TURİZM VE OTELCİLİK PORTALI

Balık Türleri (Ç-I)

Yazar admin on Ağu 25th, 2009

ÇİPURA (Spanıs aurata)

 

Ege ve Akdeniz’in bu namlı balığı, Marmara’da seyrek bulunur. Ortalama 25–35 santimetre boy ve 0,5–3 kilogram ağırlıkta, en çok 60 santimetre ve 6 kilogramda olabilir. Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kıs aylarında da 35–40 metre derinliklerde yasar. İki yanı sıra üstündekiler daha da derinlere İner. Üremeleri ekim-aralık aylarında olur; 100–150,000 yumurta döker. Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.

 

ÇİTARİ (Boops salpa)

 

Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpan balığı da denir. Boyları 45 santimetre Olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz’de bol, Karadeniz’de seyrek rastlanır. Yasam karakteri ve üremeleri, karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir.

 

 

ÇİZGİLİ MERCAN (Uthognathus mormynıs)

 

Mırmır balığı da denir. Mercana göre vücudu daha uzundur. Genellikle Akdeniz’de bulunur ve en çok 30 santimetreye kadar büyür. Sığ suların bitkilerle örtülü taslık, kayalık, kumluk bölgelerinde yasar. Acı su bölgelerine de girer. Biyolojik yasamı karagöz-mercan gibidir. Etinin lezzetli olmasına rağmen az bulunan ve sadece taze tüketilen bir balıktır.

 

 ÇİZGİLİ ORKİNOS (Katsowonus pelamis)

 

Karadeniz, Marmara ve Kuzey Ege’ye kadar sularımızda rastlanan orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60–100 santimetre olur. Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadeniz’e çıkar ve orada sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş-gelişler Karadeniz ve Marmara’daki yerli balıkların doğal Dengesini oluşturur. Etinin insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle asırı tüketimi, hem orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir.

 

DAĞ ALABALIĞI (Salmo trutta macrosügma)

 

Çoruh, Ege ve Konya Ereğlisi çevrelerinde dağ göllerinin soğuk, berrak ve temiz sularında yasar. Zaman ,zaman nehirlere de girer. Bilimsel olarak dünyanın son buzul çağında dağ göllerinde kalıp, geliştiği teorisi vardır. Boyu 40–60 santimetreden 1 metreye; ağırlığı da 1–3 kilogramdan 14 kilograma olabilir. 3–4 yaşında olgunlaşıp göllerin buzla kaplandığı ekim-ocak aylarında Yumurtalarını çakıllara bırakır. Dişileri yaklaşık 3,500 yumurta bırakır. Çok lezzetli etinin yanı sıra sertlik ve çevikliği ile avcılığı da değerlidir.

 

 

DENİZALASI (Salmo trutta Iabrax)

 

Karadeniz alabalığı, som balığı olarak da tanınır. Somon balığı ile hem akrabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türü de Akdeniz’de yasar. Genelde 50–80 santimetre boy ve 3–7 kilogram ağırlıktan, en çok 100 santimetre ve 25 Kilograma erişenlerine rastlanır. Ömrünün bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer. Ağırlığına oranla 2,000–16,000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.

 

 

DERE ALABALIĞI (Salmo trutta fario)

 

Soğuk, temiz ve hızlı akıntılı nehirlerde çevresine bağlı olarak yasar. Bölgesine kıskançtır, başka balıkların gelmesini istemez. Boyları 30–40, en çok 60 santimetre ve 0,5–2 kilogram ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar ve yavru balıklarla beslenir. Erkekleri 2, dişileri 3 yasında olgunlaşıp ekim-ocak arasında yumurta bırakır. Zaman zaman akıntılara karsı 1,5–2 metre sıçrayarak yüzer. En değerli tatlı su balıklarından biridir. Lezzetli ve yararlı etiyle ekonomik değeri çok yüksektir.

