SUDA ERIYEN VİTAMİNLER

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

B vitamini nedir?
Suda eriyebilen, molekül yapılarında bir azot atomu bulunan, bazı enzim sistemlerinin etkinliğini arttırıcı koenzimler olarak işlev gören 15’ e yakın değişik maddeden oluşan bir vitamin gurubudur.
meyveler-300x225 SUDA ERIYEN VİTAMİNLER

Suda eriyen başlıca vitaminler B ve C vitaminleridir.Bu vitaminler vücutta fazla depo edilmezler.(B12 hariç)

B GRUBU:
B vitamini,bir vitaminler grubu olduğundan,B grubu denir.B grubu adı, kimyasal yapılarının veya etkilerinin benzerliğinden değil, daima beraber bulunmalarından verilmiştir.Eğer bir besin B1 vitaminince fakirse, diğer B vitaminlerincede fakirdir.Bugün oniki kadar B vitamini bilinmektedir.Fakat bunlar B olarak değil,kimyasal yapılarına göre isimlendirilirler.B grubu vitaminleri,çeşitli enzimlere koenzim olarak görev yaparlar.Genellikle B vitaminleri;et,süt,yumurtasarısı,biramayası,hububat,karaçiğer,yeşil sebzeler,yerfıstığı ve soyafasülyesinde bulunurlar.Bunlar içinde en önemlisi B1 veya tiyamindir.

TİYAMİN  (B1 vitamini) C12H17 ON14S :
Bu vitamin,Karbonhidrat metabolizması için gereklidir,noksanlığı halinde privik asitin,asetik asite dönüşmesi aksar.Bu nedenle vücutta,yorgunluk ve kas kırampları görülür.İleri bir B1 eksikliğinde bu belirtiler artarak,sinirlerde dejenerasyon görülür.Bunun sonucunda felç meydana gelebilir.Bu duruma beriberi denir.Böyle bir kimseye B1 vitamini verilirse,bu belirtiler derhal kaybolur.Tiyamin biramayasında,buğday,yerfıstığı ve diğer tohumlarda,yumurtasarısı ve karaçiğerde bulunur.Bir insanda günde ortalama 2-3mg B1 vitamini gereklidir.Diğer B vitaminleri ise şunlardır: devamı »

SAGLIKLI BESLENMENINTEMEL SARTLARI

Yazar admin tarih Eki 21st, 2008

Sağlıklı beslenmenin temel şartları aşağıda özetlenmiştir: balik_cupra-300x258 SAGLIKLI BESLENMENINTEMEL SARTLARI

a) Günlük olarak lif açısından zengin gıdalar alınmalı,
b) Şekerli ve unlu gıdaların tüketimine dikkat edilmeli,
c) Yağ tüketiminde ölçülü davranılmalı,
d) Hayvansal yağlardan çok bitkisel sıvı yağlar alınmalı,
e) Günlük yeterli protein alınmalı,
f) Tüketilen protein daha çok hayvansal kaynaklı protein olmalı,
g) Yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan maddeler dönüşümlü olarak seçilmeli,
h) Uygun hazırlama ve pişirme yöntemleri uygulanmalı,
i) Öğünlerin uygun zamanda yenmesine dikkat edilmeli,
j) Keyif verici gıdaların (çay, kahve gibi) tüketiminde ölçülü davranılmalı,
k) Hijyene özen gösterilmelidir.
l) Spor yapmak yaşamın önemli bir parçası olmalıdır.

Buna karşın,Yetersiz besleneme sonucu; devamı »

OKUL ÇOCUĞUNDA BESLENMENİN ÖNEMİ

Yazar admin tarih Eki 11th, 2008

Okul çağı; 6-11 yaş grubundaki çocukları kapsar. Bu çağ, büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, yaşam boyu untitled3 OKUL ÇOCUĞUNDA BESLENMENİN ÖNEMİsürebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu bir dönemdir. En hızlı büyüme kızlarda 10-12 yaşta, erkeklerde ise yaklaşık 11-14 yaşında başlar. Kızlarda vücut ağırlığı ve boy uzunluğunda artış menarştan (ilk adet kanaması) bir yıl öncedir. Vücut ağırlığındaki artış yaklaşık 20 yaşına kadar devam eder. Boy uzunluğunda artış ise kızlarda 17 yaştan sonra genellikle durur; fakat erkeklerde yavaş da olsa devam eder.

Büyüme süreci önemli miktarda enerji ve yeni dokuların yapımı için daha fazla miktarda protein, mineralleri ve vitaminleri gerektirir. Tüm enerji ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli karşılanabilmesi için 6-11 yaş grubu çocukların tüketmeleri gereken besinlerin iyi kaliteli ve yeterli miktarlarda olması önem taşır.

