BURSA

Yazar admin on Eki 4th, 2008

 

Yüzölçümü :11.043 km²,Nüfus : 1.603.137 (1990),İl Trafik No :16 Bursa, M.Ö. yıllardan bu yana bir çok medeniyete ve onların dinlerine beşiklik etmiş ender illerin başında gelir. İlde Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerine ait bir çok eser hala ayaktadır ve koruma altındadır. Özellikle M.S. 324 yıllarında başlayan 1563 yılına kadar 17 kez toplanmış olan ve Hıristiyanlık dini için çok önemli olan konsül toplantılarından 8 tanesi ülkemizde gerçekleştirilmiş olup, bunlardan 1. ve 7. si İznik’te yapılmıştır. İznik Hıristiyan dinince ülkemizdeki 8 kutsal hac merkezinden biri ve en önemlisidir.

BURSANIN İLÇELERİ

Bursa ilinin ilçeleri; Nilüfer, Yıldırım, Osman Gazi, Büyük Orhan, Gemlik, Gürsu, Harmancık, İnegöl, İznik, Karacabey, Kales, Kestel, Mudanya, Mustafa Kemal Paşa, Orhaneli, Orhangazi ve Yenişehir’dir.

Gemlik :Bursa’nın 30 km. kuzeybatısında aynı adlı körfezin kıyısında kurulmuştur. Gemlik’e bağlı Kurşunlu, Küçük Kumla, Büyük Kumla, Karacaali yaz turizminin yoğun olarak yaşandığı kıyılardır.

İnegöl :Bursa’nın 454 km güneydoğusunda yer alan İnegöl, Antik dönemde Ankedoma adıyla tanınmaktaydı. İlçedeki önemli tarihi eserler Osmanlı döneminden kalmadır.

1481′de Sadrazam İshak Paşa tarafından yaptırılan İshak Paşa Cami ve Külliyesi, Hamza Bey Cami, Yıldırım Cami (Cuma Camii), Kurşunlu Cami, Kurşunlu Han ve Ortaköy Kervansarayı İnegöl’deki tarihi eserlerdir. İnegöl’ün 13 km batısında Sultan köyünde XIV. yüzyılda yaşamış Germiyanoğlu Geyik Baba ile Balım Sultan adına, Orhan Bey tarafından yaptırılmış Geyikli Baba Türbesi önemli bir ziyaret yeridir. Boğazova Yaylası, Arabaoturağı Yaylası, Alaçam Yaylası, tarihi çınarlar İnegöl’ün tabii güzellikleridir.

Karacabey : Bursa’nın 65 km batısında yer alan Karacabey ilçesi, Antik dönemde Mihaliç adı ile bilinmekteydi. Kentin belli başlı tarihi eserleri Sultan I. Murat’ın yaptırdığı Ulu Cami,1457 yılında Karaca Bey tarafından yaptırılan Karacabey Cami (İmaret Cami) ile Karacabey-Bursa yolu üzerinde ve Uluabat kıyısındaki Osmanlı dönemi yapısı Issız Han’dır.

Keles :Uludağ’ın güney eteklerinde kurulu olan Keleş ilçesi, Bithynia, Roma, Bizans kalıntılarına sahiptir. XIV. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girmiştir. İlçenin en önemli tarihi yapısı Sultan Yıldırım Bayezid’in Yakup Çelebi tarafından yaptırılan cami, hamam ve medreseden oluşan Yakup Çelebi Külliyesidir.

Kelesin Kocayayla mevkii kampçılık ve trekking için eşsiz bir doğa parçasıdır. Kocasu ırmağı rafting sporu için elverişli şartlara sahiptir.

Mudanya :Bursa’nın 25 km kuzeybatısında ve Marmara Denizi kıyısında yer alan Mudanya, Bursa’nın iskelesi durumundadır.Temiz havası ile yaz turizminin yoğun olarak yaşandığı Mudanya civarında en tanınmış günübirlik gezi yeri Çanaklıçeşme’dir.

Osmanlı evlerinin en güzelleri Mudanya’dadır. Bu evlerin en önemlisi Tahir Paşa Konağıdır.

Mustafakemalpaşa :İlkçağdan beri çeşitli yerleşimlere sahne olan ilçenin eski adı Kirmastı’dır. Yakınında Miletopolis ören yeri bulunmaktadır. İlçe merkezinde Lala Şahin Türbesi, Hamzabey Cami ve Türbesi, Şeyhmüftü Cami ve Türbesi yanı sıra Dorak Hazineleri bölgesi, Kestelek Harabeleri ilgiye değer tarihi yerlerdir. Muradiye Sarnıç köyü yakınlarındaki Suuçtu Şelalesi, Söğütalan bucağındaki Suçıktı mesiresi Mustafakemalpaşa civarındaki eşsiz harikalarıdır.

