TURİZMDE OTEL PERSONELININ OZELLIKLERI

Yazar admin tarih Eki 28th, 2008

PERSONEL OZELLIKLERI
(1) Kendine saygı – kendine güven:

(a) Kendi ailesine, arkadaşlarına, konuklarına istekle hizmet eden bir insan ayrıcalıklarıdır. Böyle bir insan, oturmuş, sıcak ve olumlu kişiliği ile kendisiyle arkadaşlık yapan herkesin, tekrar tekrar birlikte olmak isteyecekleri bir ortam yaratacaktır.

(b) Kendini Açmak.

(I) Kişinin kendisini açmasının, kendisiyle karşısındaki arasında daha iyi bir iletişim ortamı yaratacağı açıktır. Acaba kişi kendisini nasıl açabilir? “Kendisini açmak” deyiminden ne anlaşılır? Kendisiyle ilgili saklı yönleri ve sırları mı sergilemektir? Geçmişte olup biten, başından geçen olayları mı açıklamaktır. Kişinin kendisini açması o kişinin eskiden başından geçen olayları anlatmak olarak değil, içinde bulunan zaman parçasında birbirleriyle ilgili olan duygu ve düşünceleri paylaşmak olarak anlaşılmalıdır. Kişisel ilişkiler, geçmişteki yaşantıların karşılıklı aktarılması yoluyla sağlam bir temel üzerine kurulamaz. Kişiler birbirleriyle etkileşimde bulundukları sırada, o anda, bu etkileşimden doğan düşünce ve duyguları paylaşabilirlerse, kendisini açmış olurlar. devamı »

Turizmde Başarılı İlişki ve İletişim

Yazar admin tarih Eki 28th, 2008

İLETİŞİM YOLLARI

Türkçemizde biriyle ilk karşılaşıldığı zaman onun üzerinde yapacağın olumlu ya da olumsuz ilk etki, ömür boyu sürecektir anlamında ‘’ ilk izlenim, son izlenimdir’’ diye bir söz vardır.
Bir an düşünelim; biriyle ilk karşılaştığımızda bizi etkileyen onun konuşması olabildiği gibi, bazen konuşmasından daha çok giyimi, kuşamı, yüz ifadesi, davranışları da olabilmektedir. devamı »

TURKLERDE ETLI YEMEKLER VE PISIRME YONTEMLERI

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

Şimdi eski Türklerdeki etli yemekler üzerinde kısa olarak bir gezinti yapalım. Tabii olarak Türklerin etli yemeklerinin hepsi burada anlatılanlardan ibaret değildir. Ayrıca burada sözü edilen her deyim ve geleneğin de, ayrı ayrı ve çok derin olarak, incelenmesi gereklidir. Ancak bir el kitabı olarak yayınlanan bu kitapta, böyle meselelerin çok derinlerine inebilmek için, yeterli yerimiz yoktur. devamı »

TURIZM TESISLERI VE YONETMELIGI

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 21/5/2000 No: 2000/760
Dayandığı Kanunun Tarihi : 12/3/1982 No: 2634
Yayımlandığı R.Gazetenin Tarihi : 6/7/2000 No: 24101
Yayımlandığı Düsturun Tertibi : 5 Cildi: 39 S. :

BİRİNCİ KISIM :
Başlangıç Hükümleri
Amaç
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, turizm yatırım ve işletmelerinin geliştirilmesi, günün şartlarına uygun hale getirilmesi belgeli turizm yatırım ve işletmelerinin asgari niteliklerini belirleyerek bu tesisler arasında standart birliğinin sağlanması ve kalitenin yükseltilmesidir.

Kapsam

Madde 2 – Bu Yönetmelik, turizm yatırımı ve turizm işletmesi belgelerinin verilmesine, bu tesislerin yönetim, personel ve işletme özellikleri ile uymak zorunda oldukları asgari fiziki şartlara, işletmecilik esaslarına, uygulanacak fiyat tarifelerinin hazırlanmasına ve onaylanmasına ilişkin hükümleri kapsar.

