PROFESYONEL MUTFAKTA HIJYEN

Yazar admin tarih Eki 16th, 2008

Mutfak-çamaşırhane cihazları üretici-ithalatçı ve müşavirlerine düşen en önemli görev; sorunları ortadan 49397 PROFESYONEL MUTFAKTA HIJYEN kaldıracak mutfak-çamaşırhane-havalandırma-soğutma-tesisat-su arıtma projeleri çizmek, cihazlar üretmek ve ithal etmek olmalıdır. Mutfaklarda mikro organizmaların üreme ve bulaşmasını engellemenin yollarını şöyle sıralayabiliriz.
Önce temizlik kurallarına uymak. Personelin girişi ayrı bir kapıdan yapılmalı ve soyunma mahallinde mutlaka duş ve temizlik işlemlerini yapmadan, çalışma giysilerini değiştirmeden mutfağa girilmemelidir. Elleri sık sık yıkamak, bunun için her bölümde çelik lavabolar, sabun bulundurmak. Projelendirme de sanitasyon sağlayabilmek için bu detaylara çok dikkat etmek gerekmektedir. Tüm bölümün aydınlatması, gözü yormayacak parlak yüzeylerde yansımayacak şekilde ve yeterli aydınlık sağlanacak güçte seçilmelidir. Organizmaların üreyebilecekleri ortam sıcaklıklarını ortadan kaldırmak. Et-süt-yumurta gibi çabuk bozulan besinlerin işlendiği hazırlık mahallerinde ısıyı 10-12 C civarında tutmak veya pişirme halinde ise 80 C üzerinde gerçekleştirmek. Üretilecek cihazlarında bu şartı mutlaka sağlayacak şekilde dizayn edilmesi şarttır. Sıcak muhafazada ise ısının 65 C altına düşmemesi gerekmektedir. Ahşap tezgahlar yerine, endüstriyel plastikler tercih edilmelidir. Isının düşük olduğu bölümlerde çalışanların sağlığı açısından özel giysiler giyilmesi tavsiye edilir. Akma, kokma, çürüme gibi sebep olacak gözden uzak noktalar bırakmamak, sebze-meyvaları elle değil makine ile yıkamak. hijyen-300x265 PROFESYONEL MUTFAKTA HIJYEN
Patiseri gibi müstakiliyeti olan sıcak ve soğuğun bir arda projelendirildiği mahallerde daima hazırlık bölümlerine 10-12 C de serinletmek sıcak bölümü olabildiğince bir bölme ile ayırmak ve HVAC sistemlerini buna göre düzenlemek. Çalışanlarında bu tür hazırlık bölümlerinde özel giysiler ile çalışması temin edilmelidir. Soğuk odalardan mümkün olduğunca ideal saklama sıcaklıklarını sağlayacak şekilde kapasite hesabı yapılmalı, her tarafın iyi hava sirkülasyonu olabilecek şekilde perfore ve kolay temizlenebilir raf detaylarıyla donatmak. Pasa meydan verecek malzeme kullanmamak. Olabildiği ölçüde et-süt-sebze-kanatlı hayvanlar-balık gibi yakın fakat farklı derecelerde muhafaza edilecek malzemeler için ayrı ayrı soğuk odalar düşünülmelidir.
Pişirme ve servis bölümündeki cihazlarda dikkat edilecek hususlar; cihazların yerlerinden çekilebilmelerini sağlayan çelik örgü telli hortumlar kullanmak. Sık sık cihazların arka ve alt bölümlerine veya iki cihaz arasını temizleyebilmek için gereklidir. Cihazların iç yüzeyleri radyüslü dizayn edilmeli, sert köşelerden kaçınılmalı, paslanabilecek hiçbir malzeme, civata-somun dahil kullanılmamalıdır. Döner ocağı, piliç makinesi, ızgara, fritöz, devrilir tava, kaynatma tenceresi gibi pişirici cihazlarda da kapasiteler ve dizayn öyle yapılmalıdır ki, yiyeceklerin derinlemesine pişmesi sağlanmalı, sadece dış yüzeylerin değil, iç sıcaklığın 78-80 C ulaşmasını temin etmelidir. Böylelikle dışı pişmiş hatta yanmış, içi pişmemiş yiyecekler önlenecektir. Cihaz aralarında biriken yağ, kir…vs oluşacak ortamlarda bakteriler, mikro organizmalar çabuk ürer, bu sebeple bu tür cihazlarda aradan sızmaları önleyecek ara parçalar ile bağlantı sağlanmalı son derece pürüzsüz temiz yüzeyler elde edilmelidir.