 

 

DERE KAYABALIĞI (Gobio gobio)

 

Ülkemiz akarsularında çeşitli türleri yerine göre adlar alır. 5–6 yılda yavaş

büyüyerek 12–20 santimetre boya ulaşır. Fazla hareket etmeden sualtında yatarak

Ömrünü geçirir. Nisan-Haziranda 12 -18°C sularda haftalık aralıklarla ürer; dişileri 1,000–3,000 yumurta verir. Eti lezzetlidir. Büyük balıkları avlamak için yem olarak da kullanılır.

 

 

 

DERE PİSİSİ (Pleeuronectes Besus)

 

Nehirlerin denizlere karısan acı su bölgelerinde veya akarsuların daha içerlerinde yasayan bir pisi türüdür. Akdeniz’de fazla rastlanır. Az akıntılı suların kumsal diplerinde fazla hareket etmeden yasar. Ortalama 25–30, en çok 50 santimetre boyda olur. Etçil bir balıktır. Bulunduğu bölgenin su ısısına göre değişik olarak şubat-mayıs arasında ürer ve 800,000 yumurta bırakır. Eti çok lezzetli ve ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

 

DİKENCE (Gasterosteus aculeatus)

 

Denizlerin kıyı kesimlerinde, nehirlerin denize karısan acı su bölgelerinde ve zaman zaman nehirlerde yasayan küçük bir balıktır. Boyu 7–9 santimetre olup vücudu kalın pullarla kaplıdır. Çeşitli renklerinin güzelliği ve 300–1,000 dolayında yumurtasının erkek balık tarafından bir yuva yapılarak korunması, dikenceyi ilginç bir doğa olayı yapar. Ekonomik bir değeri yoktur.

 

 

DİKENLİ KIRLANGIÇ (Aspitriglıa cuculus)

 

Kırlangıç ailesinin bir türüdür. Sırt ön yüzgeçlerinin sivriliği ve uzunluğu, yan taraflarındaki sert kabuklarla kırlangıçtan ayrılır. Ege, Akdeniz ve Marmara’da bulunur. Karadeniz’de rastlanmaz. En çok 45 santimetre boyda olur. Denizlerimizde sayısı kırlangıçtan daha azdır. Genelde 30 metre derinlikte durgun sularda, bazen de 100–250 metre derinliğe inerek yasar. Eti lezzetli ve

Yararlıdır. Ekonomik değeri vardır.

 

 

DİKENLİ ÖKSÜZ (Prestedion cataphractum)

 

İsim benzerliğine karsın kırlangıç ailesinden öksüz ile soydaşlığı yoktur. Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin 30–400 metreye varan derinliklerin kumlu, çakıllı yosun kaplı zeminlerinde yasar. Boyları 10–15, en çok 30 santimetre olabilir. Küçüklerine mıcır, büyüklerine çuka denir. Çiftler halinde gezerek yosunlar, otlar, yumuşakçalar ve küçük kabuklularla beslenir. Mayıs-temmuz Arası ürer. Eti lezzetlidir fakat çok seyrek bulunur.

 

 

DİL BALIĞI (Amogtossus latema)

 

Denizlerimizde 10 metreden 300–500 metreye kadar derinliklerinde, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yasar. Boyları 20–25 santimetre olur. Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak Haziran-temmuz arasında üreme yapar. Kıs aylarında eti dolgun ve lezzetli olur. Genelde her mevsimde bulunan, ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır.

 

 

 

DÜLGER (Zeus faber)

 

Boyu 50–60 santimetreye ulasan dülger balığı, geçici balıktır. Mayısta Marmara’dan Karadeniz’e çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve kısmen de Karadeniz’de yasayan, kalın pullarla örtülü dülger balığı, etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı yutarcasına yer. Genelde 60–70 santimetre derinliklerde yasar. Kıs mevsiminden sonra suların ısınmasıyla mayıs ayından başlayarak temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger balığı, İzmir-Antalya arası yörelerimizde peygamber, dikenli peygamber balığı olarak da tanınır. Eti lezzetli, beyaz ve yararlıdır.