Yenişehir :Bursa’nın 45 km doğusunda yer alan Yenişehir antik çağda Neopolis olarak tanınıyordu. Osman Gazi döneminde Osmanlı topraklarına katılan ilçe, Osman Gazi tarafından gazilerine kılıç hakkı adıyla yurtluk olarak verilmiştir. İskana açılan yerde kurulan kent Yenişehir adını almıştır.

Osmanlı döneminden kalan zengin tarihi eserlere sahip Yenişehir’de Osman Gazi’ nin yaptırdığı saraydan arda kalan Saray Hamamı, I. Murad döneminden kalma Postinpuş Baba Zaviyesi, XIV. yüzyılda inşa edilen Voyvoda Cami (Çınarlı Cami), XVI. yüzyılda yapılmış olan Koca Sinan Paşa Külliyesi, Bali Bey Cami, Orhan Bey tarafından yaptırılan Ulu Cami, Süleyman Paşa Külliyesi, 1645′de Yenişehirli Deli Hüseyin Paşanın yaptırdığı Çifte Hamam, Yarhisar Köyü Orhan Cami ve Saat Kulesi görülmeye değer tarihi yapılardır.

Büyükorhan :Bursa’nın 86 km. güneyindedir. İlçenin yarısı ormanlık alana sahip olup tabii güzelliklerinden Görecik yaylası ilçeye 6 km. uzaklıktadır.

Gürsu :Bursa merkezine 12 km. uzaklıktaki Gürsu ilçesi,tarihi çınar ağaçları,Osmanlı evleri,tarihi hamam ve camisi ile şirin bir ilçedir.

Kestel :Bursa’nın 12 km. doğusunda yer alan Kestel,Bursa ile hemen hemen birleşmiş gibidir. Kestel adı Roma Döneminde yapılan ve Kastel adı verilen kalesinden gelmektedir.

Orhaneli :Bursa’nın 55 km. güneyinde ve Uludağ eteklerindedir. Orhaneli yakınlarındaki Çınarcık günübirlik bir turistik alandır ve tabii güzellikleri ile ünlüdür.

Orhangazi :Bursa’nın 48 km. kuzeyinde ve Bursa-Yalova yolu üzerindedir. Bursa’dan sonra sanayi açısından ikinci sırayı almaktadır. İznik Gölü’nün batı kıyısında uzanan topraklarda, Keramet Kaplıcası’nın kliminotolojik etkisi ile dünyanın en lezzetli zeytinin yetiştiği yer olmuştur.

BURSAYA NASIL GİDİLİR

Bursa,kara ve deniz ulaşımından en geniş şekilde yararlanabilen,hava ulaşımında gelişme potansiyeli olan bir ildir. İlin coğrafi ve tarihsel konumu,ülkenin önemli ve gelişmiş merkezlerine yakınlığı,ulaşım alternatiflerinin gelişmesini sağlamıştır.

Karayolu : İl gerek iç gerek şehirlerarası trafik yönünden yoğun bir karayolu trafiğine sahiptir.
Bursa Terminali il merkezine yaklaşık 10 km uzaklıkta bulunmaktadır. İlden diğer tüm illere seferler bulunmaktadır.

Terminal : Yeni Yalova yolu 10. km
Tel. : (+90-224)261 54 00

Denizyolu : Deniz yolu ulaşımı Gemlik ve Mudanya iskeleleri vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Her iki liman da Bursa’ya yaklaşık 30 km. uzaklıktadır ve Bursa sanayisi için önemli dışalım ve dışsatım iskeleleridir.

Gemlik limanından sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır. Mudanya’dan Denizyolları İşletmesi’nin İstanbul’a karşılıklı vapur seferleri vardır.

İDO Mudanya Terminali : (+90-224)544 30 60
İş günleri Mudanya’dan İstanbul’a her gün saat 7.30’da
Cumartesi : 7.30 Pazar : 17.00

Havayolu : Bursa’da il merkezine 8 km. uzaklıkta bir havaalanı bulunmaktadır.

Bursa Hava Limanı : (+90-224)246 50 01
Yenişehir Hava Limanı : (+90-224)773 00 64

Demiryolu : İlde demiryolu ağı bulunmamaktadır.

BURSA COĞRAFYASI

Marmara Denizi’nin güney doğusunda yer alan Bursa’nın Marmara Denizi’ndeki kıyılarının uzunluğu 135 kilometredir. İlin en önemli yükseltisi, aynı zamanda kayak merkezi ve milli park da olan Uludağ’dır. Belli başlı göller ise İznik Gölü ve Uluabat Gölü’dür.

