TURİZM VE OTELCİLİK PORTALI

TRABZON

Yazar admin on Nis 19th, 2009

Yüzölçümü: 4.685 km² ,Nüfus: 795.849 (1990),İl Trafik No: 61, Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi ve doğa güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir. Trabzon ilinin ilçeleri; Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdüzü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra’dır.

Akçaabat: Trabzon’un 13 km batısında ve deniz kenarında kurulmuş bir ilçedir. Tabii plajları ile ilin önemli kıyı ilçelerinden birisidir. Mersin Köyü ve Akçakale kamping alanlarının yanı sıra Sera Gölü önemli turistik yerlerden biridir.

Çaykara : Trabzon’un güney doğusunda ve 76 km mesafede bulunan ilçe Uzungöl Turizm Merkezi ile ünlüdür.

Maçka : Trabzon-Gümüşhane karayolu üzerinde Trabzon’a 30 km uzaklıkta doğal güzellikleri yanı sıra Altındere Milli Parkı’nın ve Sumela Manastırı’nın bulunduğu turistik bir ilçedir.

Düzköy : Trabzon’a 40 km mesafede bulunan ilçe Çalköy Mağarasıyla turistik bir ilçe konumundadır.

TRABZON’A NASIL GİDİLİR

Karayolu : Trabzon’dan Rize-Artvin-Gümüşhane-Erzurum ve Giresun-Ordu-Samsun istikameti olmak üzere üç karayolu ağı vardır. Kent merkezine uzaklığı 1.5 km. olan otobüs terminaline ulaşım taksi dolmuşlarla yapılmaktadır.

Otogar Tel : (+90-462) 325 23 43 – 325 20 81

Denizyolu : Trabzon Limanın kent merkezine uzaklığı 1 km.dir. Ulaşım taksi dolmuşlarla sağlanmaktadır.

Liman Tel : (+90-462) 321 11 56 – 321 1157

Havayolu : Trabzon Havaalanı bölgenin en büyük havaalanıdır. Şehir Merkezine Uzaklığı 2 km. dir. Ulaşım Havaş veya taksilerin yanı sıra minibüslerle yapılmaktadır.

Havaalanı Tel : (+90-462) 321 34 46 – 326 64 33 – 321 16 80

TRABZONUN  COĞRAFYASI

Güneyinde Gümüşhane ve Bayburt, batısında Giresun, doğusunda Rize illeri ile çevrili olan Trabzon, kuzeyinde de Karadenize kıyısı vardır. Yerleşim yoğunluğu sahil kesimlerdedir. Deniz seviyesinden başlayarak güneye doğru artan yükseklik bölgede 3000 metreyi bulur. Yüksek kesimlerde genellikle dağlar, tepeler ve yaylalar yer almaktadır.

Bitki örtüsü açısından son derece zengin olan Trabzon’da 440′ı bölgeye has, Türkiye genelinde nadir olan 2500 bitki türü bulunmaktadır.

Yıllık deniz suyu sıcaklığı ortalaması 16.1° olup, Ağustos ayında 27.5°C’ ye ulaşır. En düşük değer ise, Mart ayında 6.0°C dır. Senenin her ayı yağışlı olan Karadeniz rejiminin bariz özelliklerini taşır.

TRABZONUN TARİHÇESİ

Kent tarihinde ilk defa M.Ö. 5.yüzyılda Miletli Kolonistler tarafından kurulmuştur.Roma ve Bizans devirlerini yaşayan Trabzon, 1204 yılında Pontus devletinin başkenti olmuştur.1461 ‘de Fatih Sultan Mehmet tarafından alınan kentte Yavuz Sultan Selim Şehzadelik yapmış Kanuni Sultan Süleyman bu kentte doğmuştur.

TRABZON MUTFAĞI

Pek çok yemeği yapılan hamsi, karalahana ve mısır ekmeği, hamsi kuşu, hamsi pilavı, hamsili kaygana, hamsi tava, lahana kavurması, hoşmerim, Akçaabat Köftesi, kıymalı ve peynirli Trabzon pidesi, Hamsiköy sütlacı yöre yemeklerindendir.

TRABZON DAN NE ALINIR?

Eskinin daracık arnavut kaldırımlarının üzerinde yürüyüp tek katlı arasta biçimli ve koridoru andıran, hemen hemen tüm Trabzon halkının alışveriş mekanı olan kemeraltında Trabzon’a has telkari usulü ile el yapımı gümüş eşyaları görmelisiniz. Altıncılar ve gümüşcüler çarşısını mutlaka gezmelisiniz.

YAPMADAN DÖNME

Yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesini gezmeden,Şehrin 7 km güneybatısında soğuksu mevkiinde 19.yüzyıl sivil mimari örneği ile yapılmış ve Trabzon halkının Atatürk’e bir hediyesi olan Atatürk Köşkünü ziyaret etmeden,Fatih veya İrena Kulesi olarak bilinen ve Cephanelik olarak kullanılan mekanı görmeden,Yayla şenlikleri mayıs ayının ilk pazar günü başlayarak ağustos ayının sonuna kadar süren festivaller Trabzon’un simgesi halindedir. Festival tarihlerinde Trabzon’a gelirseniz festivale katılmadan,

Kışın Trabzon’a geldiyseniz, Sümela Manastırını kar altında görmeden,Sümela Manastırı gezisi sonrası yol güzergahında bulunan lokantalarda, kara lahana dolması, kayana, Hamsiköy’de Hamsiköy Sütlacı yemeden,

Uzungölü gezmeden,

Tereyağında alabalık ve tüm Karadenize özgü yemekleri tatmadan…

Dönmeyin.

YAYLA TURİZMİ

Trabzon Yaylaları

Sera Gölü Çevresi

Ulaşım: Trabzon-Akçaabat yolunun 7 Km.sinden güneye 2 Km. stabilize yolla ulaşılmaktadır. Trabzon – Akçaabat arasında günün her saati dolmuş bulunmaktadır.

Özellikler: Su, elektrik, PTT gibi altyapıya sahip olan Sera gölü çevresi gelişmiş bir kamp ve piknik alanıdır. Göl sularında olta balıkçılığı yapılabilir.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için yayladaki pansiyonlardan faydalanılabilir. Yaylada her türlü temel ihtiyaç malzemesi temin edilebilir. Balık ve et lokantası, kır kahvesi, bakkal gecenin geç saatlerine kadar açıktır.

