p5rn7vb
TURİZM VE OTELCİLİK PORTALI » Blog Archive » Rakı

Rakı

Yazar admin on Eki 18th, 2008

Rakı 300x157 Rakı

Rakı; yalnızca suma veya tarımsal kökenli etil alkol ile karıştırılmış sumanın, 5.000 litre veya daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde, anason tohumu (pimpinella anisum) ile ikinci kez distile edilmesiyle üretilen distile alkollü içkidir.

Rakı Hakkında Merak Edilenler

Rakı üretiminde kullanılan suma, üzümünün tat ve kokusunu korumak amacıyla hacmen en fazla % 94,5 alkole kadar distile edilmiş üzüm kökenli distilattır.

-Türkiye’de üretilmiş olması

-Yalnız kuruüzüm alkolünün veya tarımsal kökenli etil alkol ile karıştırılan kuruüzüm alkolünün 5000 L veya daha küçük kapasiteli geleneksel bakır imbiklerde anason tohumu 8Pimpinella anisium9 ile ikinci kez destillenmesiyle üretilmiiş olması;

-Litrede 10 gr dan az şeker ve litrede 0.8-2.2 gr minimum ve max. değerler arasında anethol ihtiva etmesi gerekmektedir.

-Kuruüzüm alkolünün Rakının toplam alkolü içinde en az %40 oranında bulunması,

-Kuruüzümün elde edildiği hammaddenin tad ve kokusunu korumak için en fazla %94.5 dereceye kadar destile edilmiş olması gerekmektedir.

 

RAKININ TARİHİ

rakı 2 300x172 Rakı

Rakının ilk kez nerede kimler tarafında üretildiği kesin olarak belgelerle belirlenememiştir. Acak rakının ilk kez Osmanlı topraklarında üretildiği neredeyse tüm dünya ülkelerince kabul edilmektedir. Hemen hemen tüm ansiklopedilerde rakının bir Türk içkisi olduğu belirtilir. Türk rakısı zamanla Osmanlı topraklarında yaşayan insanlarının da damak zevki ile bugünkü karakteristik özelliklerine ulaştırılmış ve üretimi tekelleştirilmiştir. Türk rakısının bugünkü özellikleri ne Yunan rakısı Uzo ne de uzak Doğu içkisi olan arakta bulunabilir. Ayrıca sakız rakısı Mastika’nın ilk kez ülkemizde üretilmiş olduğu tarihi bir gerçektir. Yunan içkisi “Tsipouro”(üzüm posası) geleneksel aile işletmelerinde, bölgeye göre farklı adlarla üretilmektedir. Tsipour, Grappa,raki gibi..Tsipouro önceleri üzüm posası için kullanılmış daha sonra destilatı için kullanılmıştır. Grappa üzüm salkımı anlamına gelen Latince bir kelimeden gelir. Bazilarina göre ilk raki Balkanlar ve Ege adalarinda erikten yapilan ‘Ouzo’dur. Tadi Türk rakisina benzeyen bu içkide anason bulunmaz. Bazilari ise Japonlarin pirinçten ürettikleri ‘Sake’nin rakinin babasi oldugu görüsünü savunsalar da rakinin Anadolu’daki öyküsü 300 yil öncesine dayaniyor.Raki Yunanlıların Osmanlı egemenliği altındayken aldığı bir kelimedir, Türkçe’den gelir. Yunan ansiklopedilerinde Yunanlıların geleneksel içkisi Uzo ‘nun mucidi Kirios Stavrakis adlı bir Osmanlı Doktoru olarak gösterilmiştir.