Bursa genellikle ılıman bir iklime sahip olmakla beraber bölgelere göre iklim farklılıkları gösterir. Güneyde Uludağ’ın sert iklimi ve bol yağışlarına karşılık, kuzeyde Marmara’nın yumuşak iklimi hüküm sürmektedir. İlde kışlar genel olarak çok yağışlı, yazlar ise kuraklığa sebep olmayacak derecede yağışlı geçer.

 

BURSANIN TARİHÇESİ

Bursa bölgesinin tarihi M.Ö. 5000-3500 yıllarını ihtiva eden kalkolitik döneme uzanmaktadır. Bölgede yapılan arkeolojik araştırmalarda, bu döneme ilişkin bazı kalıntılar elde edilmiştir.

Daha sonra Frig, Roma, Bizans dönemlerini yaşayan şehir Selçukluların ve Osmanlıların egemenliğine girmiştir.

29 Ekim 1923′te ilan edilen Cumhuriyet ile birlikte Bursa şehri kültür, sanayi ve ziraat merkezi olarak gelişmesini sürdüren bir il olmuştur

 

BURSA DA NE YENİR

Bursa’ya gelindiği zaman mutlaka

İskender Kebabı,

İnegöl Köftesi

ve Kemalpaşa Tatlısı yenmeli. Bunlar dışında Bursa’yla özdeşleşmiş olan  Kafkas Pastanesinin Meşhur

 

Kestane Şekeri unutulmamalıdır.

NE ALINIR?

Tüm dünyaya ün salmış olan Bursa İpekli dokumalarından ve Bursa’nın meşhur havlusu alınmalıdır.

YAPMADAN DÖNME

Cumalıkısık’ı görmeden,

Uludağ’da kayak yapmadan,

Külliyeleri ziyaret etmeden,

Kaplıcalara uğramadan,

İskender kebabı,

Kemalpaşa tatlısı

kestane şekeri yemeden,

Bursa ipeği satın almadan…

Dönmeyin.

GEZİLECEK YERLER

İznik ,Mudanya,Cumalıkızık,Kaleler ,Camiler,Kiliseler,Sinagoglar,Hanlar,Milli Parklar,Mağaralar,Kaplıcalar,Plajlar ,mesire Yerleri ,Sportif Etkinlikler ,Kuş Gözlem Alanı

İZNİK

İznik, her avuç toprağı binlerce yıldır kültür kalıntıları ile yoğrulmuş, bölgede, yüzyıllar boyu tarih sayfalarının baş köşelerinde yerini almış bir kenttir. Dört imparatorluğa başkentlik yapmış nadir yerleşimlerden biridir.

Çinicilik

İznik çiniciliğinin gelişimini, tarihleri bilinen yapılar üzerindeki çini kaplamalardan açık-seçik görülebilir. 1378/91 yılları arasında yapılan İznik Yeşil Cami minaresini süsleyen en eski Osmanlı çinileri teknik ve dekor bakımından Selçuk geleneğini devam ettirmekle beraber renk ve tonları onlardan daha zengindir. Camiye ismini veren bu çiniler firuze ve yeşil renklerin çeşitliliği ve zenginliğiyle dikkat çekerler.

İstanbul’daki yapılarda kullanılan çinilerin İznik’te yapıldığını tarihsel belgelerden öğreniyoruz. Milet, Şam grubu ve Rodos işi adı ile tanınan seramiklerin merkezi İznik’tir. XVII. yy.da İznik’e gelen gezgin Evliya Çelebi, 300′den fazla çini fırınının bulunduğundan söz eder. İznik çinilerinde; lâle, sümbül, nar, karanfil gibi çiçek motifleri kullanılmıştır. Ayrıca insan, kuş, balık, tavşan, köpek gibi hayvan ve gemi motiflerine de rastlanır. Mavi, firuze, yeşil ve kırmızı en çok kullanılan renklerdir.

Tarihçe: Kent yakınlarındaki Karadin, Çiçekli, Yüğücek ve Çakırca Höyüklerinde M.Ö. 2500 yıllarına inen uygarlık izleri saklıdır. M.Ö. VII. yüzyılda Trak kavimlerinin göçlerinden önce burada kurulan yerleşim ‘Helikare’ adını almıştır. Kentte basılan sikkelerde Khryseapolis (Altın Şehir) adı okunmaktadır.

Makedonya İmparatoru İskender’in generali Antigonos tarafından M.Ö. 316 yılında yenilenen kent Antigoneia adını almıştır. İskender’in ölümünden sonra Antigonos ile general Lysimakhos arasındaki savaşı kazanan Lysimakhos kente, Antipatros’un kızı olan eşi Nikaia’nın adını vermiştir. M.Ö. 293′te Bithynia Krallığı’na bağlanan kent, önemli mimari yapılarla süslenmiştir. Bir süre Bithynia Krallığı’nın başkenti olan Nikaia daha sonra Roma’nın önemli bir yerleşimi olarak varlığını sürdürür.

