TURİZMİN ÇEŞİTLİ ALANLARDAKİ FAYDALARI VE EKONOMİYE ETKİSİ
Turizmin Sosyal İşlevi
Turizm, halklar arasında kültürel değişimi gerçekleştiren en önemli araçlardan biridir.Yeryüzünde yaşayan
milletler hakkında hemen herkesin yerleşmiş kanaatleri vardır. Aynı şekilde, diğer milletlerin de Türkler
ve Türkiye hakkında, birçok kaynaktan etkilenerek oluşmuş kanaatleri vardır. Aynı ülke içindeki, farklı
şehirler hakkında da böyle düşüncelere sahip olabiliriz. Bu düşüncelerin bazan haklılık payı vardır; ancak
bunlar çoğunlukla bizzat tanımadan verdiğimiz kararlardır. Birçok yabancının ülkemizi gezdikten,
insanlarımızı tanıdıktan sonra kullandığı en yaygın ifade: “ Biz böyle tanımıyorduk!” olmuştur. Bunun
doğal sonucu olarak farklı bölgelerden ya da farklı ülkelerden insanları bir araya getiren turizm
hareketleri, insanların birbirlerini daha iyi tanımalarını ve daha çok sevmelerini sağlamaktadır.
Turizm sayesinde bölgecilik, ırkdaşlık, dindaşlık gibi duygular, yerini evrenselliğe ve insan sevgisine bırakır.
Turizmin Politik İşlevi
Turizm, halkları birbirine yakınlaştıran, kaynaştıran, onların birbirleri hakkındaki ön
yargılarının değişmesine yol açan bir rol oynamaktadır. İşte çeşitli ülkelerin insanları
arasında oluşan bu olumlu atmosfer devlet yönetimlerini de etkilemektedir. Günümüzde ülke
yöneticileri, kamuoyunun düşüncelerine, taleplerine önem vermek zorunda olduklarından,
politikalarını bu esaslara göre tayin etmektedir. Seyahat etmeyi kolaylaştırıcı önlemler
almaktadırlar. Bugün birçok ülke vatandaşı yalnızca kimlik kartlarıyla, bazı ülke vatandaşları
ise hava alanlarında aldıkları vize ile ülkemize tatile gelebilmektedirler.
Turizmin Sağlık İşlevi
Günümüz insanı, özellikle sanayileşmiş ülkelerde, büyük kentlerde yaşayarak çevre
kirliliği, gürültü, trafik ve iş yaşamının yoğun stresi, rekabet gibi etkenlerin baskısı altında
kalmaktadır. Bu baskı, insanların ilk fırsatta doğaya kaçma ihtiyacını her geçen gün
körüklemektedir. İnsanlar, seyahatleri esnasında; temiz hava, doğal yiyecekler, sağlıklı bir
atmosferin dinlendirici, tedavi edici ve yeni zorluklara hazırlayıcı özelliklerinden
faydalanmak istemektedirler.
Konaklama tesislerinin sunduğu spor yapma imkânları, kaplıca ve şifalı su
kaynaklarının tedavi edici özellikleri, sonuçta turistleri sağlıklı ve mutlu etmektedir.
Turizmin Kültürel İşlevi
Turizm ve kültür arasında çok yoğun bir ilişki vardır. Bu iki olgu; birbirini tetikleyen,
geliştiren, yaygınlaştıran bir etki yaratmaktadır. Turistler, çeşitli kültür varlıklarını tanımak
için seyahat ederler. Bu seyahatleri esnasında, Uşak’ta ya da Kayseri’de Türk halısı ile
tanışıp halı kültürünü tanıyınca onları satın alırlar. Bu ürünler satıldıkça da halıcılık gelişir.
Özellikle el sanatları, turistlerin her zaman ilgisini çekmektedir. Ankara Beypazarı,
Safranbolu örneklerinde olduğu gibi Türk Kültürünün turizmin hizmetine sunulmasıyla, hem
yöre halkı bundan etkilenmekte hem de turistler daha fazla bilgi ve tanıma imkânı
bulmaktadırlar. Elbette bu bilgi ve kültürü, yaşadıkları çevreye de taşımaktadırlar.
Turizmin Finansal İşlevi
Turizm, dünya ekonomisinin dördüncü büyük sektörüdür. Her yıl yüz milyonlarca
insan, yüz milyarlarca doları seyahat için harcamaktadır. Devletlerin turizm sektöründen
sağladığı gelirler, yine o ülke halklarının refahı için harcanmaktadır. Devletler, turistin
yaptığı her harcamadan, dolaylı-dolaysız çeşitli vergiler almaktadır. Bu vergiler, çok büyük
rakamlara ulaşmaktadır. Bugün bazı ülkelerin veya bazı şehirlerin ekonomisi büyük ölçüde
turizme bağlıdır. Marmaris, Bodrum, Antalya gibi kentlerimizin yaşamı, önemli oranda
turizm üzerine kuruludur.
