Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

ilginiz içintesekkurler ilan kaldırılmıstır


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

ilginiz içintesekkurler ilan kaldırılmıstır


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

ilginiz içintesekkurler ilan kaldırılmıstır


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

Asurvey of the types of dishes according to their ingredients may be helpful to explain the basic structure of Turkish Cuisine.Otherwise there may appear to be an over­whelming variety of dishes, each with a unique combination of ingredients and its own way of preparation and presentation. All dishes can be conveniently categorized into grain-based, grilled meats, vegetables, seafood, desserts and beverages. devamı »


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

The importance of culinary art to the Ottoman Sultans is evident to every visitor to Topkapı Palace.    The huge kitchens were housed in several build­ings under ten domes. By the 17th century some thirteen hundred kitchen staff were housed in the Palace. Hundreds of cooks, spe­cializing in different categories, such as soups, pilafs, kebabs, vegetables, fish, breads, pastries, candy and helva, syrups and jams, and bever­ages, fed as many as ten thousand people a day, and, in addition, sent trays of food to others in the city as a royal favor.

The importance of food has also been evident in the structure of the Ottoman military elite, known as the Janissaries. devamı »


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

For those who travel to engage in culinary pursuits, the Turkish Cuisine is worthy of explo­ration. The variety of dishes that make up the cuisine, the ways they all come together in feast-like meals, and the evident intricacy of each craft involved offer enough material for life-long study and enjoyment. It is not easy to discern a basic element or a single dominant feature, like the Italian pasta or the French sauce. Whether in a humble home, at a famous restaurant, or at dinner in a Bey’s mansion, familiar patterns of this rich and diverse cuisine arc always present. It is a rare art, which satisfies the senses while reconfirming the higher order of society com­munity and culture.

A practically-minded child watching Mother cook “cabbage dolma’ on a lazy, gray winter day is bound to wonder: ‘Who on earth discovered this peculiar combination of sautéed rice, pine nuts, currants, spices, and herbs all tightly wrapped in translucent leaves of cabbage each roll exactly half an inch thick and stacked up on an oval serving plate decorated with lemon wedges? How was it possible to transform this humble vegetable to such heights of fashion and delicacy with so few additional ingredients? And, how can such a yummy dish also possibly be good for you? devamı »


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

Culinary attitudes towards meat, dairy products, vegetables and grains that characterized this early period still make up the core of Turkish thinking. Early Turks cultivated wheat and used it liberally in several types of leavened and unleavened bread either baked in clay ovens, fried on a griddle, or buried in embers. “Manti” (dumpling). and “bugra,” (the ancestor of “borek,” or filled pastries, named for Bugra Khan of Turkestan) were already among the much-coveted dishes of this time. Stuffing not only the pastry but also all kinds of vegetables was com­mon practice, and still is, as evidenced by dozens of different types of “dolma”. Skewering meat as well as other ways of grilling, later known to us as varieties of “kebab,” and dairy products, such as cheeses and yogurt, were convenient staples of the pastoral Turks. They introduced these attitudes and practices to Anatolia in the 11th century In return they met rice, the fruits and vegetables native to the region, and hundreds of varieties of fish in the three seas surrounding the Anatolian Peninsula. These new and wonderful ingredients were assimilated into the basic cuisine in the millennium that followed. devamı »


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

Eating is taken very seriously in Turkey. It is inconceivable for the household members to eat alone, raid the refrigerator, or eat on the “go”, while others are at home.

It is custom to have three “sit-down meals” a day. Breakfast or “kahvaltì” (literally, “foundation for coffee”), typically consists of bread, feta cheese, black olives and tea. Many work places have lunch served as a contractual fringe benefit. Dinner starts when all the family members get together and share the events of the day at the table. The menu consists of three or more types of dishes that are eaten sequentially, accompanied by salad. In summer, dinner is served at about eight. Close relatives, best friends or neighbors may join meals on a “walk-in” basis. Others are invited ahead of time as elaborate preparations are expected. The menu depends on whether alcoholic drinks will be served or not. In the latter case, the guests will find the meze spread ready on the table, frequently set up either in the garden or on the balcony. The main course is served several hours later. Otherwise, the dinner starts with a soup, followed by the meat and vegetable main course, accompanied by the salad. Then the olive-oil dishes such as the dolmas are served, followed by dessert and fruit. While the table is cleared, the guests retire to the living room to have a tea and Turkish coffee. devamı »