Yasal dayanak

Madde 3 – Bu Yönetmelik, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu`nun 37 nci maddesinin (A) bendi hükmü uyarınca hazırlanmıştır. devamı »

SUYUN SERTLIĞININ GIDERILMESI

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

TEMİZLİKTE SUYUN ÖNEMİ

Saf su saydam , kokusuz, tatsız ve renksiz bir sıvıdır. Suyun içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum iyonlarının karbonat ve bikarbonat, sülfat ve klorür iyonları ile verdikleri bileşikler su sertliğini oluştururlar.

Bikarbonatlar geçici diğerleri kalıcı su sertliğini ikisi birlikte toplam su sertliğini oluştururlar .Kaynatmakla giderilebilen sertlik geçici su sertliğidir.

Su sertliğinin temizlikte başlıca iki olumsuz etkisi vardır.

1.Temizleme maddesinin ziyan olmasına yol açar.

2.Temizlenen yüzeyin görünümün bozulmasına , ömrünün kısalmasına ve işlevinin ortadan kalkmasına veya azalmasına yol açar.

SU SERTLİĞİNİN GİDERİLMESİ devamı »

SUDA ERIYEN VİTAMİNLER

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

B vitamini nedir?
Suda eriyebilen, molekül yapılarında bir azot atomu bulunan, bazı enzim sistemlerinin etkinliğini arttırıcı koenzimler olarak işlev gören 15’ e yakın değişik maddeden oluşan bir vitamin gurubudur.

Suda eriyen başlıca vitaminler B ve C vitaminleridir.Bu vitaminler vücutta fazla depo edilmezler.(B12 hariç)

B GRUBU:
B vitamini,bir vitaminler grubu olduğundan,B grubu denir.B grubu adı, kimyasal yapılarının veya etkilerinin benzerliğinden değil, daima beraber bulunmalarından verilmiştir.Eğer bir besin B1 vitaminince fakirse, diğer B vitaminlerincede fakirdir.Bugün oniki kadar B vitamini bilinmektedir.Fakat bunlar B olarak değil,kimyasal yapılarına göre isimlendirilirler.B grubu vitaminleri,çeşitli enzimlere koenzim olarak görev yaparlar.Genellikle B vitaminleri;et,süt,yumurtasarısı,biramayası,hububat,karaçiğer,yeşil sebzeler,yerfıstığı ve soyafasülyesinde bulunurlar.Bunlar içinde en önemlisi B1 veya tiyamindir.

TİYAMİN  (B1 vitamini) C12H17 ON14S :
Bu vitamin,Karbonhidrat metabolizması için gereklidir,noksanlığı halinde privik asitin,asetik asite dönüşmesi aksar.Bu nedenle vücutta,yorgunluk ve kas kırampları görülür.İleri bir B1 eksikliğinde bu belirtiler artarak,sinirlerde dejenerasyon görülür.Bunun sonucunda felç meydana gelebilir.Bu duruma beriberi denir.Böyle bir kimseye B1 vitamini verilirse,bu belirtiler derhal kaybolur.Tiyamin biramayasında,buğday,yerfıstığı ve diğer tohumlarda,yumurtasarısı ve karaçiğerde bulunur.Bir insanda günde ortalama 2-3mg B1 vitamini gereklidir.Diğer B vitaminleri ise şunlardır: devamı »

SOFRA HAZIRLAMA KURALLARI

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

Sofra Hazırlama Kuralları
Bu bölümde yine sizler için sofra kurallarını ele alacağız. Belli başlı sofra kurallarını herkes biliyordur; ancak biz burada daha geniş incelemek istedik.