 

Engin Ardıç bir yazısında, bu durumu kendi basit üslubunca söyle anlatıyor:”…Efendim bu Stavrakis Bey, kumaş taciri markis ile meyhaneci ‘Barba’ Dimitris Duomenikiotis adlı 2 hergele her gece demlenirmiş. Yıl 1881.çipuro içiyorlar hem de, bu çipuro tesmiye edilen zıkkım, üzüm, bozuk şarap artığı, anason, tuz ve soğandan elde ediliyormuş, bunları karıştırıp bir güzel kaynatıyorlar, sonra soğutup, içine buz atıyorlar, suyunu koydun muydu, hele yanında beyaz peynirle Kırkağaç ya da Topatan kavunu mis. Şimdi, işbu bakmış Stavrakis Bey, bakmış ki elde içki umut verici olmasına umut verici de, ekşi ekşi soğan kokuyor da anasonun tadı bir türlü şarabı bastırıp öne geçemiyor, cennetlik gövdelerine indirdikleri ne bildiğin şaraba benziyor nede aslanım rakıya… Saksıyı çalıştırmış. Yahu demiş, o sıra dut gibi höykürmekte olan Andon’la Dimitri’ye, şu imam suyuna şeker ekleyelim, tat versin, acısını alsın, içinede sakız atalım, azıcık mastikayı andırsın, yeniden bir kaynatalım hele, bir daha damıtalım. Olmuş sana Uzo.”

Aslında geleneksel, en eski Türk içkisi kımızdır. Türklerin ulusal içkisi kımızdır. Rakı ise bizim geleneksel içkimiz. Bunu adını koymuşuz zaten, rakımıza yalnız biz değil, tüm dünya ülkelerinin hemen hepsi Türk rakısı diyor.(Vefa Zat a.r.v.ç.s. S.134)

Anadolu’da hálá üretilen ve ‘‘Bogma raki’’ denilen ev yapimi rakinin, Türkiye’nin milli

 

içkisinin atasi oldugu  kabul ediliyor. Ancak bogma rakinin içindeki alkol oraninin ölçülememesi körlükten ölüme kadar gidebilen saglik sorunlarina neden olabiliyor. Bu nedenle geçmiste saglik açisindan son derece sakincali ve bilgisizce yapilan Türk rakisinin üretimi 1.6.1926 tarihinde yürürlüge giren 790 sayili yasa ile devlet tekeline alinmis durumda.

Bugün Türkiye’de üretilen 74,3 milyon litre rakidan 1.5 milyon litresi ihraç ediliyor. Artik tüm dünyada taninan raki Avrupa Konseyi Ispirtolu Içkiler Komitesi tarafindan kabul edilen Iskoç viskisi, Rus votkasi, Fransiz konyagi gibi milli içkiler arasinda da yerini aliyor.

 

Eski dönemlerde üretilen anasonlu rakıların üretim teknikleri hakkında kesin bilgilere ulaşmak oldukça zordur. Bırakın bu teknik bilgileri, üretim tesisilerinin nitelikleri bile meçhulümüz… Bunlar mahalle aralarında yer alan küçük işletmeler. Hatta içki yasağının katılaştığı dönemlerde kaçak olarak evlerde üretilmiştir. Boğma(Bovma) rakı gibi… Güney illerimizde adana, mersin, Antep, Maraş ve bu illerin çevresinde evlerde kaçak ilkel yöntemlerle yapılırdı. Bu içkinin daha uygun şartlarda üretimi için müskirat İnhisarı önce

 

Mersin’de daha sonra Adana’da rakı üretim tesisi kurmuş. Ancak halkın İnhisar rakılarını tüketmesi üzerine satışlar durmuş, 1935 tarihinde kapatılmıştır.İslahat çağının başlaması ile 1826–1839 ve meşrutiyetin ilanından 1876 sonra gittikçe gevşeyen yasaklar ve baş gösteren hoşgörü, rakı ve diğer alkollü içki üretim ve tüketimini arttırmıştır