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008


Sosyal İçki İçme , İçki adabındaki kurallardan biri içki içmenin ayıp olmadığını bilmek, ikincisi ise katiyen kararı kaçırmamaktır. Hiç kimseye bu konuda standart bir reçete sunmak mümkün değildir. Ancak aşağıdakiler hatırda tutulması gereken hususların önemlilerini teşkil eder. devamı »


Yazar admin tarih Kas 30th, 2008

Çorba,çorba, büyük çorba kâseleri (çorba podu) ile garsonlar tarafından servis edilir ve misafirler kepçe ile alarak önceden masaya garsonlar tarafından bırakılan tabaklara koyarlar. Çorbalar berrak çorba ise kâselere, koyu çorba (sebze çorbası vb.) ise çukur tabaklarda servis edilir.

Çorbayı kâseden alırken, kepçe çok fazla doldurulmamalı ve normal olarak iki kepçe alınmalıdır.

Çorba tabağının ağzına kadar doldurulması, sevseniz bile uygun değildir.

Çok yaşlılara ve özürlülerin tabağına, garson servis yapabilir.

Çorba içerken çorba kaşığı tam doldurulmamalıdır.

Çorba kaşığı ağza diklemesine sokulmamalı, kaşığın yanından, kaşık ağza sokulmadan içilmelidir.Bir seferde kaşığa alınan çorba iki seferde içilmez.

Çorba üfleyerek içilmez, ekmek doğranmaz. İki saplı kâselerde çorba, kaşıksız olarak kâseden içilebilir.

Çorba içerken tabak yana yatırılarak dipte kalan çorba içilmez.

Çorba ikinci kez istenmez ve servis edilmez. Bitince çorba kaşığı tabağın içine konulur.

Resmi Yemekelerde Ekmek yeme usulleri:

Ekmek tabağı servis tabağının soluna ve servis tabağının üst noktası ekmek tabağının yarıçapı olacak şekilde konur. Masalara tek tip veya muhtelif türde ekmekler dilim olarak veya parça olarak konur, bittikçe garsonlar tarafından tamamlanır.

Ekmek tabağı, peçete ile örtülür, bazı lokantalar kendine özgü ekmeklerini özel sepetler içinde ikram ederler.

Ekmek sağ elle tutulur. Ekmek kesilmez, dilim bütün olarak ısırılmaz. Ekmek önce ağza kolaylıkla girecek kadar koparılır, yeneceği zaman koparılır, önceden parça parça koparılarak biriktirilmez.

Ekmeği ufalamak ve onlarla oynamak uygun değildir. Dilimlerin masa üstüne konulması, hiç uygun bir üslup değildir. Ekmeği ıslatmak için çay, kahve, süt bardağına daldırılması görgüsüzlüktür.

Bazı restoranlarda mideyi yemeğe hazırlamak için yemek öncesi tereyağı servisi yapılır. Tereyağ tabağı servis tabağının sol ilerisinde bulundurulur ve içinde tereyağ ve bıçağı vardır. Tereyağ buzun içinde de olabilir. Tereyağ, ekmek tek parça olarak koparıldıktan sonra bıçakla üzerine sürülerek yenir.

Bazı özel, lüks lokantalarda kendi ürünleri olan özel pide ve bir müddet sonra da, kabarık içi boş pide cinsi Puf ekmekler sunulur. Bunlardan ilk önce sunulan pide, azar azar koparılarak ve üzerine tereyağ sürülerek yenir. İçi boş puf ekmeği ise yine parça olarak koparılır, içi biraz açılır ve içine özel olarak hazırlanmış ve masada duran peynir parçaları, ufak kaşıkla konulmak suretiyle yenebilir.