Yetersiz ve dengesiz beslenen çocuk hastalıklara karşı dirençsiz olur, sık hastalanır, hastalığı ağır seyreder ve okula devamsızlık nedeniyle okul başarısı düşer. Bu nedenle okul başarısını arttırmak, sınıf tekrarlarını azaltarak, eğitim ve öğretimin maliyetini düşürmek ve gelecek nesillerin daha güçlü ve sağlıklı olmalarına temel hazırlamak için çocukların beslenmesine önem verilmelidir.

OKUL ÇOCUĞUNUN BESLENMESİNİN ÖZELLİKLERİ

Çocuklarda beslenme çocuğun yaşına, cinsiyetine, vücut ağırlığına, fiziksel aktivitesine göre düzenlenmelidir. Okul çağı çocuğunun toplum yaşamına ilk kez bilinçli olarak girdiği bir dönemdir. Okul öncesi çağda çocuğun beslenme alışkanlıklarını aile etkilerken, okul çağında arkadaşlar, reklamlar gibi etkenler, okulda beslenme konusunda kontrolsüzlük, özellikle annenin çalıştığı durumlarda okuldan eve gelince, kendi kendine yiyecek hazırlama sonucu çocuk yanlış beslenme alışkanlıklarına sahip olabilir. Bu okul-cagi-cocuklarin-beslenmesi-300x235 OKUL ÇOCUĞUNDA BESLENMENİN ÖNEMİnedenle çocuğun yeterli ve dengeli beslenebilmesi için çocuğun, ailenin ve okul yönetimindeki kişilerin ve öğretmenlerin beslenme konusunda eğitilmeleri önemlidir. Çocuğun yaşına, cinsiyetine göre yeterli ve dengeli beslenmesinin en önemli göstergesi çocuğun büyüme ve gelişmesinden anlaşılır. Büyümenin yeterliliği çocuklarda yaşına ve cinsiyetine göre olması gereken vücut ağırlığı ve boy uzunluğunun saptanması ile anlaşılır.

Yemek Saatleri

Besinlerden günlük alınan enerji, protein, vitaminler ve minerallerin vücutta en elverişli olarak kullanılabilmesi için dört besin grubunda yer alan besinlerin öğünlere dengeli dağıtılması gerekir. Okul çocuklarında yapılan araştırmalar çocukların büyük çoğunluğunun kahvaltı etmeden okula gittiklerini göstermektedir. Çocuk zamanını; dinlenme, oyun oynama ve çalışma faaliyetlerine uygun şekilde ayarlama alışkanlığını kazanamadığında, sabahları zamanında kalkıp kahvaltı edememekte, ailenin özellikle annenin kahvaltı etme alışkanlığı olmadığında çocuk da bu alışkanlığı kazanamamaktadır. Yeni bir günün başlangıcında, bütün gece aç kalan, vücudun, çalışma gücüne alışması için sabah kahvaltısının önemi büyüktür. Uzun süren bir açlık sonucu kahvaltı edilmediğinde kişi kendini güçsüz hisseder, başı döner, yeterli enerji oluşmadığı için zihinsel faaliyetler de özellikle dikkat, çalışma ve öğrenme yeteneği azalır. Okulda ve işte başarı düşer. Sağlıklı beslenme için üç öğün yemek önemlidir. Büyüme çağında ara öğünlerde de süt, ayran, meyve suyu, peynirli ekmek v.b. besinlerin tüketilmesi uygundur.

Okul Beslenme Saatleri

Tüm gün öğretim yapan okullarda öğle yemeği genellikle tabldot olarak öğrencilere okul yemekhanesinde verilmektedir. Bu öğünde çocuğa günlük ihtiyacının üçte birini karşılayacak şekilde sunulan yemekler düzenlenmelidir. Bazen de çocuk evden, öğle öğününde yiyeceklerini getirmektedir. Yatılı okullarda ise genellikle beslenmeye yeterince önem verilmemekte, besin artıkları olmakta, besinler tüketilmemektedir. Aç kalan çocuk ise okul çevresinden besleyici değeri düşük ve sağlıksız yiyecek ve içeceklerle karın doyurmakta, besinlerle geçen hastalık riski artmakta, beslenmenin maliyeti artmakta ve dengesiz beslenme ile sonuçlanmaktadır. Okullarda beslenme eğitimi ve rehberliğinin verilmesi, okul yönetiminin konuya önem vermesi, yemek verilen okullarda diyetisyenlerin görev alması, okul yönetiminin kantinlerde yeterli ve dengeli beslenmeye yönelik yiyecek ve içeceklerin satılmasını sağlaması ve denetlemesi önem taşır.