Nikaia, Bithynia havarilerden Petrus’un çabaları ile Hıristiyanlık ile tanışır. İmparator l. Constantinus döneminde Hıristiyanlık üzerindeki yasaklar kalkar. 325 yılı yazı başında Nikaia, Hıristiyanlık için çok önemli bir olaya sahne olur ve Birinci Konsül, Senatus Sarayı’nda toplanır. İmparator Constantinus’un da katıldığı toplantıda iki önemli görüş tartışılır. İskenderiyeli din adamı Arius’un görüşü “.//hz. İsa’nın sadece bir insan olduğu ve tanrıdan dünyaya gelmediğidir.” Kısa sürede taraftar toplayan bu teze, Piskoposlar karşı çıkmıştır. Hıristiyan dünyasınca bugün de savunulan “Hz. İsa’nın Tanrı nın oğlu olduğu” tezi uzun tartışmalardan sonra kabul görmüştür. Hıristiyanlıkla ilgili yortu günleri ve Nikaia Kanunları adı ile bilinen 20 maddelik metin bu Konsülden sonra kabul edilmiştir.

787 yılında İznik Ayasofya’sında VII. Konsül toplandı. İmparatoriçe İrene’nin önderliği ile resim ve heykel üzerindeki yasaklar kaldırıldı.

İznik, Selçuklularıni Bizanslıların da başkenti olmuştur.

1331 yılında Osmanlı orduları tarafından ele geçirilen İznik, Osmanlı dönemiyle birlikte canlanmaya başladı. Osmanlı idaresinde İznik, sanat, ticaret ve kültür merkezi oldu. Orhan Gazi Medresesinde birçok ünlü ders verdi. Davud-u Kayseri, Ebul Fadıl Musa, Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi ünlü tasavvuflar İznik’te yaşadı ve eserler verdi. Osmanlı döneminin ilk cami, medresesi ve imareti İznik’te inşa edildi.

XIV ve XV. yüzyıllarda XVI. yüzyılda İznik bir sanat merkezi olmuş, dünyaca ünlü çini ve seramikler burada üretilmiştir. İznik, Hellenistik çağdan kalma ızgara planlı kent yerleşimi, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden kalan anıtsal yapıları ile tarihi kent dokusunu bütün canlılığıyla korumaktadır.

İklim: İznik genellikle ılıman bir iklime sahiptir. İlçede kışlar genel olarak çok yağışlı, yazlar ise kuraklığa sebep olmayacak derecede yağışlı geçer.

GEZİLECEK YERLER

Tümülüs, Kaya Mezar ve Anıtları

Berber Kaya: İznik’in doğusunda yer alan bir tepenin eteğindedir. Yek pare kayadan oyulmuş büyük bir oda şeklinde mezar anıtıdır. Zemininde mezarlar bulunmaktadır.M.Ö. II. yüzyıla ait olup Hellenistik dönemin İznik’teki önemli bir örneğidir. Devasa boyuttaki bu lâhdin Bithynia Kralı II. Prusias’a ait olduğu öne sürülmektedir.

Beştaş (Obelisk): Kentin kuzeyinde bağlar arasında yükselen bu mezar anıtı, eski Roma yolu üzerindedir. Beştaş, Nişantaşı, ve Dikilitaş adları ile de bilinmektedir. Üzerindeki Yunanca kitabeden I. yüzyılda C. Cassius Philiscus’a ait olduğu anlaşılmaktadır. Anıtın tepesindeki altıncı taşın üzerinde bir kartal veya zafer tanrıçası Nike’nin heykeli olduğu sanılmaktadır. Anıtın bir yönünde ise Philiscus’un heykeli olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır. Mezar anıtı 12 metre yüksekliktedir.

Hypoge: Elbeyli Beldesi’nin Hespekli mevkiinde benzersiz bir yeraltı mezarıdır. IV – V. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Tavanı ve duvarları erken Hıristiyanlık döneminin tipik renkli freskoları ile kaplıdır. Mezar odasında üç adet mezar yer alır.

Dörttepeler Tümülüsü: Elbeyli Belediyesi mezarlığı içindedir. Tümülüs’te iki anıt mezar belirlenmiştir. İlk mezar yol kenarındadır. Dromosiu dikdörtgen mezar odası ile iki yanında ikişer kilisesi bulunmaktadır. Diğer mezar İse beyaz mermerden yapılmış mezar odası ile kaba taş ve ağaçlarla örtülüdür.