Resmi Yemekelerde Et Yemekleri yeme usulleri:

Et yemeği olarak balıketi, av eti ve kırmızı etler kastedilmektedir. Önce balıketi yenir, bilahare diğer etler servis edilir. Yemek servisinde ilke, yemeğin garsonlar tarafından tabaklara dağıtılması yerine konukların kendilerinin servis tabağından almalarıdır. Et yemekleri, garsonların getirdiği ana servis tepsisinden misafirler tarafından özel çatal ve kaşığı kullanmak suretiyle alınır.

En büyük ayıp ana servis tepsisinden etleri seçerek almaktır. Etler muntazam bir şekilde tepside sıralanmış olup, sırada hangisi varsa onu almak gerekir. Kendi çatal ve kaşığımızı kullanarak tabağa et almak, affedilmeyecek bir yanlışlıktır. Çok yaşlı ve özürlülerin tabaklarına garson servis yapabilir. Çok az da olsa, alınması zor olan bazı yemeklerin, tabaklara garsonlar tarafından servis edildiği, çok resmi olmayan yemeklerde görülebilmektedir. İkram edilen bir yemekten ne çok az, ne de fazla almak gerekir. Özellikle bir yemekten hiç almamak sofra adabına aykırıdır. Alınan yemeği de bitirmek gerekir. Tabakta yemek bırakmak kibarlık değildir. Garsona yardım için tabağınızı uzatmayın, zira misafir hizmet etmez, hizmet sunulur. Sert etleri kesmekte zorlanıldığı zamanlarda ısrar edilmemelidir. Zira hiç de arzu edilmeyen durumların meydana gelmesine sebep olunabilir. Etlerin lifleri istikametinde kesmek, size bu konuda yardımcı olabilir. Çok zorlanıldığı durumlarda sert etlere dokunmamak, sizi muhtemel bir zor durumdan kurtaracak hal tarzıdır. Etleri yerken büyük parça olarak kesilmemeli veya önceden parça parça kesip biriktirilmemelidir. Etin nasıl pişmiş olmasını arzu ettiğiniz sorulduğu durumlarda “çok iyi pişmiş, orta veya az pişmiş” şeklinde söyleyebilirsiniz. (Well done, medium, rare). Masa yemeklerinde aynı çeşit yemek 2-3 kez servis edilebilir, arzu eden alır (çorba hariç). Tabaktaki yemeğiniz herkesten önce bitse dahi, garson sizin boş tabağınızı almayacaktır/almamalıdır. Onur konuğu veya komutan bitirdikten sonra, önce onunkini bilahare diğerlerinin tabakları alınır. Sıcak yemeği ağıza aldıktan sonra değil, çatal ve kaşıkta iken soğutmalıdır. Yemek yerken acele etmemeli, telaşlı ve çabuk olmamalı, ancak çok yavaş da yememelidir. İkram edilen yemek çeşitleri mazeretler ileri sürerek almamazlık yapılmamalıdır. Zira ev sahibi/davet sahibi bunları özenle ve sadece sizin için hazırlamıştır. Çok az alınabilir.

Resmi Yemekelerde Salata yeme usulleri:

Salata et yemeğinden önce servis edilir. Genelde ayrı küçük salata tabaklarında getirilir. Salata yenirken bıçak kullanılmaz, kesilerek yenmez, çatalla yenir. Salata tabakları ekseriya küçük olduğundan ve çok fazla doldurulduğundan yenirken masaya dökülme ihtimali vardır. Özellikle içinde pancar gibi renkli yiyecekler varsa, sularının masaya damlaması dikkati çeker. Bu bakımdan çok dikkatli yenmeli, eğer salata tabağı normalinden uzağa konmuşsa servis tabağına biraz yaklaştırılmalıdır. Özellikle uzun “U” tipi masalarda, herkesin soluna konan salatalardan, bazen yanlışlıkla sağ taraftakiler alınabilmektedir. Bu durumda vaziyete dikkat ederek, sağ ve solunuzda oturanlarla anlaşarak, siz de sol veya sağdaki salatalardan birini kullanabilirsiniz veya yanlışlık sizden uzak, sizi etkilemeyecek bir uzaklıkta yapılmışsa, siz normal olarak solunuzda size ait olan salatayı kullanabilirsiniz.