Günlük olarak pişirme işi bittiğinde tüm cihazlar sıcak sabunlu suyla yıkanabilecek dizayn da yapılmalıdır. Kir, tortu bırakacak köşeli yüzeyler veya ulaşılamayacak kör noktalar olmayacak tarzda düzenlenmelidir. Paslanan malzemeden imal edilmiş fırın, kuzine fırını, ocak, raf gibi malzemelerden kesinlikle kaçınılmalıdır.
Bulaşık bölümleri: bu bölüm sanitasyonda en dikkat edilecek yerdir. Kirli malzemeler, artıklar sıcak ve nemli ortamda bakteri ve mikro organizmalar için adeta davetiye çıkarır. Bu sebeple gerek zemin, duvar kaplamaları, drenaj kanalları ve gerekse raf sistemleri ve makineleri ile bir bütün olarak hijyeni sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Kirli tabak…vs malzemelerin bırakılabileceği yeterli yüzeyler, kabuk yapabilecek malzemeler için sodalı su konabilecek basma havuzları, artıkların toplanacağı büyük naylon poşetlerin geçirilebileceği seyyar çöp arabaları bulunmalı. Çöpler süratle bu bölümden çıkarılıp soğutulmuş oda da muhafaza edilmelidir. 60-lt-pedalliw-228x300 PROFESYONEL MUTFAKTA HIJYEN
Bulaşık makinelerin da en önemli konu, su şartlarının elverişli olmasıdır. Tüm mutfak cihazlarında da en geçerli olan 7 C Fransız sertliğinde su ideal sertlik derecesidir. Ayrıca suyun alkali, asidite ve mineral yapısı da incelenerek gerekli önlemler alınmalıdır. Aksi halde çok pahalı olan tesisiniz kısa zamanda çalışmaz hale gelebilir ve ayrıca istenilen kalitede temizlik sağlanamaz ve maliyeti yüksek hasarlar meydana gelir. Üremeye neden olan şartları yok edemezsek hijyeni sağlayamayız. Bu sebeple bulaşıklar mutlaka makine ile yıkanmalıdır. Müşteri hizmetine sunulan temiz tabak-bardak-çatal-kaşıkların çok temiz, parlak, lekesiz olması şüphesiz işletmenin kalitesini yükseltir. Ancak bulaşık makineleri tüm bu avantajların ötesinde 55 C de yıkama ve 85 C de durulama yaparak gerçek bir sanitasyon sağlar. Basınçlı suyun kirleri süratle ve tümünü def etmesi de ayrı bir avantajdır. Hiçbir kimsenin eli bu derecelerdeki suda çalışamaz. Bu sebeple tam otomatik, deterjan otomatları ile donatılmış makineler tercih edilmelidir. Ayrıca deterjan, su tasarrufu gibi çevreci ve ekonomik avantajlarını da ilave etmek gerekir. Büyük kapasiteli yerlerde mutlaka kurutma tünelli konveyörlü makineler tercih edilmelidir. Çünkü nemli ortamlarda ve malzemelerde süratle bakteriler ürer. Ülkemizde hala belki de %90 oranında restoranlarda, hastanede, kafede bulaşıklar plastik leğenlerin içinde yıkanmakta ve durulanmaktadır. Tüm dünyada ürün güvencesinin sağlanabilmesi için önce sistem güvencesinin sağlanması zorunluluğu ortaya çıktığı için, endüstriyel tesislerde hepimizin bildiği gibi ISO 9000 sistemleri, öz denetim modeli, toplam kalite gibi kavramlar ve kurallar geliştirilmiştir. İşte gıda üretiminde bunun karşılığı olan sistem ise HACCP (Hazard Analysis And Critical Control Point) tehlike analizleri ve kritik kontrol noktaları olarak bir sistem geliştirilmiştir. Ülkemizde bu konuyu içine alan 16 Kasım 1997’ de Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin 16 ve 17. maddeleri ile tüm gıda üreten işletmeler için yasal bir zorunluluk oluşmuştur.