Eski Türk mutfağında hazırlanan en gözde mezelerden birinin İstragalya olduğunu biliyor muydunuz? Sakız adasında yetişen nohudun tuzlanıp fırınlanmasıyla yapılan İstragalya’nın adı günümüz mezeleri arasında pek anılmasa da, o zamanki ününü tahmin etmek, pek çok şair ve yazarın bu mezeye düzdüğü methiyeler sayesinde hiç de zor değil. Söz gelimi Ahmet Rasim, Meze denilince en evvel yumruk mezesi ve istragalya hatıra gelir” diyor. İstragalya’nın bu denli sevilmesinin gerekçesi de aynı yazıda mevcut üstelik hem ağız kokusunu alıyor, hem de   Midenin suyunu çekiyor Arto der Haroutunian, Orta Doğu Mutfağı’nda “Açık söylemek gerekirse, kesin olarak meze diyebileceğimiz bir yemek yok.” diyor. Ardından da ekliyor; “Yine de, her şey meze sayılabilir.”Bu kadar geniş bir alanda değerlendirilebilen meze sınıfı yiyecekler arasına neler girer diye düşünecek olursak ilk akla gelenler beyaz peynir, kavun, yoğurt ve çiğ sebzeler olacaktır şüphesiz. Ardından ise her çeşit salata, sardalye, tuzlu balık türleri, ciğer kebabı, tavası, yahnisi, havyar, beyin, muska böreği, midyenin her çeşidi, kuzu söğüş, patlıcan, biber, yaprak, lahana, domates dolmaları, her tür köfte, zeytin, zeytinyağlılar, şarküteri ürünleri, Çerkez tavuğu, yumurta yerlerini alıyor.

İçki kültürü içinde rakının ayrı bir yeri olması içiminin diğer içkilerden farklı olmasından çok, temsil ettiği felsefeden kaynaklanıyor.

 

Rakı kadınlar tarafından da tüketilse de temelde bir erkek içkisi olarak kabul ediliyor. Rakı, genelikle düz ve silindir seklindeki bardakta sulandırılarak ya da susuz olarak içiliyor. Silindir uzun bardak, rakının su ile bileşimindeki beyazlanmanın keyifle izlenebilmesi için tercih ediliyor. Buz, sadece rakı sulandırıldığı zaman konuyor. Buz direkt olarak rakıya konulduğunda aroma maddelerini kristallendirerek rakının tadını bozar. Rakıyı ‘sek’ yani susuz içenler bir buz tabağı hazırlar. Kırılmış buz parçaları ile dolu küçük bir kaba oturtulur rakı kadehi ve kadehin çevrilmesi ile baslar rakı muhabbeti Rakı; sek içilebileceği gibi, içine yarı yarıya su veya maden suyu ilavesiyle, ama mutlaka soğuk olarak içilir (8–10)

Rakı içiminde kullanılan düz silindirik bardak, rakı-su bileşimindeki büyülü beyazlamanın keyifle izlenebilmesi için idealdir.

 

NEDİR ŞU MEZE DEDİKLERİ

 

Mezeler, dünya yemek literatüründe “ordövr” adıyla anılan yemek grubuna dahil edilmiş olsalar da,Orta Doğu ve Türk Mutfağı’nda vazgeçilmez ve özel bir yere sahip. Aslında ilk bakışta “alaturka ordövr”olarak da nitelendirilebilen mezelerin ordövrlerle olan benzerlikleri büyük ölçüde her ikisinin de yemeğin başında servise sunulmasından kaynaklanıyor… Bunun dışında hafiflikleri, lezzetleri, albenileri küçük porsiyonlar halinde servis yapılmaları, asıl yemekten bağımsız olmaları, ordövrle mezeyi birbirine yaklaştırıyor. Ancak yalnızca mezelerden oluşan bir sofra donatmak ve bu sofranın başında geçirilen saatlerden alınan haz, Türklere özgü bir ayrıcalık olsa gerek…

Tabii Türk Mutfağı’nın yörelere göre pek çok değişik lezzet barındırdığını düşünürsek, listeyi uzatmak mümkün. Ayrıca meyveleri, gerçek meze olarak kabul edenlerin sayısı da yadsınamayacak kadar çok.