Resmi Yemekelerde Deniz Mahsullerini yeme usulleri:

Resmi Yemekelerde Balık yeme usulu:

Resmi davetlerde balığın mutlaka balık bıçağı ve balık çatalıyla servisi şarttır. Balık önce başından kuyruğuna kadar iskeletten ayrılır. Davetin şekli ne olursa olsun balığa, bıçakla dokunulmaz. Balık bıçağı esasında sadece şeklen bıçaktır ve balığı kesmeye değil ayırmaya yarar. Balık bıçağının olmadığı sofralarda, eti kılçıktan ayırma işi, bir lokmalık bir ekmek yardımıyla yapılır ve her lokma kullanıldıktan sonra yenir. Kılçıklar, balık yenirken tabağın bir kenarında biriktirilir ve yeme işi bitince tabak ortasına itilir.

Resmi Yemekelerde Midye nasıl yenilir:

Ekseriya kabukları ayrılıncaya kadar buharda pişirilerek servis yapılır. Kabukları tamamen açılmamışsa, parmaklarla açılır. Sol elle tabağın üzerinde tutulur ve sağ elle midye içeriden çekip çıkarılır. Boyun kısmındaki deri soyulur. Sağ elle erimiş tereyağına veya et suyuna veya her ikisine birden batırılır ve bir seferde yenir. Boş kabuklar tereyağı tabağına veya ayrıca bu maksatla verilen bir tabağa konur. Kızarmış midye ellenemeyecek kadar yağlı olduğundan çatalla yenir.

Bazı özel lokantalarda midye büyükçe bir kova içinde servis edilir, elle yenir ve kabuklarının konması için masada yine büyükçe bir kova bulunur. Modern ve lüks deniz mahsulleri lokantalarında gerek midye dolma, gerekse midye kızartmalar çatal, bıçakla veya sadece çatalla yenir. Yengeç vs. yemede esas, ıstakozda olduğu gibidir. Etin en iyi kısmı ayaklar ve gövdedir.

Resmi Yemekelerde Karides nasıl yenir:

Karides, kabuklu deniz hayvanları, kızarmış olduğu zaman çatalla yenir. Kızartılmış karides kuyruğundan elle tutulup sosa batırılır ve kuyruğuna kadar yenir. Kabukları çıkarılmış olan karides hiçbir zaman servis yapılmaz. Eğer kabuklu servis edilmişse elle tutulup kabukları çıkarılır ve kuyruk hariç hepsi bütün olarak yenir. Büyükleri bıçakla kesilerek yenebilir. Modern lüks balık lokantalarda haşlanmış karidesler sadece çatalla, kızartılmış büyük karidesler (Jumbo) bıçakla kesilerek yenebilir.

Resmi Yemekelerde İstiridye nasıl yenir:

İstiridye, sofraya üst kabukları çıkarılmış ve büyükçe bir tabağa dizilmiş olarak gelmelidir. İstiridye servisinde özel çatalının sofranın sağına konulması icap eder. Bunlar tabağa kaşık yardımıyla elle tutularak da alınabilir. İstiridye, sol, çatal sağ elle tutulur. Çatal ile kabuğun içindeki et kazınarak oyulur, bilahare çatal tabağa bırakılır. Kabuğundan ayrılan etin üzerine limon sıkılıp, sol elle kabuk dudağa dayatılır ve gürültü çıkarmadan bir nefeste ağıza çekilir ve kabuk tabağa konulur.

Resmi Yemekelerde Istakoz nasıl yenir:

İstakoz ve kalın kabuklu yengeçlerin yenmesi özel bir maharet ister. Etin çoğu karın boşluğunda, kuyruk ve ayaklardadır. Resmi yemeklerde istakoz yiyebilmek için balık, çatal ve bıçağından başka bir de özel alet kullanılabilir. İstakoz sofralara dilimlenmiş olarak geldiği takdirde bunları yalnız çatalla dahi yemek kabildir ve bıçak burada istakoz dilimine mayonez sürmeye ve çatalın üzerine koymaya yarar. Eğer istakoz sofraya büyük dilimler halinde gelirse, bunları çatalla parçalamakta mahzur yoktur. İstakoz et ve tavuktan önce, çorbadan sonra servis edilir.