Gelişmiş ülkelerde okul öğle yemeği, okul kahvaltısı, okul çocuklarına ücretsiz süt sağlanması gibi uygulamalarla okul çocuklarının yeterli ve dengeli beslenmelerine yardımcı olunmakta, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde okul çağı çocuklarında günlük süt ve ürünlerinin tüketimi çok yetersiz düzeydedir. Kalsiyum, riboflavin ve proteinin en iyi kaynağı süt ve ürünleridir.

Okul Çocuklarında Beslenme Sorunları Ve Alışkanlıkları

Genellikle okulda ve okul dışında tek başına kalan çocukta yanlış beslenme alışkanlıkları sıkça görülmektedir. Çocuğun ne miktarda ve hangi tür besinlere ihtiyacı olduğunu bilmemesi, düzensiz besin alımı, yanlış besin seçimi, besinlerin hazırlanması, pişirilmesi ve saklanmasında hatalı uygulamalar, okullarda verilen ve yenilen besinlerin uygun olmayışı beslenme sorunlarına neden olmaktadır. Başlıca sorunlar anemi (kansızlık), şişmanlık veya zayıflık, vitamin yetersizlikleri, basit guatr ve diş çürükleridir.

Seref Kapan

DEMIR YETERSIZLIGI

Yazar admin tarih Eki 6th, 2008

Vücuttaki demir depolarının boşalması ve toplam demirin azalması kansızlığa yol açar.Besin öğelerinin yetersizliğinde oluşan kansızlık türleri içinde en sık görüleni demir yetersizliği kansızlığıdır.Bu kansızlık türünde;hemoglobin miktarı,kırmızı kan hücrelerinin sayısı,toplam kan hacminin hücresel element yüzdesi düşer.Hemoglobin düzeyindeki düşme nedeniyle,kanın oksijen taşınma yeteneği azalacağından baş ağrısı,baş dönmesi,iştahsızlık,yorgunluk ve verimli çalışamama gibi belirtiler ortaya çıkar.Normal yetişkinlerde hemoglobin düzeyi 100 ml.Kanda ise 14gr üzerindedir.Hemoglobin düzeyi ve alyuvar sayısı normal değerlere göre ne denli düşük olursa,kansızlık da o derece şiddetlidir.     Ülkemizde;çocuklarda,doğurganlık dönemindeki kadınlarda ve gebelerde demir yetersizliğine bağlı kansızlık çok yaygındır.Demir yetersizliği kansızlığına yol açan ve birbiriyle yakından ilgili çok çeşitli etmenler vardır.bunların başlıcaları şunlardır.     1.Diyette hayvansal besinler az bitkisel besinler özellikle tahıllar çok bulunursa demir ihtiyacı karşılanmaz,yetersizlik yavaş yavaş gelişir.     2.Gebelik demir ihtiyacını artırır.     3.Her yaş ve durumda çeşitli hastalıklarda gizli ve görünür kanamalarda demir gereksinimi artar.     4.Kansızlığın ülkemizde bir sorun olmasının en önemli nedenlerinden biri bağırsak kurtlarının çok yaygın görülmesidir.bağırsak kurtları,bağırsakta kan emer:bağırsağı kanatarak kan kaybına yol açar ve sindirimi bozar.     5.Toprak ve benzeri maddeler yeme gibi yanlış alışkanlıklar demir emilimini bozar ve kansızlığa yol açar.     6.Eğitim düzeyinin düşük olması,beslenme bilgisinin yetersizliği,yanlış alışkanlıklar ve uygulamalar,demir yetersizliğinin oluşmasında önemli rol oynar.      DEMİR YETERSİZLİĞİ ANEMİSİ      Vücutta yeteri kadar demir kalmadığı zaman ‘demir yetersizliği anemisi görülür.Bu tip anemide,kan hücrelerinin sayısı azalır,hemoglobin miktarı düşer.Demir deposu kalmadığı için serumdaki ferritin azalır.     Anemik durumda kanın oksijen taşıma yeteneği azalacağından kansızlık ,baş dönmesi,yorgunluk,iştahsızlık,sindirim aygıtında bozukluklar,tırnakların incelmesi,kısa nefes alıp verme gibi belirtiler görülür.     Ülkemizde demir yetersizliği anemisi olguları çocuklarda,gebe ve emzikli kadınlarda sık görülür.     Aneminin nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:     1.bu grupların büyüme ve sık doğum nedeni ile demir gereksinimlerinin fazla olması,buna karşılık diyetlerinin bunu karşılayamaması     2.Halk çoğunluğunun diyetinin daha çok tahıllara dayanması,etlerin diyette çok az bulunması.     3.sağlık ve temizlik koşullarının ve beslenmenin yetersizliği nedeni ile bağırsak parazitlerinin sık görülmesi.bağırsak parazitleri kan emdiklerinden alınan demirden vücudun yaralanmasını azaltmaktadırlar.     4.Bilgisizlik nedeni ile küçük çocuklara demir kaynağı yiyeceklerin zamanında yeterli olarak verilmemesi     5.gelişmiş ülkelerde fazla aspirin alımının,aliminyum içeren antassid ve katkı öğeleri kullanımının, c vitamini değeri azalmış hazır ve yarı hazır besinlerin çok tüketilmesinin anemi nedeni olduğu bildirilmiştir.     Vücudun çeşitli dokularında çok miktarda demir birikmesi, karaciğer sirozu,pankreas bozuklukları ve bazı hormonal bozukluklar ortaya çıkarmaktadır.
Vücuttaki demir depolarının boşalması ve toplam demirin azalması kansızlığa yol açar.Besin öğelerinin yetersizliğinde oluşan kansızlık türleri içinde en sık görüleni demir yetersizliği kansızlığıdır.Bu kansızlık türünde;hemoglobin miktarı,kırmızı kan hücrelerinin sayısı,toplam kan hacminin hücresel element yüzdesi düşer.Hemoglobin düzeyindeki düşme nedeniyle,kanın oksijen taşınma yeteneği azalacağından baş ağrısı,baş dönmesi,iştahsızlık,yorgunluk ve verimli çalışamama gibi belirtiler ortaya çıkar.Normal yetişkinlerde hemoglobin düzeyi 100 ml.Kanda ise 14gr üzerindedir.Hemoglobin düzeyi ve alyuvar sayısı normal değerlere göre ne denli düşük olursa,kansızlık da o derece şiddetlidir.
Ülkemizde;çocuklarda,doğurganlık dönemindeki kadınlarda ve gebelerde demir yetersizliğine bağlı kansızlık çok yaygındır.Demir yetersizliği kansızlığına yol açan ve birbiriyle yakından ilgili çok çeşitli etmenler vardır.bunların başlıcaları şunlardır.
1.Diyette hayvansal besinler az bitkisel besinler özellikle tahıllar çok bulunursa demir ihtiyacı karşılanmaz,yetersizlik yavaş yavaş gelişir.
2.Gebelik demir ihtiyacını artırır.
3.Her yaş ve durumda çeşitli hastalıklarda gizli ve görünür kanamalarda demir gereksinimi artar.
4.Kansızlığın ülkemizde bir sorun olmasının en önemli nedenlerinden biri bağırsak kurtlarının çok yaygın görülmesidir.bağırsak kurtları,bağırsakta kan emer:bağırsağı kanatarak kan kaybına yol açar ve sindirimi bozar.
5.Toprak ve benzeri maddeler yeme gibi yanlış alışkanlıklar demir emilimini bozar ve kansızlığa yol açar.
6.Eğitim düzeyinin düşük olması,beslenme bilgisinin yetersizliği,yanlış alışkanlıklar ve uygulamalar,demir yetersizliğinin oluşmasında önemli rol oynar.