 

 

EGREZ BALIĞI (Vimba vmıba)

 

Kuzey Ege, Marmara, Trakya ve Göller Bölgesi’nde yayılış gösterir. Düz ve ağır akışlı suların, kumluk, çamurlu zeminlerinde yasar. Boyları 25–35 santimetre en çok 50 santimetre ve 450–500 gram ağırlıkta olur. 3–4 yasında olgunluğa erişip mayıs-haziran arası üreme yapar. Etinin güzelliği ve bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri vardır.

 

 

ELEKTRİK BALIĞI (Torpedo marmorata)

 

Bir köpek balığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100–150 metreye varan diplerinde fazla göç etmeden yasar. Boyu 150 santimetre olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100–220 volta varan, insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli elektrik çarpması yapar. Bahar-yaz aylarında çiftleşerek ürer. Dişileri 14–15 canlı yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde fazla tüketilmez.

 

ESKİNA (Scıana umbra)

 

Sıcak ve ılıman denizlerin 100–150 metre taslık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yasar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda taşbalığı ve mavrusgil balığı olarak da tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen eşkina, 30–35 santimetre uzunluk ve 500–600 gram ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.

 

 

FANGRİ MERCAN (Sparus pagrus)

 

Bir mercan türüdür. Ortalama 25–35, en çok 80 santimetre boyda sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdeniz’de yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taslık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yasar. Üremesi bahardan ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli olanlardandır, ancak seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir.

 

 

FENER (Lophius piscatorius)

 

Kıyılardan 500 metreye kadar derinlerde yasayan, boyları 2 metreye erişebilen, bir dip balığıdır. Hareketsiz yatar ve antenleriyle avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki balıklan bile yutar. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı, insan cildi için tehlikelidir. Mart-ağustos arası derinlere inerek ürer. 6–7 yasında bir dişi, 1 milyon yumurta verir. Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Seker hastalığı tedavisinde kullanılan ensülin ilacı, ilk kez fener balığı pankreasından elde edilmiştir.

 

 

GAMBUSYA (Gambusia affims)

 

Anayurdu ABD’nin güney bölgelerinden, sivrisinek ve sıtma mücadelesi için ülkemize getirilmiştir. Durgun, sığ ve sıcak sulara çok toleranslıdır. 0′dan +30° C.’ye kadar dayanabilir. Özellikle sivrisinek larvalarıyla beslenir. Ayrıca yosunları ve kabukluları da yer. Erkekleri, 3–5 santimetre dişileri, 6 santimetre olur. Nisan-ekim arasında erkekleri, spermlerini dişinin üreme boşluğuna bırakır; 30 günlük hamilelikten sonra dişi yaklaşık 60 yavru doğurur. Doğa dengesi ve sağlığa yararı ile çok değerlidir.

 

 GELİNCİK (Gaidropsanıs mediterraneus)

 

Bakalyaro ve mezgitle ayni türdendir. Denizlerimizde birkaç cinsi yaygındır. Sıcak ve ılıman suların taslık, kayalık diplerinde sahillere yakın yasar. Balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Çevik, yırtıcı ve saldırgandır. Derisi çok kaygandır. Ortalama 20, en çok 40 santimetre boyda olur. Üremesini sonbaharda yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri olan bir balıktır.

 

 

GÖKKUSAĞI ALABALIK (Salmo gairdneri)

 

Kuzey Amerika kökenlidir. Yetiştirilmek üzere dünyaya yayılmış, bu arada ülkemize de getirilmiştir. Temiz, oksijeni bol sularda yapay yemler veya küçük balıklarla beslenebilen yetiştirmeye en çok uyum gösteren, tuzlu deniz suyuna da toleransı olan bir alabalık türüdür. Erkekler 2, dişileri 3 yılda olgunlaşıp kilogram /ağırlığına göre yaklaşık 1,000–5,000 yumurta verir. Denizde yetiştirilenleri, daha çabuk büyüme gösterir. Etinin lezzeti ve bol üretimiyle ekonomik değeri çok yüksektir.