Resmi Yemekelerde Kümes Hayvanları  yeme usulleri:

Resmi davetlerde kümes hayvanları çoklukla sofraya bütün olarak ve gayet süslü bir şekilde getirilir. Kaz, ördek, hindi, tavuk, piliç gibi sofraya bütün olarak getirilen hayvanları kesip parçalamak görevi ev sahibine aittir. Ev sahibi bu görevi büyük bir dikkat ve itina ile yapmalı ve hiçbir kazaya sebebiyet vermemelidir. Bunun için de ev sahibinin önceden bilmesi gerekli bazı hususlar mevcuttur.

Tepsi içerisindeki kızarmış, salçalanmış süslü olarak sofraya getirilen kümes hayvanı, ilk tedbir olarak boş bir tabağa aktarılır. Böylelikle salçanın sıçrama tehlikesi önlenmiş olur. Kümes hayvanı sırtüstü çevrilir. Sol eldeki büyük servis çatalı göğüse sıkıca saplanır ve oynamayacak kadar sıkıca bastırılır. Sağ eldeki keskin bıçak, iç taraftan butları kalça hizasına kadar kesip gövdeden ayırır. Sol eldeki çatal kanat altından saplanır. Göğüs etleri kanatlara yapışık olmak şartıyla, göğüs kemiği hizasından kesilir ve misafir adediyle, kümes hayvanının büyüklüğüne göre parçalara ayrılır. Kanatta göğüs eti az bırakılmalıdır. Bilahare baş, arka ve sırt parçalanarak tekrar servisi yapılmak üzere ilk tabağına aktarılır. Kümes hayvanlarının sırtı, boynu ve gerisi ev halkından olanlara servis edilmelidir. Bütün bunları misafirlerin huzurunda beceremeyecek ev sahipleri mutlaka önceden yapmalıdır. Yemek işi çatal ve bıçak kullanmak suretiyle yapılır. Lokmalar kesildikçe yenir. Kümes hayvanları sebze, pilav, makarna ve börekten önce, çorba, balık ve etten sonra servis yapılır.

Resmi Yemeklerde Sebzeler nasıl yenilir:

Kuşkonmaz hariç, bilumum sebzeleri yerken bıçak kullanılmaz. Yemek esnasında yenen sebzenin mutlaka kesilmesi icap ediyorsa kesme işi çatalla yapılır.

Teklifsiz arkadaş sofralarında pişmiş enginardan her yaprak ayrıldıkça sert kısımlarına kadar emilerek yenir. Enginarın dip kısmı kesilerek ve salçaya batırılarak yenebilir. Artık yapraklar, tabağın bir kenarına biriktirilir ve yemek bitince tabağın ortasına itilir. Sebzeler, pilav, makarna ve böreklerden önce, etli yemeklerden sonra servis edilirler.

Resmi Yemeklerde Börek nasıl yenir:

Zamanımızda çok çeşitli börekler yapıldığı için, bunların bir kısmı sadece çatalla, bir kısmı çatal bıçak kullanılarak yenir. Börek, yemek sonunda tatlı veya meyveden önce ikram edilir.

Resmi Yemeklerde Makarna-Pilav nasıl yenir:

Genel olarak pilav ve makarna sağ elle yenir. Spagetti (uzun) makarnanın bir kısmı sağ eldeki çatalla, diğerlerinden ayrılır, sol eldeki kaşık içindeki çatala burularak dolanır ve yenir. Uzun makarnalar ne çatalla ve ne de bıçakla kesilmez.

Ayrıca “fırında makarna” yemeği de bıçakla kesilerek yenmez. İcabında çatalla kesilebilir.

Resmi Yemeklerde Peynir-Zeytin nasıl  yenir:

Zeytin çatalla yenir. Peynir modern sofralarda yemek sonunda hazmı kolaylaştırıcı, samimi sofralarda meze olarak yemekten önce yenir. Çatalla kesilmez ve çatalla yenmez. Bıçakla kesilir, ekmek üzerine konur ve sol elle ağıza götürülür. Peynir çok teklifsiz içki sofralarında çatalla yenebilir.