Diğer Tarihi Kalıntılar

Senatüs (Bizans sarayı): Sarayın 4. yüzyılda yapıldığı katî olup halen göl suları tarafından örtülmüştür. Zemin mozaikleri toprak altında mevcut olup Hristiyanların Teslis ve İsa’nın ulûhiyeti,insaniyeti münakaşalarını yapan 318 papazın ilk Konsili 325 yılında burada akdolunmuştur. 787 yılında Ortodokslar arasında Azizlerin tasvirleri hakkında çıkan ihtilâfın münakaşası için toplanan 7. Konsil de burada toplanmıştır.

Surlar: İznik’in çevresini beş kenarlı çokgen şekilde kuşatan surlar 4970 metre uzunluğundadır. İznik’in iki ana caddesinin kesiştiği noktadan bakıldığında, dört ana kapı görünür. Hellenistik dönemde inşa edilmeye başlanan surlar, Roma ve Bizans dönemlerindeki yeni ilavelerle günümüzdeki şeklini almıştır. Kentin dört ana kapısından günümüze Lefke Kapı ile İstanbul Kapı sağlam ulaşabilmiştir. Yenişehir Kapı kısmen, Göl Kapı tamamen yıkıktır. İstanbul Kapıda tiyatrodan getirilen masklar bulunmaktadır, İstanbul ve Lefke kapısında mermer kabartma friz parçalarının da kullanıldığı görülmektedir.

Tiyatro: İznik Antik Tiyatrosu göl kıyısı ile Yenişehir Kapı arasında geniş bir alana inşa edilmiştir. Tiyatro, İmparator Traianus döneminde Bithynia prokonsülü (valisi) Plinius’un çabalarıyla 111-112 yıllarında yapılmıştır. Tiyatro, XIII. yüzyılda toplu mezarlığa dönüştürülmüştür. Daha sonraki yıllarda içinde kilise, saray ve Osmanlı seramik atölyeleri ve çini fırınları yapıldığı, yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılmıştır.

Böcek Ayazma: Koimesis Kilisesi yakınındadır. Üstü kubbe ile örtülü, yuvarlak bir yapıdır. Hyakinthos Manastırının bir bölümü olduğu sanılmaktadır. Ayazma VI. yüzyıldan günümüze sağlam gelmiş eserlerdendir.

Kilise ve Camiler

Koimesis Kilisesi: Piskopos Hyakinthos tarafından VIII. yüzyılda yaptırılmıştır. Hyakinthos Manastırı’nın bir bölümü olduğu sanılmaktadır. 1065 depreminde yıkılmış, Koimesis Kilisesi kalıntıları ancak ilavelerle tamir edilmiştir. Kilisenin mozaikleri ve ikonaları 1807′de İznik Metropoliti Daniel’in isteği üzerine yenilenmişti.

Ayasofya Kilisesi: İki ana caddenin kesiştiği yerde, kentin tam ortasındadır. Bizans dönemi eseridir ve tahminen XI. yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiştir. 1331 yılında Orhan Gazi Camii adını almıştır. Deprem ve yangınlarda tahribe uğramıştır. XVI. yüzyılda Mimar Sinan tarafından büyük ölçüde değişikliğe uğratılmış ve yenilenmiştir. Bir mezar odası duvarında Hz. İsa freski bulunmaktadır. VII. Konsil’in toplandığı yerdir. Bu nedenle inanç turizmi için önemli bir merkezdir.

Hagios Tryphonos Kilisesi: İstanbul Kapıya giden caddenin sol tarafındadır. Birkaç duvar ve döşeme mozaiklerinden parçalar bulunmuştur. Duvar tekniği ve planı kilisenin X – XII. yüzyıllarda yaptırılmış bir Bizans eseri olduğunu göstermektedir.

Ayatrifon Kilisesi: Yenişehir Kapı’ya giden caddenin sağındadır. Plan, İstanbul’daki Kariye Camine benzer. Planına göre büyük bir kubbe ile örtülü olduğu ve tabanının çok süslü mozaiklerle kaplandığı anlaşılmaktadır. Kilisenin XIII. yüzyılda Teodoros Laskaris tarafından, Aya Trifon adına yaptırdığı sanılmaktadır.

Hacı Özbek Cami: İznik’te inşa edilen ilk Osmanlı camisidir. Üstü 8 metre çapında kiremit kaplı bir kubbe ile örtülüdür. 1333 yılında inşa edilmiştir.

Yeşil Cami: İznik’in sembolü olan Yeşil Cami, adını yeşil çinili ve tuğlalı minaresinden almıştır. Caminin yapımını Çandarlı Hayreddin Paşa 1378 yılında başlatmış, fakat ölümü üzerine oğlu Ali Paşa 1391′de tamamlatmıştır. Erken Osmanlı döneminin tek kubbeli camileri arasında en görkemlilerindendir. Eşsiz minaresi caminin sağ köşesindedir. Gövdesi mavi ve yeşil renkli çinilerle zigzaglı mozaik tekniğiyle bezenmiştir. Selçuklu minare geleneğinin ilk dönem Osmanlı sanatına yansımasının önemli bir örneğidir.