Turizm ve Ekonomi
Bugünkü anlamıyla “turizm” deyimi, 19. yüzyılın sonlarına doğru kullanılmaya
başlanmasına karşılık, 20. yüzyılın bir olgusu olarak gelişerek günümüzde geniş kitleleri
ilgilendiren sosyal ve ekonomik bir faaliyet haline gelmiştir.
Turizm II. Dünya Savaşı’ndan sonra, hızla gelişmiş daha geniş halk kitlelerine ve uzak
mesafelere yayılmıştır. Günümüzde turizmin yarattığı ekonomik, sosyal, kültürel ve politik
etkiler, ülke ekonomilerinde ve özellikle uluslararası ekonomik ve politik ilişkilerde önemli
sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum, yalnız uluslar arası turizm hareketinden büyük pay alan
gelişmiş ülkelerde değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde de turizme verilen önemi
artırmaktadır.
Ulusal ve uluslar arası düzeyde kazandığı dev boyutlarla turizmin; yatırımları ve iş
hacmini geliştiren, gelir yaratan, döviz sağlayan, yeni istihdam alanları açan, sosyal ve
kültürel hayatı etkileyen, siyasal bakımdan da önemli toplumsal ve bireysel işlevlerin
gerçekleştirilmesini kolaylaştıran bir nitelik kazanması, ülkelerin dikkatinin bu ekonomik
olay üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin
karşılaştıkları ekonomik sorunların ve dar boğazların aşılmasında, turizmin yarattığı dinamik
ekonomik etkiler, söz konusu ülkelerin turizme daha çok önem vermesine neden olmuştur.
Turizmin Dünya Ekonomisine Etkileri
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren turizm, dünya ekonomisinde en hızlı gelişen ve
genişleyen sektörlerden biri haline gelmiştir. Turizm, çoğu zaman diğer birçok endüstri gibi
bölgesel veya ulusal kalkınma için bir araç olarak kullanılmıştır. Turizm sektörü, yaygın
biçimde gelir, iş ve vergi gelirlerinin oluşturulmasında, ödemeler dengesi sorunlarının
çözümünde, bölgesel ve ulusal ekonomik gelişmelere katkıda bulunmada rol oynayan önemli
bir faktör olarak yerini almıştır.
Özellikle son yıllar da uluslararası turizm, gerek turist hareketleri gerekse gelirleri
açısından büyük bir büyüme göstermiştir. 1988 yılında, 394 milyon olan dünya turist sayısı,
2001’de 692 milyona; aynı şekilde, 1988 yılında, 204 milyar dolar olan dünya turizm
gelirleri, 2001’de 463 milyar dolara ulaşmıştır.
Ödemeler Dengesine Olan Etkisi
Gelişmekte olan ülkelerin çoğunluğunun, zaman zaman döviz dar boğazları ile
karşılaştıkları bilinmektedir. Bu nedenle, gelişmekte olan birçok ülke, turizmi, geliştirilmesi
gereken ilk ve önemli sektör olarak görmektedir. Birçok ülkede turizmi geliştirme düşünce
ve çabalarının temeli, döviz getirisi sağlamak olmuştur. Turizm, yabancı sermayeye olan
bağımlılıklarını azaltmak isteyen gelişmekte olan ülkeler açısından, önemli üstünlükler
taşıyan bir ekonomik faaliyettir. Zira, yerli girişimciler için söz konusu olabilecek teknolojik
sınırlamalar, turizmde diğer sektörlere oranla en alt düzeydedir.
Gelir Yaratma Etkisi
Bir ülkenin turizm gelirleri; yurt içinde turistlerin yapmış oldukları harcamaların
tamamıyla yurt dışında iken satın alınan paket turun bir kısmını içermektedir (Paket tur için
ödenen bedelin yaklaşık %40-50’si.), Dış ticaret açıklarının giderilmesinde, turizm
gelirlerinin çok önemli bir payı vardır.
Alt ve Üst Yapı Yatırımlarına Olan Etkisi
Özellikle turist çeken bölgelerde, turizm sektöründen daha fazla gelir elde edebilmek
için alt yapı yatırımları hızlanmıştır. Bilindiği gibi bir bölgenin alt yapısı (yol, su, elektrik,
ulaşım, haberleşme vb) tamamlanmadan üst yapı yatırımları (konaklama tesisleri, eğlence,
alışveriş vd tesisler) yapmak, mümkün olamamaktadır. Turizmden, daha fazla gelir
edebilmek ancak alt ve üst yapı yatırımlarının artırılması ile mümkün olabilecektir. Örneğin,
Antalya Hava limanı yenilenmiş, 2005 yılında 2. pist ve terminal binası hizmete açılmış,
karayolları, haberleşme ve telekomünikasyon alanında birçok yatırım yapılmış ve dünya
standartları yakalanmaya çalışılmıştır.
