıl Grubu

• Ekmek dilimlenip kızartılırsa besleyici değeri azalır. Öte yandan enerjisi azalmaz.
• Ekmek, çörek, kurabiye yapmak için hamurun mayalandırılması besin değerini arttırır.
• Ekmek, 2 günden daha uzun süre bekleyecek ise buzlukta tutulmalıdır.
• Bayat ekmekler, su buharına tutularak yeniden taze hale getirilebilir.
• Makarna, erişte v.b. besinlerin haşlama suları dökülmemeli, çekeceği kadar su ile suyu çektirilerek pişirilmelidir.
• Şehriye, pirinç ve unun kavrulması protein kaybına neden olmaktadır.

Sebze – Meyve Grubu

• Satın alırken mevsim sebze ve meyveleri tercih edilmelidir. Böylelikle hormonal açıdan, besin değeri bakımından ve ekonomik olarak sıkıntı yaşanmamış olunur.
• Taze sebzeler önce ayıklanmalı, yıkanmalı, sonra doğranmalı ve yeteri kadar su ile pişirilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler, hiç su koymadan pişirilebilirler. Sebze yemeğine çok su eklenirse vitamin kaybı artar.
• Sebzeler doğrandıktan sonra bekletilirse ve haşlama, pişirme suları atılırsa, vitamin ve mineralleri azalır.
• Sebzeleri pişirirken soda eklemek, yeşil ve sarı sebzelerden yapılan salatalara limon veya sirke ekleyerek bekletmek A ve C vitamini değerini azaltır.
• Dondurulmuş sebzeler çözdürülmeden pişirilmelidir.
• Konservenin suyu dökülürse vitamin değeri azalır. Çorba ve sos yapımında kullanılabilir.
• Patates gibi kabuğu içinde haşlanabilen sebzeleri iyice yıkadıktan sonra kabuğuyla birlikte haşlayınız. Patates dilimledikten sonra suda bekletilmeden hemen pişirilmelidir.
• Çürümediği sürece sebzelerin dış yapraklarını atmayınız.
• Sebze ve meyvelerin kabukları derin soymamalı, çok küçük parçalar halinde doğranmamalıdır.
• Ispanağın acı suyunu gidermek için tuzla ovulması ve haşlandıktan sonra suyunun iyice sıkılması çok fazla besin kaybına neden olur.
• Meyveler kesildikten ya da suyu sıkıldıktan sonra bekletilirse C vitamini değeri azalır. Hatta, taze sıkılmış meyve suları buzdolabında bile bekletilse vitamin değeri azalır. Önerilen; 5 dakika içerisinde tüketilmesidir.

DİKKAT EDİLECEK DİĞER HUSUSLAR

• Gıdaların satın alırken taze olmasına dikkat edilmelidir. İmal ve son kullanım tarihleri okunmalı, tarihi geçmiş olanlar alınmamalıdır. Üzerinde son kullanım tarihi olmayan gıdalar rengi, görünüşü ve kokusu incelenerek satın alınmalıdır.
• Bir ürün satın alınırken üzerinde; gıda – firma adına ve adresine, üretim yerine, hazırlama ve kullanma talimatına, depolama ve saklama koşullarına dikkat ediniz.
• Marketlerden alışveriş yaparken et, süt, sebze ve dondurulmuş yiyecekler gibi kolay bozulabilecek gıdaları kuru gıdalardan sonra almaya özen gösteriniz.
• Dondurulmuş gıda alırken taş gibi sert olanları tercih ediniz.
• Bozulabilecek besinleri satın aldıktan sonra kısa süre içinde buzdolabına yerleştiriniz. Buzdolabının sıcaklığı +4°C üzerinde olmamalıdır.
• Besinleri buzdolabında nem ve hava geçirmeyen kaplar içinde saklayınız.
• Buzdolabınızı tıka basa doldurarak içerisindeki hava akımını engellemeyiniz.
• Buzluğu çözdürürken veya buzdolabını temizlerken dondurulmuş ve kolay bozulabilecek gıdaları buzla dolduracağınız kaplar içerisinde bekletiniz.
• Yağlar yakıldıktan sonra yemeğe eklenirse (örnek; İskender kebap, mantı, yayla çorba) kanserojen öğeler içerirler.
• Tuzun ışık almayan, kuru ve serin bir yerde muhafaza edilmesi gerekmektedir. Tercihen iyotlu tuz kullanılmalı ve 3 ay içerisinde tüketilmelidir.
• Üzerinde sebze ve salata doğradığınız tahtada kesinlikle et kesmeyiniz.
• Pişmiş ve çiğ besinleri yan yana getirmemeye özen gösteriniz.
• Besinleri mümkün olduğunca tekrar ısıtmaktan kaçınınız.
• Çok yüksek derecede sıcaklık ve vakum altında ısıtma koşullarını sağlayamadıkça evde konserve yapmaktan kesinlikle kaçınınız.

BESİN GRUPLARININ SEÇİMİ

Her grup için pahalı ve ucuz besinler vardır. Örneğin; et yumurta ve kuru baklagillerden çok daha pahalıdır. Gereksinmemiz olan protein, yumurtadan etin yarı fiyatına, kuru nohuttan 1/5 fiyatına sağlanabilir.

Düşük gelirli aileler enerji ihtiyaçlarını karşılamak için daha ucuz olan tahılların yanında bir miktar kuru baklagil ve yumurta satın alarak diyetlerini enerji ve protein yönünden dengeli duruma getirebilirler. Sebzelerden yeşil yapraklı olanları vitaminlerin bir çoğu ve bazı minerallerden zengindir. Yeşil yapraklı sebzeler tercih edilmelidir. Meyvelerden elma, muz değerindedir. Fakat fiyatı çok daha ucuzdur. Yine sebze ve meyveleri satın alırken turfanda olanları satın almak israftır. Bunun yerine mevsim sebze ve meyveleri tercih edilmelidir. Mevsimlik sebze ve meyveler turfanda olanlardan ucuz, daha lezzetli ve daha besleyicidir.

Satın alınacak besine ödenecek parayla besleyici değeri arasında ilişki aranmalıdır. Besleyici değeri yüksek, fiyatı ucuz olan tercih edilmelidir. Aşağıda birbiri yerine kullanılabilecek besinler gösterilmiştir:

o Pekmez, baldan besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
o Elma, muz değerindedir, fiyatı daha ucuzdur.
o Yapraklı marul, göbeklisinden besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
o Bulgur, pirinçten besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
o İstavrit, lüfer değerindedir, fiyatı daha ucuzdur.
o Yumurta, et değerindedir, fiyatı daha ucuzdur.
o Mercimek, kıyma (et) kadar besleyicidir, fiyatı çok daha ucuzdur.
o Mevsimlik sebze ve meyve, turfanda sebze ve meyveden daha besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.

 

 

Kaynak:

KÖSE  M.Turgay   (Uzman Diyetisyen) BESİNLERİ SATIN ALMA, SAKLAMA,HAZIRLAMA ve PİŞİRME İLKELERİ 2006

 

 

Kategoriler

E-POSTA