Maçka-Şolma Yaylası

Ulaşım: Maçka ilçesinden batıya doğru 22 km. toprak yolla gidilebilir. Yolun 16 kilometresi zengin bitki örtüsüne sahip Kulin dağının içinden geçmektedir. Yayla mevsiminde minibüs bulunabilir.

Özellikler: 1. 700 m. rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Elektrik, su, telefon mevcuttur.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama yeri bulunmadığından kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak bakkal, manav, kır kahvesi, kasap gibi küçük işletmeler hizmet vermektedir.

Maçka-Mavura Yaylası

Ulaşım: Maçka’nın18,5 km. batısındaki Mavura yaylasına yaz aylarında minibüs bulunabilir.

Özellikler: Elektrik ve su olan yaylada, yayla mevsiminde kır kahvesi, bakkal, kasap, manav hizmet vermektedir. Mavura yaylasıyla Solma yaylası arası 3,5 km. orman manzaralı toprak yol, yaya yürüyüş için idealdir.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama yeri bulunmadığından kamp malzemeleri getirilmelidir. Temel ihtiyaçlar yayladaki günübirlik yerlerden karşılanabilir.

Maçka-Kiraz Yaylası

Ulaşım: Maçka İlçesi Gürgenağaç köyü arası 22 km. asfalt yol olup, Gürgenağaç köyünden güneye doğru 7 km. toprak yolla ulaşılabilir. Yaz mevsiminde ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

Özellikler: 1. 850 m. rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Yaylanın içinden akan buz gibi suda alabalık avlanabilir, yaylada çim kayağı yapılabilir. Temmuz ayının üçüncü cuma günü “Ayeser Şenlikleri” kutlanmaktadır.

Elektrik, PTT ve çeşme gibi altyapıya sahip yaylada, bakkal, kır kahvesi, kasap, et lokantası hizmet vermektedir.

Konaklama-Yeme-İçme Hamsiköy ve Gürgenağaç köylerinde pansiyonlarda konaklanabilir. Her türlü ihtiyaç yayladaki alışveriş yerleri ve lokantalardan karşılanabilir.

Lapazan Yaylası

Ulaşım: Gürgenağaç köyünün güneyinde 2. 200 m. rakımlı yaylaya 27 km. toprak yoldan arazi vitesli araçlarla gidilebilir.

Özellikler: Altyapıya henüz kavuşmamış yaylada Haziran – Temmuz aylarında yer yer kar yığınları görülmektedir. Aşınmaya dayanıklı bitki örtüsü çim kayağına elverişlidir.

Konaklama-Yeme-İçme: Tamamen bakir olan yaylaya kamp malzemeleri ve temel ihtiyaç malzemeleri getirmelidir.

Maçka-Çakırgöl Yaylası

Ulaşım: Yaylaya Maçka – Meryemana yolunun 5 kilometresinden sağa ayrılan toprak yoldan 90 km. ilerledikten sonra ulaşılabilir. Yol üzerindeki yaylaların bir kısmına ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Çakırgöl yaylasına arazi tipi araçlarla gidilmelidir.

Özellikler: 2. 504 m yükseklikteki Çakırgöl yaylasına yol üzerinde; Arnavutluk, Kırantaş, Akarsu, Ayraksa, Livayda Kurugöl, Mesaraş Furnoba, Kasapoğlu, Camiboğazı, Ortaoba ve Deveboynu yaylaları bulunmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Yaylaya kamp malzemeleri ve temel ihtiyaç malzemeleri getirmelidir.

Çaykara – Uzungöl Turizm Merkezi

Ulaşım: Çaykara ilçesine 20 km. mesafedeki Uzungöl’e yaz kış ulaşım aracı bulunmaktadır.

Özellikler: 1. 250 m. yükseklikteki Uzungöl, eşsiz doğal güzellikleri ile Karadeniz’in son yıllardaki en gözde turizm merkezlerinden biridir. Altyapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. 500 bin m2 alana sahip olan gölde alabalık ve sazan balığı yaşamaktadır. Uzungöl’ün 10 km. güneyinde 3000 m. yükseklikte Holdizon dağlarında, Balıklıgöl çevresinde yaya yürüyüş yapılabilir ve vahşi doğa şartlarında yaban hayatı izlenebilir.

Konaklama-Yeme-İçme: Uzungöl’de göl manzaralı konaklama tesisleri, yeme-içme yerleri bulunmaktadır. 72 yataklı ahşap bungalovlar ve restoranlar yaz kış işletilmektedir.

Karadağ Turizm Merkezi – Karadağ Yaylası

Ulaşım: Akçaabat – Düzköy yolunun 12. kilometresinden batıya dönülerek 28 km. toprak yolla gidilebilen yaylaya, yayla mevsiminde ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

Özellikler: 1. 946 m. yükseklikteki yayla bol oksijeni ile akciğer tedavisi görmüş hastaların tatil için tercih ettiği yerdir. Alt yapı hizmetleri tamamlanmış olan yaylada hediyelik eşya satış yerleri bulunmaktadır. Yaylada yaban hayatı da oldukça zengindir.

Konaklama-Yeme-İçme: 10 yataklı pansiyonda konaklanabilir. Yaylada bakkal, fırın, kır kahvesi ve lokanta hizmet vermektedir.

Karadağ Turizm Merkezi – Hıdırnebi ve Kuruçam Yaylaları

Ulaşım: Yaylalara Akçaabat – Düzköy yolunun I2.nci kilometresinden batıya dönülerek on kilometrelik toprak yolla ulaşılmaktadır. Yolu yaz-kış ulaşıma açık olan yaylalara ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Kuruçam – Hıdırnebi yaylaları arası bir kilometredir.

Özellikler: 1. 742 m. yükseklikteki yaylalarda alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. 20 Temmuz’da başlayıp üç gün süren Hıdırnebi şenliklerinin düzenlendiği Hıdırnebi tepesi doğal manzara seyir terası konumundadır. Orman içinde kurt, tilki, çakal vb. yabani hayvanları izlenebilir, foto safari yapılabilir.

Yörede yaşayan köylüler, püsküllü çanta, alaca çorap, örme sepet, yayık, kaşık vb. ağaç mutfak eşyaları satmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Yayladaki bakkal, manav, kasap, fırın, lokanta ve kır kahveleri ve yayla mevsiminde işletilen pansiyonlar bulunmaktır. Yol üzerinde Acısu köyünde maden suyu kaynağı ve pansiyon bulunmaktadır.