OKUL ÇOCUĞUNDA BESLENMENİN ÖNEMİ

Yazar admin tarih Eki 11th, 2008

Okul çağı; 6-11 yaş grubundaki çocukları kapsar. Bu çağ, büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, yaşam boyu untitled3 OKUL ÇOCUĞUNDA BESLENMENİN ÖNEMİsürebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu bir dönemdir. En hızlı büyüme kızlarda 10-12 yaşta, erkeklerde ise yaklaşık 11-14 yaşında başlar. Kızlarda vücut ağırlığı ve boy uzunluğunda artış menarştan (ilk adet kanaması) bir yıl öncedir. Vücut ağırlığındaki artış yaklaşık 20 yaşına kadar devam eder. Boy uzunluğunda artış ise kızlarda 17 yaştan sonra genellikle durur; fakat erkeklerde yavaş da olsa devam eder.

Büyüme süreci önemli miktarda enerji ve yeni dokuların yapımı için daha fazla miktarda protein, mineralleri ve vitaminleri gerektirir. Tüm enerji ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli karşılanabilmesi için 6-11 yaş grubu çocukların tüketmeleri gereken besinlerin iyi kaliteli ve yeterli miktarlarda olması önem taşır. devamı »

GÜNLÜK BESLENME REHBERİ ve BESİN GRUPLARI -5

Yazar admin tarih Eki 7th, 2008

GÜNLÜK BESLENME REHBERİ

Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki bireylerin enerji ve besin öğeleri gereksinmeleri farklıdır. İnsan, gereksinmesi olduğu besin öğelerini tartarak alamaz. Bunlar doğal besinlerle karşılanır. Besinlerimiz, içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı besinler proteinden, bazıları herhangi bir vitaminden zengindir. Her besini yeme olanağımızda yoktur. Bu nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grup altında toplayabiliriz. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük diyetimizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:
BESİN GRUPLARI

1.Et, Yumurta, Kuru Baklagiller, Yağlı Tohumlar etyumurtakurubaklagil1-218x300 GÜNLÜK BESLENME REHBERİ ve BESİN GRUPLARI -5

Etler, yumurta, kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi…) ve yağlı tohumlardan (fındık, fıstık, badem ve ceviz) oluşmaktadır. Bu gruptaki besinler diğer gruptakilerden daha fazla protein içermektedir; ayrıca demir, çinko, fosfor, magnezyum ve B vitaminleri açısından da zengindir.

Et grubundan günlük alınması gereken miktar 2 porsiyondur. 1 adet yumurta yarım porsiyon, 1 tabak kuru baklagil yemeği, 3 köfte büyüklüğünde et (90 g), 2 tabak etli sebze yemeği ise 1’er porsiyondur. Bir öğün tavuk yendiğinde, diğer öğün kuru fasulye veya sabah yumurta yendiğinde öğleyin bir tabak etli sebze, akşam bir tabak et yemeği yenilirse bu gruba olan gereksinim karşılanmış olmaktadır.

2. Süt ve Türevleri

Süt, yoğurt, peynir ve diğer süt ürünlerinden oluşan bu grup, proteinin yanı sıra kalsiyum, fosfor ve riboflavinin de zengin kaynağıdır.
0329075-300x223 GÜNLÜK BESLENME REHBERİ ve BESİN GRUPLARI -5
Süt grubundan günlük alınması gereken miktar; yetişkinler için 2 porsiyon, çocuk, genç, emzikli, menopoz sonrası kadınlar için 3 – 4 porsiyondur. Her gün en az 2 su bardağı süt tüketmek dengeli beslenme için temel koşuldur. Süt yerine, aynı miktar yoğurt da yenilebilir. 2 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir, 1 kase muhallebi veya sütlaç, 1 su bardağı süte eşdeğerdir. Bir öğün peynir, bir öğün süt, bir öğün yoğurt tüketilerek bu gruba olan günlük gereksinim karşılanabilir.