Batılı bir gözle Türk Mutfağı’ndaki meze çeşitliliğinin biricik kusuru uyumdan yoksun oluşu. Ama bizim gözümüzde bu durum daha çok bir meziyet gibi görünüyor doğrusu. Bu çeşitlilik sayesinde sofralar çok daha renkli olmuyor mu sizce de? Kavrulmuş tuzlu leblebiden dünyanın en karmaşık ve uzun listesine kadar uzanan bir yemek kategorisi yeryüzünün başka hiçbir yerinde görülmemiştir sanırız. İnsanların tercihlerini bu kadar özgür, bu kadar renkli kullanabildikleri tek dönem ancak rönesans’ın başıydı belki de! atif olarak da alınabilen Rakı’nın Türk içim geleneğine uygun olarak çilingir sofrasının özgün soğuk ve sıcak mezeleriyle içilmesi,

MEZELER

• Bakla Fava

 

• Hibeş• Tarator

• Şaka Şuka

• Haydari

• Mamzama

• Arnavut Ciğeri

• Humus

• Karnıbahar Pane

• Fırında Sarmısaklı Domates

• Ispanak Püresi

• Zeytinyağlı Havuç Ezmesi

• Ton Balıklı Domates Dolması

• Fırında Rokfor Peyniri

• Patates Köftesi

• Ançuezli Kanapeler

• Acı Biberli Avokado

• Domates Suflesi

• Domatesli Enginar

• Deniz ürünlü Kanepeler

 

• Dil, Sebze Jölesi

• Yumurtalı Patates

• Fırında Rokfor Peyniri

• Fırında Domates

• Ançuezli Tereyağ

• Altın Kroketler

• Kabak Mücver

• Lalezar

RAKI SERVİSİ

Rakı aperatif yemek içkisi olarak servis edilen bir içkidir. Servisi çeşitli şekillerde yapılır ancak her şekilde de buz ve su ilavesiyle içilmektedir. Aperatiflerde rakı bardağına konularak (silindir bardak) isteğe göre buz ve su ilavesiyle servis edilir. Yemeklerde ise masaya iki bardak konur.Birisi su diğeri rakı bardağıdır. Servis personeli şişeyi açarak rakıyı bardaklara koyar beraberinde su bardaklarına da su servisi yapar. Rakı şişesini gueridonun üzerine buz kabını da konuk masasına koyar.
Diğer bir servis şeklinde de buz kovası içerisine rakı ve su şişeleri konup masaya getirilir. Servisinden sonra tekrar buz kovasına konur. Bazı durumlarda su yerine sodayla da içilebilir. Ülkemizde en kaliteli rakı altınbaş rakısıdır. Daha sonra kulüp rakısı ve yeni rakı gelir

 

RAKI ÇEŞİTLERİ

 

YENİ RAKI (Mey İçki)1944 yılından beri üretilmekte olan Yeni Rakı, yıllardır Türkiye’nin en çok tüketilen alkollü içkisiydi. Tekel’in bu markası şimdi Mey İçki tarafından üretiliyor. Yeni Rakı üretiminde her türlü yaş ya da kuru üzüm, anason, tarımsal kökenli etil alkol ve yumuşak içme suyu kullanılıyor. Piyasada 5, 20, 35, 70 ve 100 cl’lik şişelerde bulunuyor. İstanbul, İzmir, Tekirdağ Nevşehir ve Diyarbakır içki fabrikalarında üretiliyor. Alkol derecesi yüzde 45.

 

TEKİRDAĞ RAKISI (Mey İçki) Aslında “Tekirdağ Rakısı” diye bir şey yoktu. Ama halk arasında, Tekel’in Tekirdağ’da üretilmiş rakılarının daha iyi olduğu yönündeki inanç çok güçlüydü. İşte Tekel 2000’de bu efsaneye dayanarak Tekirdağ markasını piyasaya sürdü. Mey İçki de bunu devam ettirdi. Piyasada 5, 35, 50, 70 ve 100 cl’lik şişelerde satılıyor. Tekirdağ İçki Fabrikası’nda üretiliyor. Yüzde 45 alkol derecesine sahip.