Tonya – Erikbeli Turizm Merkezi – Erikbeli Yaylası

Ulaşım: Tonya ilçesinden güneye 24 km. toprak yolla ulaşılan, Erikbeli yaylasına yaz aylarında ticari taksi ve dolmuşlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır

Özellikler: 1. 800 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Erikbeli Turizm Merkezi, Kadırga, Çatma Obası, Sazalanı, Zigana, Ken yaylalarına giden yolların birleştiği kavşaktadır. Erikbeli, Sazalanı, Ken, Sinlice, Şıkkıranı ve Siz dağı yaylaları arası doğa yürüyüşü için idealdir. Ken yaylası Erikbeli Turizm Merkezi’nin 9 km. kuzeyinde, Şıkkıran yaylası 19 km. kuzeyinde orman içerisindedir.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan et, süt, yumurta, ekmek gibi gıda maddelerini temin edilebilmektedir.

Sazalanı Yaylası

Ulaşım: Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nin 5 km. batısında yer alan Sazalanı yaylasına ham toprak yolla ulaşılmakta olup, yayla mevsiminde ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

Özellikler: 1. 700 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Yaylada lokanta, kır kahvesi, bakkal bulunabilir.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan temel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir.

Sis Dağı Yaylası

Ulaşım: Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nden sonra kuzeybatıya 25 km. toprak yolla Sis dağı yaylasına ulaşılır.

Özellikler: 1. 550 m. yükseklikteki yaylada kısmen altyapı hizmetleri getirilmiştir. Bakkal, kasap ve kır kahvesi bulunabilir. Her yıl Temmuz ayının üçüncü cumartesi günü Sis Dağı Şenlikleri yapılmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan temel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir.

Kadırga Yaylası

Ulaşım: Kadırga yaylası, Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nin 14 km. doğusundadır. Ham toprak yolla ulaşılan yaylaya yaz aylarında ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

Özellikler: Yayla, 2. 300 m. yükseklikte ağaç yetişme sınırının üzerindedir. Her yıl Temmuz ayının üçüncü cuma günü kutlanan Kadırga Şenlikleri’ne on binlerce kişi gelmektedir. Halk oyunları gösterileri, yarışmalar, davul zurnalı eğlenceler sırasında tonlarca et, ekmek, yayık ayranı tüketilen Kadırga Şenlikleri büyük bir pazara, panayıra benzemektedir.

Elektrik, su, WC. gibi altyapıya sahip yaylada bakkal, kasap, fırın, lokanta, tuhafiyeci, kır kahveleri hizmet vermektedir.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Ancak yayladan temel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir.

Çatma Obası Yaylası

Ulaşım: Tonya’ya 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi’nin 14 km. doğusunda yer alan Kadırga yaylasının 9 km. güneyindedir. Yaylaya özel araçlarla gidilebilir.

Özellikler: 2. 200 m. yükseklikteki Çatma obası küçük bir yayladır. Erikbeli-Kadırga-Çatma Obası Yaylası ve Zigana Kayak Merkezi arasında doğa yürüyüşü yapılabilir. Mızraklı Su, Şehitler tepesi, Çıngıraklı kuyu gibi efsaneleri olan mekanları vardır.

Mızraklı Su: Efsaneye göre, savaş sırasında çok susayan asker bir mızrağı ortadan kırıp sağa sola bütün gücüyle fırlatır. Mızrağın bir parçasının saplandığı yerden su çıkar, diğer parçasının saplandığı yerde su kaybolur. 50-60 metre aşağıda esrarengiz bir şekilde çimlerin arasında yok olan suyun çıktığı bölüm, günümüzde beton koruma altına alınmıştır.

Çıngıraklı Kuyu Bu adı, kuyuya atılan bir taş parçasının uzun süre ses çıkarmasından almaktadır. Girişin uzun zaman karla kapalı kaldığı mağara bulunmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama ve yeme-içme malzemeleri getirilmelidir.

Düzköy (Haçka Obası) Yaylası

Ulaşım: Yaylaya, Trabzon’a 40 km. mesafedeki Düzköy ilçesinden güneye 12 km. toprak yolla ulaşılabilinir.

Özellikler: 1. 784 m. yükseklikteki yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Yaylada bakkal, kasap, manav, fırın ve kır kahveleri bulunmaktadır. Temmuz ayının üçüncü cuma günü Kadırga, 14 Ağustos da Karaabdal şenlikleri yapılan yaylada Haçkalı Baba türbesi ilgi çekmektedir.

Konaklama-Yeme-İçme: 20 pansiyonda konaklanabilir. Her türlü yeme-içme imkanı bulunmaktadır.

TRABZON

Cami ve Kiliseler

İnanç turizmi açısından önemli bir merkez olan Trabzon’da önemli camiler Gülbaharhatun Camisi, İskenderpaşa Camii, Çarşı Camisi, Büyük İmaret Camisi; önemli kiliseler Haghios Eugenius Kilisesi (Yeni Cuma Camii), Panaghia Chrysocephalos Kilisesi (Fatih Camii), Santa Maria Kilisesi, Ayasofya Kilisesi, Santa(Dumanlı) kiliseleridir.

İNANÇ TURİZMİ

Trabzon

Büyük İmaret Cami (Hatuniye/Ayşe-Gülbahar Hatun Cami-Merkez): Yavuz Sultan Selim’in annesi Ayşe-Gülbahar Hatun adına 1514 yılında Zagnos Köprüsünün yakınında bir külliye içerisinde yaptırılmıştır. Bu caminin, Trabzon’daki Türk eserleri arasında özel bir yeri vardır. Erken devir Osmanlı Mimarisinde ayrı bir plan tipi oluşturan “Zaviyeli Camiler” grubuna girmektedir. Zaviyeli camilerde görülen ‘avlu’ kısmı bu camide yoktur. Duvar işçiliği önemlidir. Batı tarafındaki minare klasik Osmanlı minareleri tarzındadır.

Fatih Cami (Ortahisar Cami,Panaghia Chrysocephalos Kilisesi-Merkez): Trabzon’un en önde gelen kilisesi olarak tanımlanan bu yapı, Ortahisar mahallesindedir. Roma İmparatoru Konstantin’in (M.S. 325-364) yeğeni Hanmibalianos tarafından, eski bir Roma tapınağı üzerine inşa ettirildiği sanılmaktadır.