1.Yemek listesini hazırlarken konuklarınızın yaşlarını, yaşadıkları yeri, sağlık durumlarını ve hatta cinsiyetlerini bile düşünün.
2.Yemek listesinde mümkün olduğunca hazmı güç yemekleri kullanmayın.
3.Bir yemek listesinde iki salçalı veya birbirine benzeyen iki yemek ve birbirine benzeyen isimler bulunmamalı.
4.Bir kral sofrası ile aile sofrası arasındaki fark yemek takımlarının lüks oluşudur. Ancak yemek kuralları aynıdır. devamı »

SELENYUM,KUKURT,MOLIBDEN

Yazar admin tarih Eki 26th, 2008

SELENYUM,KUKURT,MOLIBDEN,STRONSIYUM,KOBALT

Kükürt

Vücuttaki kükürdün çoğu, metionin, sistein ve sistin denilen amino asitlerin yapısında bulunur. Tiamin ve biotin gibi vitaminlerin, bazı mukopolisakaritlerin bileşiminde de kükürt vardır.
Kükürt, vücuda diyetteki proteinlerle ve oteki kükürtlü organik ve inorganik bileşiklerle alınır. Besinlerde çok az inorganik kükürt bulunur. İnorganik kükürtün emilme oranı düşüktür. Kana emilince vücut bundan yararlanabilir. Vücutta alınan kükürdün çoğu, kükürt içeren mukopolisakaritlerin yapımında kullanılır. Kükürtlü amino asitlerin yeterli alınmasıyla kükürt ihtiyacının da karşılandığı sanılmaktadır.

Selenyum

Selenyum bazı hayvanlar gerekli olduğu anlaşılmış olmakla birlikte , insan vücudundaki görevine ilişkin bilgiler yetersizdir. Yetersizliği ve fazlalığı bazı hayvanlarda görülmekte ise de insanlarda rapor edilmemiştir. E vitamini yetersizliğinde oluşan birtakım bozuklukların düzeltilmesinde selenyumun etkisi olduğu bulunmuştur. Metabolizmadaki görevi henüz açıklanmış değildir. Bu Minarelin oksitlenmeyi önleyici bir etkisi bulunduğu ve protein sentezinde de rolü olduğu sanılmakladır.
Besinin çeşidine ve yetiştirdiği çevreye göre içerdiği selenyum miktarı
önemli ayrılık gösterir. En iyi kaynakları; organ etleri, deniz ürünleri de etleridir.Yetiştirdiği toprağa bağlı olmak üzere tahıl ve ürünleri de iyi kaynak sayılır. Yumurta ve sütteki miktarlar çok değişkendir. Sebze ve meyvelerde çok azdır. Yalnız, sarımsak mantar ve kuşkonmaz iyi kaynaklar arasındadır.
Selenyumun fazlası toksik (zehirli) etki gösterir. İhtiyaç miktarı iyi bilin­memektedir. Günde 0,05 – 0,2 mg. selenyumun ergenlik çağındakilerin ve yetiş­kinlerin ihtiyacını karşıladığı ve güvenilir olduğu, toksik etkinin bu miktarın çok üzerinde başladığı ileri sürülmekledir. Besinlerin günlük yenebilecek miktarların­da toksik etki gösterecek derecede selenyum bulunmaz.

Molibden devamı »

SEBZE VE MEYVELERI TEMIZLEME VE HAZIRLAMA TEKNIKLERI

Yazar admin tarih Eki 25th, 2008

(a) Meyve Türü Sebzeler :
(I) Fasulyenin Kılçığının Temizlenmesi ve Doğrama Biçimleri : Taze, körpe fasulye sivri uçlarından iki parmak yardımıyla 1,2 mm. kırılır. Dikkatle yukarıdan aşağıya doğru kılçığı sıyrılır. Aynı işlem yandaki resimde de görüldüğü gibi bıçakla da yapılabilir. Körpe bakla ve börülce için de aynı (ayıklama) işlemi yapılır.