 

TEKİRDAĞ ALTIN SERİ (Mey İçki) 2005’te üretimine başlanan sarı renkli bu rakının üretiminde, Tekirdağ yöresinin yaş üzümlerinden elde edilen alkol ve Çeşme’nin anason tohumları kullanılıyor. Bakır imbiklerin göbeğinden iki kez süzülüyor ve meşe fıçılarda dinlendiriliyor. Sarı olmasının nedeni, meşe fıçılarda bekletilmesi. 70 cl’lik şişelerde satılıyor. Tekirdağ İçki Fabrikası’nda üretiliyor. Yüzde 45 alkol derecesi var.

 

ALTINBAŞ RAKI (Mey İçki) Altınbaş Rakı, 1967–1968 yıllarından beri üretiliyor. Şirket, en üst kalitede üzüm, anason ve yumuşak içimli su kullandığını belirtiyor. Piyasada 5, 35 ve 70’lik şişelerde bulunuyor. İstanbul İçki Fabrikası’nda üretiliyor. Yüzde 50 alkol derecesine sahip.

 

KULÜP RAKISI (Mey İçki) 1939’dan beri üretiliyor. Yani Türkiye’nin en eski rakı markası. İlk piyasaya çıkarıldığında ünlü grafik sanatçısı İhap Hulusi’nin klasikleşen çizgisiyle hafızalara kazınmıştı. Şimdi Kulüp’ü Mey İçki üretiyor. Üzüm, anason ve yumuşak içimli su kullanılıyor. Piyasada 3, 35 ve 70 cl’lik şişelerde satılıyor. İstanbul İçki  Fabrikası’nda üretiliyor. Alkol derecesi yüzde 50.

 

SARI ZEYBEK (Elda AŞ) 2005’in Aralık ayında yani kısa bir süre önce piyasaya çıkan sarı renkli yeni bir rakı markası. 70 cl’lik şişelerde satılıyor. Alkol derecesi 45. Elda içecek farikasında üretiliyor. Özelliği meşe fıçılarda 6 ay dinlendirilmesi.

 

İZMİR RAKISI (Mey İçki) 2005 yılında üretimine başlanan İzmir Rakısı’nda Ege’nin yaş ve kuru üzümlerinden elde edilen alkol ve yine aynı bölgenin anason tohumları kullanılıyor. Bakır imbiklerde iki kez damıtıldığı ve sadece imbiğin ortasında kalan rakı şişelendiği için yumuşak bir aromaya sahip olduğu söyleniyor. 5 ve 70 cl’lik şişelerde satılıyor. İzmir İçki Fabrikası’nda üretiliyor. Alkol derecesi yüzde 45.

 

FASIL RAKI (Tariş-Tat)

Aralık ayının son haftasında, yani birkaç gün önce piyasa sürüldü. Kuru üzümden üretiliyor. 35’lik ve 70’lik şişelerde satılıyor. Alkol derecesi 45. Manisa Alaşehir’de yapılıyor.

 

EFE RAKI (Elda AŞ) 2004 tarihinde üretilen yeni bir rakı markası. 20, 35, 70 ve 100’cl’lik olarak satılıyor. Kuru üzüm ile Ege bölgesinde yetiştirilen anasonlardan yapılıyor. Rakı bir ay süre ile bakır imbiklerde dinlendiriliyor. Alkol derecesi 45. İzmir’de Elda içecek fabrikasında üretiliyor.

 

EFE YAŞ ÜZÜM RAKISI (Elda AŞ) 2005 yılında üretimine başlandı. 70 cl’lik şişelerde satılıyor. Alkol derecesi 45. Adından da anlaşıldığı gibi yaş üzümlerden yapılıyor. Elda İzmir fabrikasında üretiliyor.

 

ÇİLİNGİR (Elda AŞ) 2005 yılında piyasaya çıktı. 35 ve 70’cl’lik olarak üretiliyor. Alkol derecesi 43. Elda İzmir Fabrikası’nda üretiliyor. Sert bir tadı olduğu belirtiliyor.