“Komnenlerin Katedrali” olarak bilinen kilise, Meryem Anaya ithaf edilerek, “Altınbaş” diye adlandırılmıştır. Kiliseye bu ismin verilmesinin nedeni, yarım daire biçimindeki kümbetinde (apsis)bir metre çapında bir çerçeve içinde bulunan Meryem Ananın başındaki harenin altından kaplanmış olmasıdır. 1461 tarihinde Türk’lerin Trabzon’u ele geçirmesinden sonra camiye çevrilmiştir. Bazı araştırmacılar kiliseyi, İstanbul’daki Ayasofya’ya benzetir.

Çarşı Cami (Merkez): Kemeraltı Çarşı mahallesinde bulunan bu cami, Trabzon’un en büyük camisi olup, Trabzon Valilerinden Hazinedarzade Osman Paşa tarafından 1839 yılında yaptırılmıştır.

Yapıda muntazam bir taş işçiliği göze çarpar.

İskender Paşa Cami (Merkez): Trabzon Belediye binasının arka tarafında, Taksim Meydanındadır. XVI. yüzyılda Trabzon Valisi İskender Paşa tarafından yaptırıldığı bilinir. Değişik zamanlarda ilaveler yapılan cami, çok iyi bir taş işçiliğine sahiptir.

Ayasofya Kilisesi (Haghia Sophia Kilisesi-Merkez): Trabzon’un batı yönünden 2 km uzaklıkta bulunan bir manastır kompleksi içinde yer almaktadır. Trabzon’daki Komnenos Devleti krallarından I. Manuel zamanında 1238-1263 yıllarında yapıldığı kabul edilmektedir. Kuzeydeki dört sütunlu ve üç apsisli şapel yapıdan daha eskidir.

Trabzon Ayasofyası bölgenin son Bizans devri yapılarının en önemlilerindendir. III. Murat zamanında ve 1670 yılında Beylerbeyi Ali Bey tarafından camiye çevrilen kilise, 1958-1962 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği sonucu restore edilerek 1964 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.

Çok iyi bir taş işçiliğine sahiptir. Taş süsleme ve fresk bakımından çok zengindir.

Kilisede; Adem ile Havva’nın cennetten kovulmaları, tahta oturmuş Meryem, Hz. İsa’nın göğe çıkışı, doğumu, mucizeleri, son akşam yemeği ile cehenneme inişi, vaftiz, İncil yazarlarının sembolleri gibi tasvirler, ayrıca tek başlı kartal, hayali yaratıklar geometrik bitkisel süslemeler ve kuş figürleri bulunmaktadır. Özellikle batı cephesindeki mukarnaslı nişler, sütun başlıkları, kuzey cephedeki geometrik kompozisyonlu madalyonlar Selçuklu taş süslemeciliğinin örnekleridir.

St. Anna Kilisesi (Küçük Ayrasıl Kilisesi-Merkez): Trabzon’da Maraş Caddesi üzerinde bulunan kilise, şehrin en eski kiliselerinden biri olup, üç nefli bir bazilikadır.

Giriş kapısında bir Bizans kabartması ile 884-885 tarihinde I. Basil zamanına ait onarım kitabesi bulunmaktadır

Santa Maria Kilisesi (Merkez): Kilise, Sultan Abdülmecid’in emriyle 1869-1874′de Trabzon’a gelen yabancıların yararlanması için yapılmış olup, işlevini günümüzde de sürdürmektedir.

Zengin süslemeleri, kuzey ve batı duvarlarındaki St. Andrew, St. Peter ve St. Eugenius betimleri ile ilgi çeker.

Vazelon Manastırı (Maçka): Maçka’ya 14 km mesafede çam ormanları arasındadır. Manastırın kesin kuruluş tarihi bilinmemekle beraber, bazı araştırmacılar bunun M.S. 270-317 yılları arasında olabileceğini ifade etmektedirler. İmparator Jüstinianus tarafından 565 yılında onarılan manastır, zamanımıza kadar bir çok tamir ve tadilat görmüştür.

Vazelon Manastırı, XIII. yy.dan sonra Maçka’nın dini, kültürel ve ekonomik yapısında etkili olmuştur. Sumela Manastırı’nın da, yörenin en zengin manastırı olan Vazelon Manastırı’nın gelirleri ile yaptırıldığı söylenir. Üç nefli kilisenin kuzey dış duvarlarında yer alan cennet, cehennem ve son hüküm tasvirlerinin konu edildiği freskler, canlılık ve güzelliklerini halen korumaktadır. Yahya Peygembere adanan manastrı 1923 yılında terkedilmiştir.

Sumela Manastırı (Meryem Ana Manastırı-Maçka): Maçka ilçesinin 17 km güneyinde, Meryem Ana Deresi vadisinde ve vadi tabanından 250 m yükseklikte, duvar gibi dik bir yamacın ortasındaki bir mağara içerisinde inşa edilmiştir. Zigzaglar çizilerek yapılan zorlu bir tırmanıştan sonra ulaşılan noktadaki muhteşem manzara, bütün zahmete değecek niteliktedir. Manastırın ilk kuruluşuna dair muhtelif rivayetler vardır. Bunlardan en yaygın olanı: Atinalı Keşiş Barnabas ile yeğeni Sophrenios’un kilisenin ilk temelini attığıdır. Sumela Manastırı, ilk kuruluş döneminden itibaren, St. Luke tarafından yapıldığı ve mucizeler yarattığı söylenilen bir Meryem Ana tablosu ile özdeşleştirilmiştir. Rivayete göre; Barnabas ile yeğeni Meryem Ana ve Hz. İsa’nın çocukluğunu belirten, St. Luke tarafından yapıldığı söylenen bir tabloyu da yanlarına alarak, Trabzon’a gelirler. Burada, manastırın yapılmasında kendilerine yardımcı olacak gönüllü işçileri topladıktan sonra, bugünkü Maçka ilçesinde Değirmendere (Pyxites yöresindeki Altındere) ye ulaşırlar. Kora dağlarının en dik yamacına çıkan keşişler, tepesinden su damlayan bir mağara bulunca manastırı burada ilk önce iki oda olarak kurarlar (M.S. 385). İki keşişin kurdukları iki odalı manastır, keşişlerin ölümünden sonra (412 yılı dolayları) hem Katolik, hem de Ortodoks mezheplerinden olan Hıristiyanlarca kutsal bir tapınak olarak kabul ediliyor.