3. Sebze ve Meyveler

Her türlü sebze ve meyvenin yer aldığı bu grup, özellikle A ve C vitamini, antioksidanlar, bitkisel kimyasallar ve diyet lifi açısından önemlidir.

meyveler02zc6-300x225 GÜNLÜK BESLENME REHBERİ ve BESİN GRUPLARI -5
Sebze ve meyve grubundan günde en az 5 porsiyon tüketilmesi gerekir. Büyük meyvelerin (portakal, elma, armut, muz gibi) orta büyüklükte bir tanesi, çilek, kiraz gibi meyvelerin yarım su bardağı, kayısı, erik gibi meyvelerin ise 3 – 6 adedi, birer porsiyon sayılmaktadır. Yeşil sebzelerin 200 gramı (kıyılınca yaklaşık 2 – 3 su bardağı), domates ve patatesin orta büyüklükte bir tanesi, patlıcan, kabak ve havucun 1 küçük boyu birer porsiyondur. Günde 3 adet meyve, bir porsiyon salata ve sebze yemeği yenirse bu gruba olan gereksinim karşılanmış olmaktadır.

4. Tahıl Grubu

Karbonhidrat açısından zengin olan bazı vitamin ve mineralleri de içeren bu gruptaki besinler (buğday, pirinç, mısır ve bunlardan yapılan ekmek, makarna, bulgur, şehriye…) günlük enerjinin esas kaynağını oluşturmaktadır. Bu grup niasin, tiamin gibi B vitaminleri ve enerji sağlamaktadır. Kişiler aktivite ve ağırlık durumlarına göre bu gruptan tüketmelidirler. Kilosu normal ve orta düzeyde aktivite yapan kişilerin, bu gruptan günde 4 – 6 porsiyon tüketmeleri yeterlidir. 3 – 5 yemek kaşığı pilav veya makarna, 1 kase çorba, 1 dilim börek 1’er porsiyon kabul edilmektedir. Her öğünde 1 – 2 dilim ekmek ve öğünlerde pilav veya makarna yenmesi ile bu gruba olan gereksinim karşılanabilmektedir. kabonhidrat GÜNLÜK BESLENME REHBERİ ve BESİN GRUPLARI -5

Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmek için, görevleri farklı olan bu 4 temel besin grubundan her öğün, bu mümkün değilse, her öğün belirli miktarlarda tüketilmelidir. Çeşitli besinler birlikte tüketildiğinde, besin öğeleri birbirinin etkisini arttırmakta, vücuda daha yararlı duruma gelmektedirler. Sinerjik etki adı verilen bu özelliğe en iyi örneklerden biri, yeterli alınan C vitamininin demirin emilimini arttırmasıdır. Örneğin, kahvaltıda yenen yumurtadaki demirin emilimi, içilen taze sıkılmış portakal suyu ile arttırılabilmektedir.

Bir gruptaki yiyeceklerden çok fazla alıp, diğer gruptakilerden çok az veya hiç almayan kimseler, dengesiz besleniyor demektir. Örneğin günlük yiyecekleri daha çok et, hamur işleri, pirinç, bulgur ve tatlılar olan, taze sebze ve meyvelerden yemeyen bir kimse vitaminlerin ve minerallerin bazılarını yeteri kadar sağlayamaz. Bunun yanında, herhangi bir meyveden çok fazla yemenin de bir yararı yoktur. Günlük yiyeceklerimiz seçilirken, her gruptaki yiyeceklerden gösterilen miktarlar kadar almak, yetersiz ve dengesiz beslenmenin önlenmesi için gereklidir.

Bu 4 grupta belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar, şekerler ve baharatlar vardır. Şeker, vücuda sadece enerji sağladığı için, fazla şeker yemek kişiyi dengesiz beslenmeye götürür. Bal, pekmez, reçel ve marmelat gibi yiyecekler, şeker yerini tutar. Beden hareketi çok olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler.

Günlük yediğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yiyeceklerimizin bileşiminden gelir. Özellikle et ve benzeri yiyeceklerle; fındık, fıstık, badem, ceviz, süt, peynir, zeytin, yumurta gibi yiyeceklerin kullanıldığı yemeklere ilave olarak yağ koymaya gerek yoktur. Kahvaltılarda ve yemeklerde kullandığımız yağlar katı veya sıvı olabilir. Katı ve sıvı yağlardan dengeli bir şekilde yenmelidir. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g. (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın yarısı, bitkisel sıvı yağlardan olmalıdır.
Dengeli Mönü Örnekleri
Kuru fasulye (et), Pirinç pilavı (tahıl), Yoğurt (süt), Elma (sebze-meyve)
Izgara köfte (et), Makarna (tahıl), Ayran (süt), Yeşil Salata (sebze-meyve)
Etli nohut (et), Bulgur pilavı (tahıl), Cacık (süt + sebze-meyve)
Etli biber dolma (et, tahıl, sebze-meyve), Yoğurt (süt)
Dengesiz Mönü Örnekleri
Ekmek arası köfte, Ayran (sebze-meyve eksik)
Zeytinyağlı taze fasulye, Marul salata, Yoğurt (et ve tahıl grubu eksik)
Sebze çorba, Makarna, Yeşil salata (et ve süt grubu eksik)
Pirinçli sebze çorbası, Üzüm, Ekmek (süt grubu eksik)