 

 

GÖL ALABALIĞI (Salmo trutta lacustris)

 

Kuzeybatı Anadolu, Abant ve 7 Göller Bölgesi’nde yayılış gösterir. Çeşitli türleri vardır. Türüne göre renk, boy ve beslenme farklılıkları gösterir. Genelde temiz, bol oksijenli soğuk sularda fazla gezinmeden; planktonlar, dip hayvanları ve küçük balıklarla beslenerek yasar. Boyları ortalama 25–40, yabanlarında 60–70 santimetre olabilir. Eylül-ocak arasında üreme yapar. Yumurtalarını dipteki çakıllara yapıstırır. Üretimi yapılmaz. Eti çok lezzetli, ekonomik değeri bölgeseldir.

 

 

GÖRDEK (Ruülus rubilio)

 

Kızılgöz ailesindendir. Kuzey Ege, Marmara ve Trakya’da fazla hareketli olmayan akarsuların zengin bitkili kıyı bölgelerinde yasar. Kıs aylarını daha derince sularda geçirir. Kurtlar, böcekler, kabuklular ve böcek-sinek larvalarıyla beslenir. Boyu 15–20, en çok 25 santimetre olur. Nisan-mayıs arası ürettiği yumurtalarını bitkilerin arasına bırakır. Besin yönüyle değersizdir, fakat av yemi olarak değerlendirilir.

 

GÜMÜS (Atherma boyeri)

 

Denizlerimizde yaygın olan Gümüş’ün Sapanca, İznik ve Köyceğiz Göllerinde yasayan bir türüdür. Sıcak sularda, böcek larvaları ve sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yasar. Mayıs-eylül arasındaki üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını; kumlu, çakıllı zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın, sürü halinde dolaşırken su kuşlarına yem olur. Eti yenebilir. Daha çok balık üreticiliğinde

yem veya balık unu endüstrisinde değerlenir.

 

 

GÜMÜS HAVUZBALIĞI (Carassius auratus gibelio)

 

Trakya ve Doğu Karadeniz’in yumuşak zeminli, bol bitkili akarsularında yayılış Gösteren bir carrasius türüdür. Büyümesi daha hızlı olup 3–4 yasında 15–20 Santimetreye erişir. Daha büyüklerine de rastlanır. Mayıs-haziran arası 160–380,000 yumurta döker. Bazı hallerde bu yumurtaları, sazan veya diğer havuz Balıklarının döllediği de olur. Eti yenebilir. Havuz veya akvaryumlarda süs balığı olarak yaşatılır.

 

 

GÜMÜS SAZAN (Hypophtalmichthys molitmc)

 

Diğer sazan türleri gibi Güneydoğu Asya kökenli bir balıktır. Ortalama 100–120 santimetre boy ve 20 kilogram ağırlığa erişirler. Fido planktonlarla beslenir. 3 yaşında cinsel olgunluğa erişip, 20 -22° C.’de ve üstündeki sularda kilogram ağırlığına oranla 140,000 yumurta verir. Yağsız ve lezzetli eti, Çin’de değerli bir yiyecektir. Bu nedenle ülkemize de getirtilerek araştırma enstitülerinde yasam uygulama ve üretme şartları incelenmektedir.

 

 

GÜNES (Coris julis)

 

Bu balık da lapin ailesindendir ve aynı yasam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 santimetre olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan-haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600–20,000 taneye kadar yumurta döker.

 

 

HAMSI (Engraulis encrasicolus)

 

Karadeniz’in insan yaşamıyla birlesen balığıdır. Marmara’da da bulunur. Sürüler halinde yasar ve 20 santimetreye kadar büyür. Ocak-Mart arasında beslenmek için sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30–40 metre derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yasından itibaren olgunluğa erişip 18 -20° C. sularda, 25–60 metre Derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip, yaklaşık 40,000 yumurta döker. Etinin lezzeti, çeşitli tüketim önleriyle ekonomik değeri çok Yüksektir. Aşırı avlanılması ve orkinos-palamut-uskumru/torik Sisteminde dengenin bozulması, hamsiyi de tehlikeli olarak Etkilemektedir.