İstanbul, Batı Roma imparatorluğundan ayrıldıktan sonra, Bizans İmparatoru Jüstinyen (527-568) hem Trabzon’un tahkim edilmesini, hem de bu manastırın genişletilmesini emrederek, buraya zengin bir kitaplık hediye ediyor.

Fatih Sultan Mehmet 26 Ekim 1461′de Trabzon’u fethettiği zaman, İstanbul’da olduğu gibi Trabzon’da da bir çok kiliseyi ve bu arada Trabzon’un Ayasofya Kilisesi ile Sumela Manastırını da korumuş ve hatta toprak ve altın ihsanında bulunmuştur.

Yavuz Sultan Selim döneminde, bir gün avlanırken hastalanan Sultan, Meryem Ana Manastırına çıkarılarak rahipler tarafından tedavi edilir. İstanbul’a dönüp, tahta çıktığında, büyük bir kadirşinaslık ile bir zamanlar kendisini tedavi eden rahipleri ve manastırı unutmayarak, onlara da hem altın, hem arazi ve hem de boyları 1.5 m olan dört altın şamdan ihsan eder.

III. Sultan Ahmet, 1710′da Manastırın iç duvarlarının onarılması ve fresklerin yenilenmesi, I. Sultan Mahmut ise, 1740′da diğer bölümlerdeki fresklerin yeniden yapılması için emir verip masraflarını da karşılamışlardır. XIX. yüzyılda rahiplerin sayısı yüze ulaşmış ve sahip oldukları arazi Sultan Abdülhamid’in ihsanları ile daha da genişletilerek, manastırın çevredeki 15 köyün sahibi olması sağlanmıştır.

Karadeniz bölgesinin en eski Hıristiyan tapınağı olan Meryem Ana Manastırının önemi: Doğanın eşsiz güzellikteki bir yerinde çok ilginç bir yapı olmasından ve çeşitli devirlerde yapılan duvar ve tavan süslemelerinden kaynaklanır. Manastır iki bölümden oluşur. Birinci bölümde tapınma yeri, kayadan üçlü olarak damlayan suyun düştüğü yerde bir ayazma ve 3-4 tane küçük kilise (şapel) bulunmaktadır. Tapınak yerinin içi ve dışı İncil’den alınmış konuların freskleriyle süslenmiştir. İkinci bölümü ise giriş kapısını geçip, içerdeki basamaklardan inerken, sağdaki yatak odaları, salonları, kitaplıkları, kilerleri, erzak odaları ve helaları kapsayan dört kattan oluşmuştur. Odaların, kayıtlardan 72 oda olduğu anlaşılmaktadır. Manastırın bu bölümüne dışardan 96 basamakla çıkılmaktadır. Her yıl 14 Ağustosta ayin yapılmaktadır. Manastırda restorasyon çalışmaları sürdürülmektedir.

TRABZON

Kaleler

Trabzon Kalesi: Yörenin en iyi korunmuş eseridir. Şehir merkezinde ve denizden tepelere kadar uzanmaktadır.

Cephanelik: İç içe geçmiş iki yuvarlak yapıdan oluşan kulede dış yapının iki katı tam olarak ayaktadır. Üçüncü katın pek az bir kısmı günümüze gelmiştir. İç ve dış yapılarda kemerli 13′er adet pencere bulunmaktadır. Her katta bulunan 13 pencere sık ve muntazam aralıklıdır.

Dış yapıda bulunan giriş pencerelerle aynı yükseklikte ve biraz daha geniş bırakılmış olup, kuzeybatı yönüne düşmektedir. Üzerindeki kitabe kısmı boştur. Üçüncü katın mevcut olan duvarında, kapıyla aynı hizada, kare bir taş levha, içinde H. 1302 senesiyle tuğra bulunmaktadır. Kare levhanın dört köşesinde kabartma rozetler bulunmaktadır.

Köşkler

Atatürk Köşkü: Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer alıp 20.yüzyılın hemen başında yaptırılmış, Atatürk 1934 ve 1937 yıllarında Trabzon’u ziyaretlerinde bu köşkte konuk edilmiştir. Onun ölümünden sonra Trabzon Belediyesi tarafından, dönemde kullanılan eşyalarla dekore edilerek, Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Ulu önderimiz 1937 yılında vasiyetnamesinin bir bölümünü bu konakta yazmıştır.

MAĞARA TURİZMİ

Trabzon Mağaraları

Çalköy Mağarası
Akarsu Köyü Mağarası

Çalköy Mağarası

Yeri: Trabzon, Düzköy İlçesi

Mağara, Düzköy’e bağlı Çalköy Beldesi’nde bulunmaktadır.

Özellikleri: Mağaranın giriş kısmı bir insan boyu yüksekliğindedir. İlk 150 m. den sonra sarkıt ve dikitler görülmeye başlanıyor. Oldukça uzun bir mağara, ancak gerçek uzunluğu henüz bilinmiyor. Mağara içersinde bir ırmağın varlığı biliniyor. Bazen dar bazen de oldukça geniş kısımları mevcut. Mağaranın üst kısmında, çevreye hakim bir tepeye kurulmuş bir kale bulunmaktadır.

Akarsu Köyü Mağarası

Yeri: Trabzon, Maçka İlçesi

Mağara Maçka’nın Akarsu Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Özellikleri: Büyük bir mağaradır. Eskiden yerleşim yeri olarak kullanıldığı mağara içinde bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Söylentilere göre içerisinde 72 oda mevcuttur. Mağarada bol miktarda sarkıt ve su varlığı saptanmıştır. Detaylı bir çalışma henüz yapılamamıştır.

Çalköy Mağarası

Yeri: Trabzon, Düzköy İlçesi

Mağara, Düzköy’e bağlı Çalköy Beldesi’nde bulunmaktadır.

Özellikleri: Mağaranın giriş kısmı bir insan boyu yüksekliğindedir. İlk 150 m. den sonra sarkıt ve dikitler görülmeye başlanıyor. Oldukça uzun bir mağara, ancak gerçek uzunluğu henüz bilinmiyor. Mağara içersinde bir ırmağın varlığı biliniyor. Bazen dar bazen de oldukça geniş kısımları mevcut. Mağaranın üst kısmında, çevreye hakim bir tepeye kurulmuş bir kale bulunmaktadır.

