MOLİBDEN

Yazar admin tarih Eki 11th, 2008

molibden 300x202 MOLİBDEN
Laboratuar hayvanlarında büyüme geriliği şeklinde molibden yetersizliği oluşturulmuştur. Molibden ile bakır, çinko, demir ve kükürt arasında etkileşim vardır. Molibdenden daha zengin çayırlarda beslenen sığırlarda bakır yetersizliği görülmüş ve hastalık bakır verilerek iyileştirilmiştir. Bu ilişkinin metabolizmada molibdenin bakır yerine geçmesinden ileri geldiği bildirmiştir. Fazla molibden alındığı zaman kan ve idrardaki bakır miktarı artmakta, safra ve incebağırsak salgılarındaki bakır miktarı azalmaktadır. Bakır böbrek ve karaciğer hücrelerinde birikmektedir. Bunun sonucu sığırlarda zayıflama, ishal, kemik anormallikleri görülmektedir.
Molibdenden yüksek diyete kükürt eklendiği zaman zehirlenme belirtileri ortadan kalmaktadır. Bu durumda molibden atımının arttığı görülmüştür. Bu gibi olgularda verilen kükürt miktarı fazla olursa, o da zehirlenmeye yol açmaktadır.
Bitkilerde molibden yetersizliğinin Güney Afrika’daki Bantu kadınlarında görülen gırtlak kanseriyle ilgili olduğu ileri sürülmüştür. Molibden yetersizliğinde mısır ve diğer bitkilerde “Aspergillus flavus” küfü çoğalmakta ve bu küf kanser yapıcı moleküller oluşturmaktadır. Bu gibi bitkilerle beslenen kimselerde kanser yapıcı moleküller gırtlak kanserine yol açmaktadır.
Molibden yetersizliğinde, sinir sisteminde bozukluklar, böbrekte ksantin taşları ve dişlerde çürüme görülür.
Molibden, ksantin oksidaz, sülfit oksidaz, aldehit oksidaz enzimlerin kofaktörü olarak metionin ve sistein metabolizmasında, pürün ve primidin sentezinde, pürünün ürik aside yıkımında, toksin öğelerin etkisizleştirilmesinde rol alır. Laboratuar farelerinde günlük alınan 0.2 mg molibden, yetersizlik belirtilerini önlemektedir. Kg başına diyetle alınan, 2 mg molibdenin insanın gereksinmesini karşıladığı sanılmaktadır.
Molibdenin en zengin kaynakları organ etleri kuru baklagiller, tahıllar ve mayadır. Kuru baklagillerin gramında 1.2 – 4.5 mg civarında molibden vardır. Tahıllarda bu 0.2 – 4.0 mg civarındadır. Yiyeceklerdeki molibden yoğunluğu bölgenin özelliğine göre değişmektedir.
Aşırı alımında gut hastalığı, sindirim sisteminde ve kemikte bozukluk görülür.

SEREF KAPAN     -ERZURUM MYO

ICECEKLER

Yazar admin tarih Eki 8th, 2008

Yemek servislerinde, içecekler de önemli yer tutar. İçecekleri beş genel grupta toplayabiliriz.

1) Çay, kahve, kakao,
2) Meyve suları, ayran ve süt,
3) Kola ve gazozlar,
4) Bitkisel çaylar,
5) Alkollü içecekler

Çay cay 300x277 ICECEKLER

Çay, çok eski çağlarda, Uzak Doğu ülkelerinde kullanılan bir içecek iken, zamanla Avrupa, Amerika ve diğer bölgelere de yayılmıştır. Çay Thea sinennis veya Camalia sinennis adlarındaki çay bitkilerinin yapraklarının fabrikada işlenmesiyle elde edilir. Bitkinin türüne, yetiştirilmesine göre çay kalitesi değişiklik gösterir. Bu özelliklere göre, piyasada değişik kalitede çay bulunmaktadır. Ülkemizde çay Doğu Karadeniz bölgesinde yetiştirilir. Toplanan yeşil çay yaprakları, fabrikalarda önce fermantasyonu bırakılır ve sonra buharlanıp, kurutulduktan sonra değişik kalitelerde paketlenir.

Çayın, suya geçebilen kısmından yararlanılır. Bu kısımda alkaloidlerden kafein, polifenollerden tanen pigmentlere ve aromatik esaslar vardır. Çay, sıcak su içinde demlenirken bu öğeler suya geçerler. Demlenme süresine göre bunların suya geçme oranı değişir. Uzun süre demlenmede suya geçen miktarlar artar. Böylece, renk koyulaşır ve tadı acılaşır.

Çay yapraklarında, değişik türde ve miktarlarda besin öğeleri bulunursa da, günlük kullanılan çay miktarları çok az olduğundan ve yalnız suya geçenler alındığından, çayın beslenmeye bir katkısı yoktur. Çaya eklenen şeker, süt v.b. besinlerin değeri hesaplanabilir. devamı »

« Önceki

E-POSTA