BESIN GRUPLARI

Yazar admin tarih Eki 4th, 2008

İnsanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olabilmesi için yeterli ve dengeli beslenmesi gerekmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki (gebelik, emziklilik, çocuk vb. gibi) bireylerin beslenmeleri içerdikleri enerji ve besin eğeleri farklılık gereksimleri göstermektedir.
Besinlerimiz içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünde farklılık gösterir.Örneğin bazı besinler proteinden bazıları kalsiyum gibi minarelerden bazıları ise vitaminlerden zengindir. Doğada çok çeşitli besin bulunmaktadır.Bu besinler besin öğeleri bileşimi de değişiklik gösterir.Yeterli ve dengeli beslenmek için her besin öğesine ihtiyaç miktarları farklılık göstermektedir.
Bu besin öğeleini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır.Bu nedenle yeterli ve dengeli beslenmede kılavuz olarak kullanılmak ve seçilecek besinlerin seçimini kolaylaştırmak amacıyla besinler bileşimlerindeki besin öğelerindeki benzerlik yönünden gruplandırılmıştır.Besinlerimizi besleyici değer yönünden 4 grub altında toplaya biliriz
Bir grup içinde yer alan besinler birbirinin yerini tutar. Günlük diyetimizde her gruptan besin bulunmalıdır. Yeterli ve dengeli beslenme sağlığın temelini oluşturmaktadır. Bu gruplardaki besinlerin miktarları gereksinmemize uygun olursa yeterli ve dengeli besleniriz.

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler
2- Et, Tavuk, Balık, Sakatat, Yumurta, Kuru baklagiller, Yağlı tohumlar
3- Taze Sebze ve Meyveler
4- Tahıllar ve Tahıldan Yapılan Yiyecekler
Yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığınız yağlar, şekerler ile salça ve baharatlarda bu kitapta 5. grup olarak ele alınmıştır.

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler: Bu grup kalsiyum ve fosfor için en iyi kaynaktır. Süt, yoğurt, ayran, peynir, süttozu, çökelek, dondurma, sütlü tatlılar İle süt ve yoğurttan yapılan diğer besinler bu grupta yer alır. Bu gruptaki besinlerin herhangi birinden veya birkaçından günde 1 -2 porsiyon yenmelidir. Bu gruptaki besinler yenmedikçe günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanması zordur. Aynı zamanda süt ve sütten yapılan besinler iyi kaliteli proteinde içeririler. Süt grubu besinler demir ve C vitamini yönünden çok yetersizdir. Süt riboflavinin iyi kaynağıdır. A vitamini, B grubu vitaminleri ve mineraller yönünden zengindir. Çocuk, gebe ve emzikliler süt ve sütten yapılan besinlerden günde 2-3 porsiyon almalıdır.

Süt ve Sütten Yapılan Besinlerin 1 Porsiyon Ortalama Ölçüsü:
Süt – Yoğurt : 1 orta boy su bardağı
Ayran : 2 orta boy su bardağı
Peynir, Çökelek : 2 kibrit kutusu büyüklüğünde
Muhallebi, Sütlaç: 2 küçük kase veya 1 büyük kase

2- Et, Tavuk, Balık, Sakatat, Yumurta ve Kuru baklagiller, Yağlı Tohumlar:

Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demirden zengindir. Aynı zamanda vücuda enerji de sağlar. Vücudun gereksinimi olan proteinlerin büyük kısmı bu gruptan karşılanır. Bu grupta bitkisel kaynaklı olanlar karbonhidratlar yönünden de zengindir. Aynı zamanda vitamin ve minerallerinde iyi kaynaklarıdır. C vitaminleri yönünden çok fakirdirler.
Herhangi birinden veya bir kaçından her gün 2 porsiyon yenmelidir. Bu grup besinler genellikle öğle ve akşam öğünlerinde tüketilir. Sabah yumurta tüketimi daha yaygındır. Sabah yenilen 1 adet yumurta, yarım porsiyon bu grup besinden tüketilmiş demektir. Geri kalan 1,5 porsiyon öğle ve akşam öğünlerinde kurubaklagil, etli sebze yemeği veya etin yerine tavuk, balık şeklinde alınabilir.