Akarsu Köyü Mağarası

Yeri: Trabzon, Maçka İlçesi

Mağara Maçka’nın Akarsu Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Özellikleri: Büyük bir mağaradır. Eskiden yerleşim yeri olarak kullanıldığı mağara içinde bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Söylentilere göre içerisinde 72 oda mevcuttur. Mağarada bol miktarda sarkıt ve su varlığı saptanmıştır. Detaylı bir çalışma henüz yapılamamıştır.

TRABZON
Mesire Yerleri

Boztepe: Trabzon kentini panoramik açıdan görünümünü sağlayan bölge, yaz mevsiminde gezi ve dinlenme alanı olarak kullanılmaktadır. Otomobil ile ulaşım mümkün olup yeme-içme tesisleri oldukça gelişmiştir.

Çamburnu:Trabzon-Rize Devlet Karayolu üzerinde Sürmene İlçesine bağlı çamlık-plaj ve piknik alanıdır.

Sera Gölü: Sera Gölü, Trabzon’un batı sahilinde,şehir merkezine 8 km. uzaklıkta bulunan, denize 2 km. mesafede, Akçaabat İlçe sınırlan içerisinde krater bir göl oluşumudur. 1950 yılında meydana gelen bir toprak kayması sonucunda oluşmuştur. Yeme-içme tesisleri yanı sıra piknik alanı olarak da düzenlenmiştir.

TRABZON

Korunan Alanlar

Altındere Vadisi Milli Parkı

Uzungöl Tabiat Parkı

Trabzon Tabiat Anıtları

Ülkemizdeki Milli Parklar

Trabzon – Altındere Vadisi Milli Parkı
Yeri: Doğu Karadeniz Bölgesinde, Trabzon ili Maçka ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Ulaşım: Milli Park alanına ulaşım; Trabzon ili merkezinden, Maçka ilçesine bağlantı sağlayan 48 km.lik karayolu ile sağlanır.

Özelliği: Milli Parkın ana özelliğini Sümela Manastırı ile Altındere Vadisinin bitki zenginliği ve jeomorfolojik yapısı teşkil etmektedir.

Meryemana adına kurulan Sümela Manastırı, Altındere’nin batı yamacında 300 m. yükseltide kurulmuştur. Hırıstiyanlığın çevrede yayılmasının başlangıç yeri olan manastır; şapel, kilise ve diğer kompleksleriyle sanat tarihinde önemli bir yer tutar.

Efsanelere göre MS 4. yüzyılda kurulduğu iddia edilen manastırın13.yüzyıldan itibaren tarihini takip etmek mümkündür. Trabzon kamnenslarından 3. Alexios(1349-1390) asıl kurucusu sayılabilir. 1860′a doğru ilavelerle muazzam tesis halini alan Meryemana Manastırı en parlak dönemini 19.yüzyılda yaşamıştır.

Dar ve uzun merdivenlerle girilen manastır; su kemeri, kütüphane , mutfak, misafir odaları, sarnıçları, sonradan kiliseye çevrilen tabii oyuk, kutsal suyun toplandığı havuz ve birçok şapellerle ziyaretçilerini karşılar. Doğrudan doğruya yamaca yaslanmış bina, keşişlerin barındığı asıl manastır yapısıdır. Yapıların üzerindeki kemerli galerilerin çok etkileyici görüntüleri hayranlık bırakır. Altındere Vadisi dar boğaz karakteri göstermekte olup arazi doğu ve batıdan dik bir meyille vadiye inmektedir.

Milli Park, flora açısından da çok zenginlik içermekte olup yörenin hakim bitki örtüsünü doğu ladini oluşturur. Sahada ayrıca yapraklı ve ibreli ağaçlardan göknar , sarıçam, kestane, meşe, ıhlamur, gürgen, söğüt, karaçam, ormangülü, Kafkas hanımelinden meydana gelen zengin bir bitki örtüsü çeşitliliği görülmeye değer doğal ortamın yaban hayatı için sunduğu yaşam şartları geyik , karaca, çengel boynuzlu yaban keçisi, yabani domuz, ayı, kurt, çakal, tilki, yaban kedisi gibi türlerin yaşamasına ve çoğalmasına olanak sağlamıştır.

Görülebilecek Yerler: Meryemana adına kurulan Sümela Manastırı ile Altındere vadisinin bitki zenginliği , peyzaj güzellikleri ve yaban hayatı ziyaretçilerin mutlak görmesi gerekli kaynaklar oluşturur.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkın yoğun bir şekilde ziyaretçi akımına uğradığı dönem Nisan başları ile Ekim sonlarıdır.

Milli Park sahasında ; manastır gezileri(Patika ile) doğa yürüyüşleri ile piknik yapılabilir. Ayrıca Altındere günübirlik kullanım alanındaki bunglawlarda konaklanabilir..

Ayasofya Müzesi

Günümüzde Müze olarak kullanılmakta olan Trabzon Ayasofya Kilisesi, Trabzon İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir. İngiliz seyyah ve araştırmacısı G. Finlay tarafından 1427 yılına tarihlenen çan kulesi kilisenin batısında yer almaktadır. Kilisenin kuzeyinde yer alan üç apsisli şapel kalıntısı ise daha erken bir döneme ait olmalıdır.

Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethini takiben yapı camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Trabzon üzerine anlattıkları ile ünlü Evliya ÇELEBİ (1648), Pitton de Tournefort (1701), Hamilton (1836), Texier(1864), Trabzon Şakir Şevket (1878) ve Lynch (1893) yapıya önem veren kişiler arasındadır.

1864 yılında harap durumda olan camiinin Bursalı Rıza Efendi’nin teşvikleri ile yeni baştan onarıldığı bilinmektedir. I. Dünya Savaşı yıllarında sırası ile depo, hastane, daha sonraları yine camii olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesinin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılında da Müze olarak ziyarete açılmıştır.

Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare-haç planlıdır ve yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Narteks denilen giriş holüne sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beş köşeli, yanlardakiler ise yuvarlak birer apsisle son bulmaktadır. Narteksin üzerinde şapel vardır.

Yapının kuzey, batı ve güneyinde üç revaklı giriş bulunmaktadır.

Kubbe ve kasnağı oniki köşelidir. Kubbenin yükünü monoblok dört mermer sütun, kemerler ve pandantifler taşımaktadır. Yapı ana kubbenin etrafında değişik tonozlarla örtülmüş, çatı farklı yükseklikler verilerek kiremitle kaplanmıştır.

Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde, Hırıstiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephede görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır.

Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem ile Havva’nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır:

Güney cephesindeki kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon’da 257 yıl hüküm süren Komnenosların sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır. Benzer bir kartal tasviri olan ana apsisin dışında doğu tarafta yer alır. Bu cephede, kentaur grifon gibi karışık varlıklar, güvercinler, merkezlerinde yıldız ve hilal bulunan kare panolar, içleri bitkisel motifli madalyonlar yer almaktadır.

Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opus-sectile tarzında çok renkli mermerden yapılmış bir yer mozaiği bulunmaktadır.

Ayasofya’nın süslemelerinin önemli bölümünü meydana getiren fresklerde İncil’den alınmış konular canlandırılmıştır. Kubbede ana tasvir Hz. İsa’nın Tanrısal yönünü aksettiren Pantacrator İsa’dır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında oniki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa’nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir.

Binanın ana kemerleri üzerindeki dairesel madalyonlarda portrelere yer verilmiştir. Yapının tonozlarında da İncil’den alınmış dini sahneler canlandırılmıştır.

Apsiste Hz. Meryem kucağında İsa ve yanlarında iki melek figürü ile tasvir edilmiştir.

Kuzey duvarında kapı üzerinde dört aziz işlenmiştir.

Narteksin merkezinde İncil’in yazarlarını temsil eden dört sembol yer almaktadır.

Ayasofya uzun tarihi geçmişi, merkezi planlı yapısı, yüksek kasnaklı kubbesi, dairesel ve çokgen apsisleri, görkemli portikleri, taş işçiliği ve freskleri ile tarihi değerinin yanı sıra sanat tarihi açısından da önemli bir abide olarak günümüzde yaşamaktadır.

1993 yılı sonunda kamulaştırılarak Ayasofya Müzesi alanına katılan 900 metrekarelik arsada, valiliğin desteği ve yerel olanakların değerlendirilmesi sonucu oluşturulan Köy Evi sergisi 1996 yılı Mayıs ayında ziyarete açılmıştır.

Sergilemenin amacı, giderek yok olan halk kültürüne ait değerlerimizin bir bölümünü kurtararak koruyabilmek, müzemize gelen ziyaretçilere küçükte olsa köy yaşamından bir kesit sunabilmektir.

Bu amaçla oluşturulan bu alanda günümüzde ayrıca yöresel yemeklerin de sunumu yapılmaktadır.

Alandaki serander, Of İlçesi, Yukarı Kışlacık Köyü’nden bağış yolu ile alınmış, parçaların numaralanıp sökülerek 85 yaşındaki bir serander ustasının nezaretinde yeniden kurulmuştur. “serendi” ve “tekir” gibi adlarla da anılan taşınabilir özellikteki bu yapı, tahıl kurutmak ve saklamak için planlanmış olup, Doğu Karadeniz Halk Mimarisi içinde çok özel bir yere sahiptir.

Seranderin yanında portatif olarak kurulan Köy Evi, küçük ölçekli ve tek katlıdır. Bunun için İlimiz Sürmene İlçesi, Yukarı Aksu Köyü’ndeki eski konutlar arasından seçilerek rölövesi çıkarılan bir örnek esas alınmıştır. Geleneksel tarzda inşa edilen konutun eski yapımında, eski yapım tekniğini bilen ustalar çalıştırılmıştır. Kestane ağacından geçme tekniğinde yapılan, cephelerden ikisi boş muska gözlü, diğerleri taş ve toprak dolgulu muska gözlüdür. Çatı dört omuz olup, geniş saçaklı ve kiremit kaplıdır.

Uzun Sok. Zeytinlik Cad. No: 10, Trabzon
Tel : (0462) 322 38 22
Faks : (0462) 326 18 88

Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

Kostaki Konağı (Trabzon Müzesi)

20 yy. başlarında (muhtemelen 1910′lu yıllar) Aleksi Kostaki isimli bir şahıs tarafından büyük programlı konut olarak yaptırılan konak, Avrupa mimarisinin üslup açısından Türkiye’deki sayılı örneklerden biridir.

Ulu Önder Atatürk’ün 1924 yılında Trabzon’a ilk gelişlerinde 15-17.9.1924 tarihleri arasında bu konakta kaldığı kuvvetli bir olasılıktır. O yıllarda hazineye ait olan Kostaki Konağının müze yapılması düşünülmüş ancak bu gerçekleşememiştir. Yapı, 1937 yılından 1987 yılına kadar Kız Meslek Lisesi olarak kullanıldıktan sonra Kültür Bakanlığına devredilerek; müze olarak açılması için başlanan restorasyon çalışmaları bitirilmiştir.

Bodrum kat üzerine zemin+ 2 katlı olarak inşa edilen binanın ana yapım malzemesi taştır. Dış duvarda pembemsi renkli dikdörtgen yonu taşların değişik tarzda uygulaması ile zengin bir cephe düzeni elde edilmiştir. Güneybatısında ve güneydoğusunda çıkıntı yapan çokgen mekanlar cephenin hareketliliğini artırmıştır.

Konak simetrik olmayan düzensiz bir cephe ve farklı çatı yükseltileri ile Trabzon için değişik bir mimari gösterir. Bu husus katların mekan düzenlemesinde de ortaya çıkar. Her katta ayrı bir mekansal dağılım görülür.

Bodrum kat; depo, çamaşırhane, kalorifer dairesi gibi bölümlere ayrılmıştır. Zemin kat; geniş bir çokgen hol etrafına yerleştirilen çok sayıda odadan oluşur. Burada siyah mermer taklidi karşılıklı ikişer sütun, taşıyıcı ve dekorasyon unsuru olarak kullanılmıştır. Holden desenli camlı, boydan boya açılabilen kapılarla geçilen bölüm, (kafeterya) kademeli cam kubbeli ve balkonludur. Konağın süslemesinde en çok önem verilen kat burasıdır. Birinci katta L şeklinde bir koridor etrafına odalar yerleştirilmiştir. Bu katta kaybolan kalem işi süslemeler sonrada yapılan restorasyonlarla yenilenmiştir. Üçüncü kat konağın az bir bölümünü teşkil eder ve belli başlı dört oda içerir (idari bölüm).

Katlar arasındaki sirkülasyon yapının güneybatısındaki merdivenle sağlanır. Hizmet servis bölümü için yine aynı yönde ikinci bir merdiven kullanılmıştır. Her katta da WC ve banyo bulunur.