DEMİR YETERSİZLİĞİ ANEMİSİ

Vücutta yeteri kadar demir kalmadığı zaman ‘demir yetersizliği anemisi görülür.Bu tip anemide,kan hücrelerinin sayısı azalır,hemoglobin miktarı düşer.Demir deposu kalmadığı için serumdaki ferritin azalır.
Anemik durumda kanın oksijen taşıma yeteneği azalacağından kansızlık ,baş dönmesi,yorgunluk,iştahsızlık,sindirim aygıtında bozukluklar,tırnakların incelmesi,kısa nefes alıp verme gibi belirtiler görülür.
Ülkemizde demir yetersizliği anemisi olguları çocuklarda,gebe ve emzikli kadınlarda sık görülür.
Aneminin nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
1.bu grupların büyüme ve sık doğum nedeni ile demir gereksinimlerinin fazla olması,buna karşılık diyetlerinin bunu karşılayamaması
2.Halk çoğunluğunun diyetinin daha çok tahıllara dayanması,etlerin diyette çok az bulunması.
3.sağlık ve temizlik koşullarının ve beslenmenin yetersizliği nedeni ile bağırsak parazitlerinin sık görülmesi.bağırsak parazitleri kan emdiklerinden alınan demirden vücudun yaralanmasını azaltmaktadırlar.
4.Bilgisizlik nedeni ile küçük çocuklara demir kaynağı yiyeceklerin zamanında yeterli olarak verilmemesi
5.gelişmiş ülkelerde fazla aspirin alımının,aliminyum içeren antassid ve katkı öğeleri kullanımının, c vitamini değeri azalmış hazır ve yarı hazır besinlerin çok tüketilmesinin anemi nedeni olduğu bildirilmiştir.
Vücudun çeşitli dokularında çok miktarda demir birikmesi, karaciğer sirozu,pankreas bozuklukları ve bazı hormonal bozukluklar ortaya çıkarmaktadır.