Mahmut Çelebi Cami: Çandarlı Hayreddin Paşanın torunlarından Mahmut Çelebi tarafından 1442 yılında inşa ettirilmiştir.

Orhan Bey Camii Ve Hamamı: Cami, Yenişehir Kapı dışında sol tarafta tarlalar arasında kalıntı halindedir. Hamam ise, cami ile surlar arasında bulunmaktadır.

Türbeler

Şeyh Kutbettın Camı Ve Türbesi, Eşref-1 Rumî Camı Ve Türbesi, Yakub Çelebi Zaviyesi Ve Türbesi, Kırgızlar Türbesi , Sarı Saltuk Türbesi, Åandarli Hayrettin Paşa Türbesi, Åandarli Ibrahim Paşa Türbesi Ve Imareti, Åandarli Halil Paşa Türbesi, Huysuzlar Türbesi, Ahiveyn Sultan Türbesi, Abdülvahap Sancaktarı Türbesi İznik’in önemli türbeleridir.

Han ve Hamamlar

Rüstem Paşa Hanı: Bu gün evler arasında kalmış duvar kalıntıları halindedir. Yalnız kuzey ve batı duvarının bir bölümü ayaktadır. Yapı XVI. yy. da Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Rüstem Paşa adına Mimar Sinan tarafından inşa edildiği sanılmaktadır.

İsmail Bey Hamamı: XIV. yy sonları ile XV. yy başlarına aittir. İç mimarisiyle seçkin bir yapıdır.

Haci Hamza Hamamı: Mahmut Çelebi Caminin yanındadır, ikinci Murat hamamı olarak da anılır. XV. yy da inşa edilmiştir.

Meydan Hamamı: l. Murat Hamamı olarak da bilinir. Çifte hamam biçiminde inşa edilmiştir. Hamam XIV. yy sonlarına tarihlenir.

MUDANYA

Bursa’nın 25 km kuzeybatısında ve Marmara Denizi kıyısında yer alan Mudanya temiz havası ile yaz turizminin yoğun olarak yaşandığı bir merkezdir.

Tarihçe

Mudanya, İonya’nın 12 büyük kentinden biri olan Kolofonlu göçmenler tarafından M.Ö. VII. Yüzyılda kurulmuştur. Apamcia-Myrleia atlı bu antik kent bugünkü Hisarlık tepede yer almaktaydı. Mudanya Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde yaşamıştır.

İklim

Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

CUMALIKIZIK

Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran Cumalıkızık, son yıllarda ülkemiz yanında tüm dünyada da tanınmaya başlamıştır. O kültür varlıkları yanında doğal varlıklarca da zengindir.

Tarihçe:Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180′i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır

Kaleler

Bursa Kalesi: Bursa Kalesi’nin yapılışı M.Ö. I. yüzyıla dayanır. Bugün surların uzunluğu iki km. kadardır.

Camiler

Önemli bir inanç turizmi merkezi olan Bursa’da Yıldırım Camii ve Türbesi, Yeşil Cami ve Türbesi, Emir Sultan Camii ve Türbesi, Ulu Cami (Cami Kebir), Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Cami ve Külliyesi önemli cami ve külliyeleridir.

Hanlar

Emir Han: Ulu Caminin hemen altında bulunan Emir hanı, Orhan Bey tarafından, XIV. yy ‘ın ikinci yarısında yaptırılmıştır. İç avlu çevresine sıralanan iki katlı revak ve buraya açılan odalardan oluşan bu han Osmanlı hanlarının ilk örneğidir. Hanın ortasında bir şadırvan ile tarihi çınarlar bulunur.

Eski (Tahıl) Han: Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan hanı, Kanuni’nin sadrazamlarından Semiz Alizade XVI. yy da yaptırmıştır.

Geyve Hanı: Demirkapı Çarşısı’nın yanında bulunan, Hacı İvaz-Payigah olarak bilinen han, XV yy’ da, Ahi Bayezid’in oğlu Hacı İvaz Paşa yaptırarak, Çelebi Mehmet’e armağan etmiştir.

İpek Han: (Arabacılar Hanı) İvaz Paşa Camii yanında bulunan bu han, Çelebi Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Bursa’daki hanların en büyüğüdür.

Koza Han: Ulu Cami ile Orhan Cami arasında bulunan bu hanı, II. Bayazıt, İstanbul’daki hayır yapılarına gelir getirmek amacıyla 1490 yılında yaptırmıştır. Bursa’nın en güzel ve günümüzde en yoğun olarak kullanılan hanıdır.