Et, Yumurta, Kurubaklagillerin Ortalama 1 Porsiyon Ölçüsü

Et, Balık Kemiksiz 90 gram, kemikli 180 gram
Köfte 60 – 70 gram
Etli Yemeklerde;
Kemiksiz Et 30 – 40 gram
Pirzola 3 – 4 parça (büyüklüğüne göre)
Köfte 3 – 4 parça (büyüklüğüne göre)
Kuşbaşı 4 – 5 parça
Yumurta 2 adet
Kurubaklagil yemeği Bir tabak
Kurubaklagil çorbası İki çorba tabağı
Etli sebze yemeği Bir tabak
etli kurubaklagil yemeği İki tabak

Bu gruptaki besinlerden fındık, ceviz, fıstık gibi yağlı tohumlar uygun tatlı, çörek veya yemeklere katılarak değerlendirilebilir.

3- Taze Sebze ve Meyveler:

Günlük C vitamini gereksinmemizi bu gruptaki besinlerden karşılarız. Taze sebze ve meyveler özellikle vitamin ve mineral aynı zamanda selüloz gibi sindirilemeyen karbonhidratlar yönünden zengindirler. Yeşil, sarı, turuncu sebze ve meyveler aynı zamanda karoten yönünden (A vitamini ön maddesi) zengindirler. Bu gruptaki besinlerden (ıspanak, patates, enginar, patlıcan, domates, kabak, biber, havuç, karnıbahar vb. gibi) herhangi birinden veya bir kaçından günde 3-5 porsiyon alınmalıdır. Her gün alınan sebze ve meyvenin en az bir porsiyonu çiğ olarak tüketilen sebze ve meyve olmalıdır (domates, salatalık, portakal, elma vb. gibi). Çiğ olarak alınan sebze veya meyve salata yapılarak veya tek başına meyve olarak ta tüketilebilir.

Taze Sebze ve Meyvelerin Ortalama 1 Porsiyon Ölçüsü:

Orta boy 90-100 gram gelen sebze ve meyve bir porsiyondur. Şeftali, elma, armut, domates, portakal, havuç vb. gibi meyvelerin iki küçük boyu bir porsiyondur. 2 adet mandalina, 3 adet İncir bîr porsiyondur.
Bir tabak 1.5-2.0 kepçe kadar sebze yemeği bir porsiyondur. Bunlar ıspanak, lahana, semiz otu, pırasa, fasulye gibi sebzelerdir.
Bir tabak salata, 4-5 yaprak marul, 5-6 yaprak kıvırcık, 3-4 adet sivri biber, 1 orta boy salatalık birer porsiyondur.
Çilek, kiraz, vişne, üzüm, dut gibi küçük taneli meyvelerin 1 su bardağı kadarı bir porsiyondur.
Kavun, karpuz gibi dilimlenen meyvelerin 2 – 3 parmak kalınlığındaki dilimi bir porsiyondur.
Bir orta büyüklükte patates, bir küçük yeşil kabak birer porsiyondur.
Yeşil sebzelerin kıyıldığında çiğ olarak 2 -3 su bardağı dolduran miktarı bir porsiyon sayılır.
4 – Tahıl ve Tahıllardan Yapılan besinler:
Buğday, pirinç, arpa, mısır, yulaf gibi besinler ve bunlardan yapılan ekmek, bulgur, makarna, börek tahıl grubunu oluşturur. Bu grup temel enerji kaynağımızdır.
Bu grupta A ve C vitamini bulunmaz. Protein içerirler ancak, proteinin kalitesi düşüktür, Kepeği ve embriyosu ayrılmamış tahıllarda B grubu vitaminlerinin bazıları ile bazı mineraller bulunur. Tahılın kepeği posa bakımından zengindir.
Yetişkin bir insanın Öğünlerde 1-2 orta dilim ekmek alması yeterlidir.
Bu grup besinlerden günlük alınması gereken miktar bireyin çalışma durumuna yani enerji harcamasına göre değişir. Enerji harcamasına göre günlük alınması gereken miktar azaltılır veya arttırılır. Fazla enerji harcayan hareketli kimseler yaptıkları işin derecesine göre bir öğünde 2-3 porsiyon veya daha fazla bu gruptaki besinlerden tüketebilirler.