 

HASKEFAL (Mugu cephalus)

 

Denizlerimizde yaygın bulunan bir kefal türüdür. Ortalama 30–50, en çok 75 Santimetre boyda olabilir. Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık Denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içlerine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150,000–1 milyon yumurta verir. Beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan havyar yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.

 

 

HAVUZ BALIĞI (Can-asius carrasius)

 

Trakya-Marmara Bölgeleri, Kızılırmak, Yeşilırmak Deltaları ve Çoruh Havzası’nda yayılıs gösterir. Boylan 15–25, en çok 45 santimetre ve 2–3 kilogram da ağırlıkta olur. Su içindeki otlar, dip hayvanları ve sinek larvalarıyla beslenir. Sazana benzer ve akrabadır. Mayıs-haziran arası 14–20° C. sularda 150–300,000 yumurtasını 2–3 defada otların üzerine bırakır. Suyun kirliliği ve oksijen değerine toleranslı bir balıktır. Büyüklerinin eti lezzetlidir. Batı ülkelerinde üretimi de yapılmaktadır.

 

  

HOROZBİNA (Parablennius gattorugine)

 

Dalgalı sahillerin taslık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde gizlenerek, çoğunlukla çift yasar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı sularda yasayanları da vardır. Yasam şartlarına göre böcekler, Kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları tas oyukları, midye, istiridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler. Erkekler de 20–25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde atlıya atlıya yumurtalara bekçilik yaparlar.

 

 

HOROZBİNA (Blennius fluviatilis)

 

Marmara, Ege ve Akdeniz akarsuları ve bunların deniz kansımı acı su bölgelerinde yasar. Boyları denizde yasayanlara göre daha küçüktür. 8–12, en çok 15 santimetre, Akçenizdeki türleri ise 20 santimetreye ulaşabilir. Su altındaki küçük hayvanlar veya böcek larvalarıyla beslenir. Yaz aylarında üreyip yumurtalarını taslar ve midye kabukları arasına ustaca gizler. Çıplak ve pulsuz derisi, yapışkan bir sıvı ile kaplıdır. Ekonomik bir değeri yoktur.

 

 

 İNCİ BALIĞI (Albunus albunius)

 

Pullarından yapay inci yapılması ismini verir. Ülkemizde çesitli türleri yasar. Boyları 15–20 santimetre olur. Manyas ve Ulubat Göllerinde bolca bulunur. Planktonlar, kurtlar, böcek larvaları ve su yüzeyindeki sinekleri yakalayarak beslenir. Nisan-mayıs arası üreyip, yapışkan yumurtalarını nehirlerin giriş veya çıkısındaki kıyıların kumluklarına bırakır. Eti lezzetli sayılır. Bölgesel Değerlenir. Orta Anadolu’da Gökçe, Van çevresinde darah ismiyle anılır.

 

 

ISKARMOZ (Sphyraena sphyraena)

 

Bütün sıcak ve ılık denizlerin sığsularından 100 metre derinliğe kadar orta sularda yasayan bir balıktır. Et yiyen cinsinden ve avlarına karsı yırtıcıdır. Marmara’da az, Ege ve Akdeniz’de fazlaca bulunur. Akdeniz barakudası olarak da adlandınlır. Boyu 1 metreye erisen ıskarmoz balığı, barakuda olarak okyanuslarda 3 metreye kadar büyüyebilir. Sürü halinde dolaşıp özellikle köpek balıklarına hücum ederler. Fazla yırtıcılığı ve etinin de gıda değeri olmadığı için ekonomik yönü yoktur.

Yorum Yapın

Önemli not : Yorumunuz denetim için bekliyor.. Yazıya uygun olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Kategoriler

E-POSTA