 

BURGAZ RAKI (Burgaz Alkollü İçkiler AŞ) 2004 Aralık ayında üretime başlandı. 20, 35, 50 ve 70’lik şişelerde satılıyor. Alkol derecesi yüzde 45. Lüleburgaz’da Burgaz içecek fabrikasında üretiliyor.

Koç Grubu’na ait yiyecek devi Tat ile Ege’nin büyük üzüm, zeytin, incir, tütün kooperatifi Tariş’in kurduğu ortaklık, 2005 Eylül ayında Mercan Rakı’yı piyasaya sürmeleriyle sektörde güçlü bir isim olmaya kararlı olduğunu gösterdi. Mercan Rakı, 35 ve 70 cl’lik şişelerde satılıyor. Manisa Alaşehir’de yapılıyor. Alkol derecesi yüzde 45.

 

YEKTA RAKI (Mey içki) : Üretimine 2006 da başlanmıştır. Sumasının yapımında Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde yetişen üzümler kullanılır. Yekta Rakı içinde en fazla üzüm çeşidi bulunduran rakı olarak piyasaya sunulmuştur. Sek içilebileceği gibi su veya maden suyu ilavesiyle, ama mutlaka soğuk (8–10°C) içilir. Aperatif olarak da alınabilen rakının, Türk içim geleneğine uygun olarak çilingir sofrasının, özgün soğuk ve sıcak mezeleri ile içilmesi tavsiye edilir. Tekirdağ içki fabrikasında 35 ve 70 cl’lik şişelerde %43  Alkol Derecesi si ile üretilmektedir.

 

MEST RAKI (Mey İçki) Monosepaj, yani tek çeşit üzümden yapılan bir rakıdır. Yaş üzümden yapılır. İki çeşidi vardır: Mest Misket ve Mest Sultaniye. Mest Sultaniye, Denizli yöresinin Sultaniye üzümlerinden, Mest Misket ise İzmir yöresinin Misket üzümlerinden üretilir. Fransa’dan getirilen şişesi Türkiye’de özel olarak tasarlanmıştır. Sek içilebileceği gibi su veya maden suyu ilavesiyle, ama mutlaka soğuk (8–10°C) içilir. Aperatif olarak da tüketilebilen Mest Rakı soğuk ve sıcak mezeler ile uyum sağlar. Nevşehir içki fabrikasında 50 cl’lik şişelerde üretimi yapılmaktadır.

ATA RAKI :(Burgaz içki) Lüleburgaz da üretilen Ata rakı 35 ,70, 100, 150 cl’lik şişelerde bulunmaktadır.

SARI ZEYBEK; (Elda A.Ş)Manisa Alaşehir fabrikasında üretilen  Sarı Zeybek 20,35,70 Cl.lik şişelerde üretilmektedir.

HERDEM İZMİR SAKIZLI RAKI (Mey içki)Türkiye’nin sakız içeren tek rakısıdır.Ege Bölgesi’nin yaş üzümlerinden elde edilen sumanın bölgenin anason tohumlarıyla birleştirilmesiyle yapılır. Sakız Adası’ndan gelen gerçek sakızları ilave ederek bakır imbiklerde ikinci kez distile edilir. Yumuşak içimlidir. Sakızın doğal tadı ve aromasını algılamak için sek olarak içilmelidir; fakat su katılarak da içilebilir. Sulandırarak içiminde buz katılmalıdır. Kokusuz hafif mezelerle birlikte içilmelidir. Tekirdağ içki fabrikasında üretimi yapılmaktadır. 70 cl’lik şişelerde bulunmaktadır, %45 alkol derecesine sahiptir.

 

Ali Uğur ZEYBEK tarfından yazılmıştır.

 

Yorum Yapın

Önemli not : Yorumunuz denetim için bekliyor.. Yazıya uygun olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Kategoriler

E-POSTA