Tahıl ve Tahıldan Yapılan Besinlerin Ortalama Bir Porsiyon Miktarları:
Ekmek : Bir orta incelikteki dilim (bir parmak kalınlığında 50 gram)
bir porsiyondur.
Pilav, makama : 4-5 yemek kaşığı kadar veya 1-2 servis kaşığı 1 porsiyondur.
Tepsi Böreği :10 cm2 ortalama 1.5 sigara paketi büyüklüğünde 1 porsiyondur.
Sigara Böreği ; 4-5 tanesi 1 porsiyondur.
İrmik Helvası : 3-4 silme yemek kaşığı 1 porsiyondur.
Lokmanın : 5-6 tanesi,
Bisküvi : 4-5 adeti,
Tahıl çorbalarının : 1 su bardağı veya 2 kepçe dolusu 1 çorba tabağı bir porsiyondur.

5 – Yağlar, Şekerler ve Lezzet Vericiler:

Bu gruba bal, pekmez, reçel, marmelat, şekerler, yağlar, zeytin ve yemeklerde kullandığımız katı veya sıvı yağlar bu gruba girer.
Şeker ve şeker oranı yüksek olan reçel, bal vb. gibi yiyecekler vücudumuza sadece enerji sağlarlar. Fazla şekerli besin tüketmek bireyi dengesiz beslenmeye götürür. Fiziksel faaliyeti fazla olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı tüketebilirler.
Günlük besinlerle aldığımız yağların yarısı besinlerimizin bileşiminde bulunan yağlardır. Et ve benzeri besinlerle pişirilen yemeklere ayrıca yağ koymaya gerek yoktur.
Bu gruptaki besinlerin enerji değeri çok yüksektir. Günde alınacak miktarlar enerji gereksinimine göre değişmektedir. Bireyin enerji ihtiyacı arttıkça diyette yağ, şeker ve tatlılara daha çok yer verilir. Kilo almak isteyen zayıf bireylerin diyetlerinde bu gruptaki besinler arttırılır. Şişman kimselerin zayıflamaları için yağ, şeker ve tatlılar diyette azaltılmalıdır.
Günlük bir yetişkinin alacağı yağ miktarı 20-30 gram (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın yansı bitkisel sıvı yağ olmalıdır.
Sağlıklı beslenme İçin diyette katı yağlar, zeytinyağı, diğer bitkisel sıvı yağlar (ayçiçek, mısır özü vb. gibi) dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekir. Katı yağların diyette çok tüketilmesi kalp-damar hastalıklarını olumsuz etkilemektedir. Hayvansal besinlerde (et, süt vb.) katı yağlar doğal olarak konulmamalı veya çok az eklenmelidir. Kan lipitlerinin yükselmesini önlemek ve damar sertliğinden korunmak için 1/3 katı yağlar, 1/3′ü zeytin yağı, 1/3′ü de ayçiçek, mısırözü, pamuk tohumu gibi sıvı yağlardan gelmesine özen gösterilmelidir.

Besin Piramidi: Günlük alınması gereken besin gruplarının porsiyon miktarlarına göre oluşan dağılımı çoktan aza doğru sıralanarak piramit oluşturulmuştur. Buna göre, porsiyon olarak en fazla tüketilen tahıllar piramidin tabanını oluşturmuş (6-11 porsiyon), meyveler 2-4 porsiyon, sebzeler 3-5 porsiyonla ikinci katını, sebze ve meyvelere göre daha az porsiyon alınan (2 -3) süt ve sütten yapılan besinler et, balık, kurubaklagil, yumurta ve yağlı tohumlar piramidin üçüncü katini, en az tüketilen §eker ve yağlar ise piramidin en uç noktasını oluşturmuştur. Piramit incelendiğinde tahıllar, sebze ve meyveler en az düzeyde yağ içeren besin gruplarıdır, Sut ve sütten yapılan besinlerle et, balık, kümes hayvanlarının yağ içerikleri daha fazladır. Piramidin en üstünde ise saf yağ ve seker ve §eker içeren besin grubu en az kullanılan porsiyon miktarı ile yer almaktadır.

« Önceki - Sonraki »

E-POSTA