Pirinç Han: 1508 yılında Sultan II. Bayazıt, İstanbul’daki vakıflarına gelir sağlamak amacıyla yaptırmıştır. Hanın avlusunda bir tarihi çınar bulunur.

Bursa – Uludağ Milli Parkı
Yeri: Bursa İli

Ulaşım: Marmara Bölgesinde Bursa ilinin güneyinde yükselen Uludağ üzerinde yer alan Milli Parka Bursa’dan 34 km.lik yaz-kış açık karayolu ile veya 40 kişilik kabini olan teleferikle 20 dakikada Sarıalan’a çıkılır. Oradan da minibüslerle “oteller bölgesine”ulaşılır. Özel helikopter servisi ile İstanbul’dan 25 dakikada Milli Parka varılabilir.

Özelliği: Yer kürenin derinliklerinden gelen magmanın kırıklar ve çatlaklar boyunca yeryüzüne doğru yükselmesi ve katılaşması sonunda meydana gelen Uludağ’ın jeolojik yapısını genellikle iç püskürük granit kayaçları oluşturmaktadır.Dağın bugünkü şeklini kazanması tektonik hareketler ve farklı aşınma etkisiyle oluşmuştur. Bursa ovasından kısa mesafede 2543 metreye kadar yüksek Uludağ,Marmara Bölgesinin en yüksek noktasıdır.Aras çağlayanı ve doruklarda görülen buzul izleri Uludağ’ın jeomorfolojik yapısının ilgi çekici özellikleridir.

Bursa Mağaraları

Ayvaini Mağarası

Yeri: Bursa

Mağara Bursa İline bağlı Ayva köyünde yer almaktadır.

Özellikleri: Giriş kısmı hariç yatay gelişmiş bir mağaradır. Mağara iki ağıza sahiptir. Mağaraya bir noktadan girip (Doğanalanı) başka bir ağızdan çıkılmaktadır. Mağaranın hemen girişinde 17 metrelik dikey bir iniş yer almaktadır. Mağarada bir çok göl yer almakta olup ilkbahar aylarında, suyun yükselmesine rağmen geçilebilecek kadar sığdır.

Oylat Mağarası

Yeri: Bursa, İnegöl İlçesi, Hilmiye Köyü

Mağara Bursa-Ankara kara yolundan Oylat Kaplıcasına ayrılan yoldan yaklaşık 17 km. içeride Hilmiye köyünün bir km. güneyinde yer almaktadır.

Özellikleri: Toplam uzunluğu 665 m. olan mağara iki ana bölümden oluşur. Dar galerilerden oluşan birinci bölüm girişten çöküntü sonuna kadar olan kısımdır. İçeride dev kazanları ve damlataş havuzları bulunur. İkinci bölüm büyük bir çöküntü salonudur. İri blok ve dev damlataş şekillerinden (sarkıt, dikit ve sütun) oluşmaktadır.

Mağara önünde sıcaklık 29ºC, nem yüzde 47, girişte sıcaklık 19ºC, nem yüzde 55, dar galeride 17ºC, nem yüzde 78, çöküntü salonlarında 14ºC, yüzde 90 nem oranlarına sahiptir.

Kaplıcalar

Termal kaynakları bakımından zengin olan Bursa’nın Vakıfbahçe (Çekirge) Kaplıcası, Bademli Bahçe Kaplıcası, Dümbüldek Kaplıcası, Gemlik (Terme) Kaplıcası ve Armutlu Kaplıcası ünlü kaplıcalarıdır.

Plajlar

Marmara Denizi’nin güneyinde yaklaşık 135 km uzunluğunda kıyısı bulunan Bursa ilinde, Karacabey, Mudanya ve Gemlik ilçelerinde geniş doğal kumsallar ile İznik ve Uluabat (Apolyont) gölleri kıyılarında güzel plajlar bulunmaktadır. Yeniköy, Bayramdere (Malkara) kesimi ile Mudanya’nın Zeytinbağ kesimine dek uzun ve geniş doğal kumsallar vardır. Kum kalitesi iyi olan bu kıyılarda Kurşunlu, Bayramdere, Yeniköy-Mudanya kesiminde de Mesudiye, Eğerce ve Esence plajları bulunmaktadır.

Mesire Yerleri

Saitabat Şelalesi: Derekızık köyüne 3 km uzaklıkta bulunan şelale,bir kanyondan dökülmektedir. Şelale çevresinde et mangal lokantaları ve büfelerin yer aldığı bu mesire alanı Bursalılarca yoğun olarak kullanılmaktadır.

Suuçtu Şelalesi: Mustafakemalpaşa ilçesine 18 km. uzaklıkta bir cennet parçası Suuçtu Şelalesi 38 metre yükseklikten dökülür.