Taze Fasulyenin Doğrama Biçimleri :

(aa) Ayıklanmış fasulye peyzan (baklava) biçiminde doğranabilir.
(bb) Uzunlamasına ikiye bölünür. İkiye bölünmüş parçalar dört parçaya ayrılır.
(cc) Fasulye bütün olarak kullanılabilir.
(II) Taze Bezelyenin Temizlenmesi ve Hazırlanması: Taze bezelye iki değişik türde kullanılır:
(aa) Taze ve kabuğu ile birlikte,
(bb) Yalnızca çekirdekler (Kabuk içinden çıkarılan taze yeşil taneler). Kabuğu ile birlikte bütün olarak kullanılacağı zaman, bezelyeler önce berrak duru soğuk suyla dikkatli, özenli bir biçimde yıkanır.
Yalnızca çekirdekleri kullanılacağı zaman:
• Kabuk bastırılarak açılır.
• Taneler, başparmakla bir uçtan diğer uca kaydırarak çıkarılır.
(III) Sivribiberin Temizlenmesi ve Hazırlanması:
(aa) Sivribiber sap kısmından 3 mm kadar kesilir.
(bb) Çekirdeklerinin dökülmesi için ters çevirip, silkelenir.

(cc) Su dolu bir kabın içine bırakılır.

(IV) Dolmalık Biberin Temizlenmesi ve Hazırlanması: Başparmak dolmalık biberin sap kısmından içeri doğru kuvvetlice bastırılır. İçinde kalan çekirdeklerin dışarı çıkması için su dolu bir tencereye koyulur. Kullanmadan önce soğuk suyla iyice yıkanır.
(V) Patlıcanın Temizlenmesi ve Hazırlanması: Patlıcan, Türk Mutfağı’nda çok kullanılan, yemek sayısı çok olan bir sebzedir. Patlıcanın çeşitli kesim ve hazırlıkları aşağıda anlatılmaktadır. devamı »

SEBZE VE MEYVELERIN PISIRILMESI

Yazar admin tarih Eki 25th, 2008

Pişirme :
Sebze ve meyvelerin pişirilmesinde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır.
Sebzelerin rengini koruması için pişme süresinin mümkün olduğu kadar kısa olması gerekir. Sebzeler doğrudan sıcak suya atılmalıdır. Fazla pişirme ve çok karıştırma şekil bozukluğuna yol açar. Sebzeye ilave edilecek su miktarı sebzenin cinsine göre ayarlanmalıdır.

Pişirilen sebzenin besin değerlerini korumak için şu sırası takip etmelidir :
(aa) Sebze ve meyveler bütün iken yıkanmalı, kesilip ayıklandıktan sonra kesinlikle yıkanmamalı ve suda bekletilmemelidir.
(bb) Kesilen ayıklanan ve yıkanan sebze hemen pişirilmeli, hava temasında bekletilmemelidir.
(cc) Az su ile pişirilmeli, sıcak su içine atılmalı ve sebzelerin piştiği su dökülmemelidir.
(çç) Pişme süresini mümkün olduğu kadar kısaltmalı mümkünse basınçlı kaplarda pişirilmelidir. Pişerken sık sık açılıp karıştırılmamalıdır.
(dd) Pişme sırasında soda ve benzerleri eklenmemelidir.
(ee) Pişmiş olan yemekler fazla bekletilmeden hemen tüketilmelidir.
(f) Şeker ve Şekerli Yiyecekler: Şeker % 99.9 sakarozdur. Vücuda enerji sağlar. Başka besin değeri yoktur. Tatlı oluşundan dolayı günlük diyetimizde yeri vardır. Şeker, şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilir. Şeker içeceklerde, tatlılarda, reçellerde, marmelatlarda ve şekerlemelerde kullanılır.
(I)Bal : Früktoz, glikoz ve suyun bileşiğidir. İyi bir bal şekerlenmez ve sulanmaz. Bal sindirimi gerektirmediği için kolayca kana geçer. devamı »

Sonraki »

Kategoriler

E-POSTA