Yapının gerek çevre düzenlemesinde, gerekse iç mekanlarında süslemeye geniş ölçüde ağırlık verilmiştir. Cephede çini panolar, sütun ve sütunceler, pencere silmelerindeki stilize bitkisel kabartmalar başlıca süsleme unsurlarıdır.

İçte ise alçı kabartma ve kalem işi desenler en önemli süsleme malzemesini oluşturur. Genellikle tavanların kenarı alçı kabartma olarak çiçek ve yaprak motifleriyle çevrilmiş üzerleri çoğu yerde yaldızlanmış ve boyanmıştır. Önemli odaların aynı malzeme ile tavanına göbek yapılmıştır. Bazı odalarda alçı kabartmalar manzara ve natürmortlar görülür.

Duvarlarda bazı odalarda kalın ipek duvar kağıdı kullanılmış, bazıları ise çok renkli nakışlarla süslenmiştir. Desenlerde klasik Yunan Motifleri hakimdir. (Meandırlar, palmetler, akantus yaprakları ve eros figürleri vb.) Bütün ahşap kapılar renkli ve desenli kristal camlıdır. Döşemede büyük salonlarda İtalyan işçilikli desenli karo taş, odalarda da yine işçilikli ahşap parke kullanılmıştır.

Konağın yapımında kullanılan malzeme çok kalitelidir ve büyük bir kısmı yurt dışından getirilmiştir. Isıtma kalorifer sistemiyle sağlanmıştır. Orijinal radyatör petekleri kabartma olarak bezemelidir. Ancak çoğunun üzerleri sonradan kalın boya tabakasıyla kapatılmıştır.

Zemin katta odalar dışında konağın diğer tüm odaların duvar süslemelerinin üzeri de birkaç boya tabakası ile kaplanmıştı. Uzun süren uğraşlar sonucu sonradan sürülen bu boya tabakası soyularak duvarlar temizlenmiş ve orijinal desenler tespit edilerek restorasyonu yapılmıştır.

Teşhit-tanzim çalışmaları sırasında yapının sade işçilikli bodrum katında arkeolojik eserler sergilenmiş, en yoğun bezemeye sahip odaların bulunduğu zemin katta 19 yy. sonu – 20 yy. başı konak dekorasyonunu yansıtan mekansal sergileme yapılmıştır. Birinci katta odalar etnoğrafik eserlerin seksiyonlar halinde sergilenmesine ayrılmış olup, en üst kat da büro olarak düzenlenmiştir. Böylece Trabzon Müzesi 22 Nisan 2001 günü hizmete girmiş, depolarda bekleyen pek çok eser de bu sayede gün ışığına çıkarılmıştır.

Zeytinlik Caddesi, Uzun Sokak, No: 1
Tel : (0462) 322 38 22
Faks : (0462) 326 18 88

Ülkemizde Tabiat Anıtları

Trabzon Tabiat Anıtları
Trabzon-Örümcek Ormanı Ladini (1)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 49.1 m. boy, 1.48. m.çap ve 4.65 m. çevre genişliğinde ladin ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Ladini (2)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 61.5 m. boy, 1.54. m.çap ve 4.85 m. çevre genişliğinde ladin ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Ladini (3)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 52.5 m. boy, 1.21. m.çap ve 3.81 m. çevre genişliğinde ladin ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Ladini (4)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 53.4 m. boy, 1.22. m.çap ve 3.83 m. çevre genişliğinde ladin ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Göknarı (1)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 54.5 m. boy, 1.18. m.çap ve 3.70 m. çevre genişliğinde göknar ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Göknarı (2)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 54 m. boy, 1.92. m.çap ve 6.05 m. çevre genişliğinde göknar ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Göknarı (3)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 57.6 m. boy, 1.76 m.çap ve 5.52 m. çevre genişliğinde göknar ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon-Örümcek Ormanı Göknarı (4)

Yeri: Trabzon

Özelliği: 400 yaşında, 58.5 m. boy, 1.80. m.çap ve 5.65 m. çevre genişliğinde göknar ağacı.

Tesis Tarihi: 11.10.1995

Trabzon – Uzungöl Tabiat Parkı
Yeri: Doğu Karadeniz Bölgesinde Trabzon ili Çaykara sınırları içerisindedir.

Ulaşım: Tabiat Parkı Trabzon’a 25 km. Çaykara’ya 19 km. uzaklıktadır. Trabzon’dan 49 km.’lik 010 nolu nolu Devlet Karayolu ile Of’a oradan da 27 km. yolla Çaykara’ya ve Çaykara’dan 19 km.lik bir yol ile parka ulaşılmaktadır.

Özelliği: Zengin bitki örtüsü, yaban hayatı ve manzara güzelliklerinesahip olması nedeniyle sahanın 1625 hektarlık bölümü 1989 yılında Tabiat Parkı olarak ayrılmıştır.

Tabiat Parkında hakim ağaç türü Doğu ladinidir. Kayın, göknar, porsuk, sakallı, kızılağaç, gürgen, fındık, ıstranca meşesi, dağ karaağaç, akçaağaç, kızılağaç dere içlerinde de ceviz, kestane fauna olarak memelilerden dağkeçisi, karaca, ayı, kurt, yaban domuzu, sansar, porsuk, vaşak, çakal, tilki, tavşan, sincap kuşlardan yaban ördekleri ile yırtıcılar, balıklardan göl ve dere alabalıkları, çeşitli amfibi ve sürüngenler bulunmaktadır.

Sahanın başlıca akarsuyu(Holdizon)Demirkapı deresidir. Uzungöl bu derenin kayaları ile önünün kapanması sonucu meydana gelmiş bir göldür.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Tabiat Parkının kullanma sezonu Nisan başlarından Ekim sonuna kadar sürmektedir.

Günübirlik piknik, göl çevresinde yürüyüş yapılabilir. Uzungöl’ün 10 km. güneyinde 3000 metre yüksekliğindeki Nordizca dağlarına ulaşılmaktadır. Ayrıca Tabiat Parkının içerisinde konaklama üniteleri mevcuttur.
Hanlar
İlde bulunan hanlar, Vakıfhan, Taşhan, Alacahandır. Ayrıca Taşhan’ın yanında bir de Bedesten bulunmaktadır.

Öğr.Gör.Mehmet Aykaç Reşadiye Meslek Yüksekokulu

 

 

 

Yorum Yapın

Önemli not : Yorumunuz denetim için bekliyor.. Yazıya uygun olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Kategoriler

E-POSTA