Aras Şelalesi: Aras Deresi ve Aras Şelalesi Uludağ’ın kar sularını taşıyan ve tam kayalıkların içinden 15 metre yükseklikten düşer. Bursa-Soğukpınar arası 30 km olup, köyden itibaren 5 km stabilize bir yolla Ketenlik

Sportif Etkinlikler

Kayak Merkezleri: Dünyaca ünlü Uludağ Kayak Merkezi Bursa sınırlarındadır.

Uludağ Kayak Merkezi

Avcılık: Bursa, yaban av hayvanları bakımından zengin bir bölgede yer almaktadır. Bursa’da dört önemli kuş alanı bulunmaktadır. Bunlar Uludağ, İznik Gölü, Uluabat Gölü ve Kocaçay Deltasıdır.

Dağ Doğa Yürüyüşü: Uludağ yaz ve kış doğa yürüyüşüne elverişli olup tercih edilen 6 parkur belirlenmiştir.

Oteller Bölgesi-Cennet kaya Parkuru: Başlangıç noktası rakımı 1865 metre olan bu parkur üzerinde kuzey yamaçtan Gemlik Körfezi’nin,güney yamaçtan ise tüm dağ köylerinin manzarası eşliğinde,doyumsuz bir doğa yürüyüşü yapılmaktadır. Parkurun mesafesi 2000 metredir.

Oteller Bölgesi-Sarıalan-Çobankaya Parkuru: Başlangıç ve bitiş noktası rakımları 1850 metre ve 1750 metre yükseklikte son bulan bu parkurda,yol boyunca pırıl pırıl akan derelerle süslenmiş muhteşem bir orman ortamı bulunmaktadır. Parkurun mesafesi 5200 metredir.

Oteller Bölgesi-Softaboğan şelalesi Parkuru: Başlangıç noktası rakımı 1800 metre olan bu orman parkurunda Uludağ’ın dere,gölet ve taraçalar halinde aşağıya inen şelale bulunmaktadır. Su sesleri ve eşsiz manzaraların rehberliğinde Bursa Ovası’nın muhteşem panoraması ile doğa yürüyüşü sonuçlanır. Parkurun mesafesi 6000 metredir.

Oteller Bölgesi-Hanlar Bölgesi-Bağlı Köyü Parkuru: 1865 metre yükseklikten başlayan iniş parkurunda zirveden dağ köylerine inerken Anadolu insanının olağanüstü konukseverliğini görmek mümkün olmaktadır. Parkurun mesafesi 7500 metredir.

Oteller Bölgesi-Zirve Tepesi Parkuru: 2487 metrelik zirveye tırmanırken Uludağ ve yöresinde doğa ve bitki örtüsünün olağanüstü görüntüleri ile bir yanda denizin bir yanda Apollon göllerinin doyumsuz panoraması görülmektedir. Parkurun mesafesi 7615 metredir.

Wolfram-Madenler Bölgesi-Göller Yöresi Parkuru: 2300 metrelik rakımda dağ manzaralarının eşliğinde sadece Uludağ’a has kelebek cinslerini, dağ çiçeklerini gözlemlemenin ayrıcalığını yaşayacak, buzul göllerinin (Kara Göl, Aynalı Göl, Kilimli Göl, Buzlu Göl) muhteşem atmosferi hissedilmektedir. Parkurun mesafesi 9800 metredir.

Gençlik Kampları: Gemlik ilçesinde kıyıda gençlik Spor İl Müdürlüğüne ait Hasanağa ve Kırcaali Gençlik ve İzcilik kampları bulunmaktadır. Bunlar 175′er yataklı olup yaz aylarında 10′ar günlük 4 devre olarak Türkiye’nin her yerinden gelen gençlerin kamp yapmalarına olanak sağlamaktadır.

Bursa Orman Kampları

Ayrıca, Uludağ Milli Parkı içinde bulunan Gölcük Kamp Alanı da öğrenci ve izci gruplarının kamp etkinlikleri için kullanılmaktadır. İznik ve Uluabat Gölü kıyıları da gençlik kampları için oldukça uygundur. Göl çevresinde uluslararası katılıma açık yelken, yüzme, sörf ve kampçılık eğitimi verilmektedir.

Kuş Gözlem Alanı

İznik Gölü Kuş Alanı,Uludağ Kuş Alanı,Ulubat Gölü Kuş Alanı ve Kocaçay Deltası Bursa ili sınırları içinde bulunmaktadır.

Marmara Havzası

Kocaçay Deltası

Öğr.Gör.Mehmet Aykaç Reşadiye Meslek Yüksekokulu

1 yorum

  1. werwer Diyor ki:

    çok güzel
    çok güzel..XD

Yorum Yapın

Önemli not : Yorumunuz denetim için bekliyor.. Yazıya uygun olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Kategoriler

E-POSTA