Resmi yemeklerde Patates Kızartması nasıl yenir:

Çok gevrekse çatalla toplanır. Gevrek değilse, çatal batırılarak yenir. Kabuğuyla sofraya konulan haşlama patatese çatal batırılır ve bıçakla soyulur. Bıçak sağ elden bırakılınca, çatal sağ ele alınarak da yenebilir. Patates cips şeklinde olursa elle yenir.

Resmi yemeklerde Havyar nasıl yenir:

Havyar genellikle küçük parçalar halinde ikram edildiğinden camdan yapılmış çatalla yenir.

Resmi yemeklerde Sosis nasıl yenir:

Sosis bıçak ve çatalla yenir.

Resmi yemeklerede Tatlı ve Pastalar nasıl yenir:

Tatlı ve pastalardan zor kesilenleri hariç bıçak kullanmadan yemek esastır. Sütlü tatlılar umumiyetle özel tatlı kaşıkları ile yenirler.

Resmi yemeklerde Meyveler nasıl yenir:

Her türlü meyve, masaya büyük ve özel meyve tabakları içerisinde getirilir ve masanın tam ortasına konur. Misafirler sevdikleri meyveleri kendi tabaklarına alırlar. Bu alış hiçbir zaman seçme manasına gelmemelidir. Herhangi bir kimse tarafından kesilerek ikram edilen meyvenin küçüğünü ve sapsızını almak lazımdır. Zira saplısı ve büyüğü şeref lokması addedilir ve fazla ısrar edilince alınır.

Resmi yemeklerde Elma-Armut nasıl yenir:

Elma ve armut, uzunlamasına dörde bölünür. Bir parçasına çatal batırılır ve bıçakla soyulur ve çatalla yenir.

Resmi yemeklerde Şeftali nasıl yenir:

İkiye bölünür. Çekirdek çıkarılır ve tekrar ikişer parçaya bölünerek soyulur ve çatalla yenir.

Resmi yemeklerde Kiraz-Vişne nasıl yenir:Sol elle sapından tutulur. Çekirdek sağ elle veya sağ eldeki kaşığa çıkarılır ve sol ele gizlenerek tabağa bırakılır.

Resmi yemeklerde Üzüm nasıl yenir:Kabuk ve çekirdeği ile elle tane tane yenir.

Resmi yemeklerde Erik-Kayısı nasıl yenir:Çekirdekleri elle çıkarılarak yenir. Büyükleri ikiye veya dörde kesilir. Çekirdekleri çıkarılır ve çatalla yenir. Kabukları soyulmaz.

Resmi yemeklerde Çilek nasıl yenir:Ayıklanmış ise kaşıkla yenir. Büyükleri sağ elle tutulur ve pudra şekerine batırılarak yenir.

Resmi yemeklerde Muz nasıl yenir:Bıçakla her iki ucu kesilir. Çatal batırılır ve uzunlamasına bıçakla kesilir. Çatal ve bıçak yardımıyla muz kabuğundan ayrılır, kesilir ve çatalla yenir.

Resmi yemeklerde Portakal nasıl yenir:Çatal sol tarafa batırılır. Portakalın üst tarafı yanlamasına kesilerek kapı açılır. Sonra bıçakla kabuk 6-8 dilime ayrılır ve aşağı doğru bıçakla yüzülerek soyulur. Kabuğundan ayrılan portakal bıçakla kesilir ve çatalla yenir.

Resmi yemeklerde Greyfurtnasıl yenir :Ortadan ikiye bölünmüş ve üzerine pudra şekeri ekilmiş olarak gelir ve küçük kaşıklarla oyularak yenir.

Resmi yemeklerde Kavunnasıl yenir :Dilimler çatalla tesbit edilip bıçakla kesilir ve tekrar çatalla yenir.

Resmi yemeklerde Karpuz nasıl yenir :Çatalla tespit edilip bıçakla kesilerek kabuktan ayrılır ve bıçakla parçalara ayrılarak çatalla yenir. Çatalla, çekirdekleri önceden temizlemek doğru değildir.

 Resmi yemeklerde İncir nasıl yenir :Çatalla tespit edilip, bıçakla soyulur ve sonra bıçakla dörde kesilerek çatalla yenir.


Sonraki »