İstihdam Yaratıcı Etkisi
Turizmin parasal etkilerinin yanı sıra; ekonomide yarattığı gerçek etkilerin en
önemlisi, emek-yoğun üretim tekniğinden kaynaklanan istihdam etkisidir. Bu nedenle;
turizm sektörü kendisinin doğrudan istihdama katkıda bulunması ve bu sektöre girdi veren
diğer sektörlere de dolaylı istihdam imkânları sağlaması dolayısıyla, ülkedeki toplam
istihdamı etkilemektedir.
Turizm sektöründe makinalaşma ve otomasyon imkânlarının sınırlı olması nedeniyle,
sektörün meydana getirdiği istihdam yoğunluğu, diğer sektörlere göre daha yüksektir.
Sektörde emek-yoğun üretimin hakim olması nedeniyle, turistik tüketim harcamaları, yüksek
oranda doğrudan istihdam etkisi oluşturmaktadır. Bunun yanında turizm sektörüne mal ve
hizmet sunan yan sektörlere de yeni iş imkanları sağlayarak dolaylı istihdam etkisi meydana
getirmektedir.
Bir ülke ekonomisinde ve turizm sektöründe, turizm faaliyetleriyle kazanılan istihdam
artışları şunlardır:
· Turizm sektöründe yer alan işletmelerdeki (konaklama ve yeme-içme vb.)
turistik harcamalar yolu ile bu işletmelerde meydana gelen doğrudan istihdam
artışı
· Turistik harcamalar sonucu doğrudan gerçekleşmeyen; fakat turizm sektörü ile
ilgili olduğundan turizm arzı içinde yer alan, sektöre girdi veren diğer
sektörlerde oluşan dolaylı istihdam artışı
· O ülkede yaşayan insanların, turizmden elde ettiği gelirleri yeniden harcaması
sonucu meydana gelen ek istihdam artışı
Diğer Sektörlere Etkisi
Turizm, milyonlarca etkileşimin bir arada ortaya çıktığı, kendine özgü tarihi ve dili
olan ve çok sayıda insanın katıldığı bir kitle hareketi niteliğini kazanmıştır. Turizm; uçak
şirketleri, deniz yolları, tren, kiralık araba şirketleri, seyahat pazarlamacıları ile sorunlara
çare bulan kişiler, pansiyonlar, restoranlar ve toplantı merkezleri gibi kimi büyük kimi küçük
iş kollarından oluşan 41 farklı alt sektörle bağlantılıdır ve bünyesinde yüzlerce yan kuruluşu
barındıran bir şemsiye görünümündedir.
Turizmin Türkiye Ekonomisine Etkisi
Türkiye’nin aktif dış turizmi, özellikle 1980’lerden itibaren, önemli bir gelişme
göstermeye başlamış ve ülke ekonomisine çok büyük katkı sağlayan gelir kaynaklarından
biri durumuna gelmiştir. Ayrıca dünyadaki bütün turistler için de Türkiye popüler bir turist
çekim merkezi halini almıştır. Özellikle, 1983-1989 yılları arasında turist sayıları ve turizm
gelirleri bakımından Türk Dış Turizminin diğer geleneksel turizm gelirlerine göre artış oranı
bir önceki yılla karşılaştırıldığında %127 ile rekor düzeye çıkmıştır. Turizm gelirlerinin
GSMH içindeki payı 1980 yılında %0.6’dan, 2001 yılında% 6.0’ya; bununla beraber turizm
gelirlerinin toplam ihracat içindeki payı da aynı dönemlerde %11.2’den %28.8’e
yükselmiştir (http://www.turizm.gov.tr.). Turizm, Türkiye için önemli bir döviz kaynağı
oluşturarak yeni istihdam olanaklarının meydana getirilmesinde, dolayısıyla da işsizliğin
azaltılmasında ve ödemeler dengesi problemlerinin giderilmesinde önemli bir rol
oynamaktadır. Bu nedenle de turizm sektörü, Türkiye’nin ekonomik kalkınma stratejisinde
anahtar sektör olarak kabul edilebilecek bir konuma sahiptir .
1973 yılında yapılan ve 44’ü gelişmekte olan ve 8’i gelişmiş ülke olmak üzere 52
ülkeyi kapsayan bir araştırma; ihracatlarının %10’unu aşan turizm gelirine sahip ülkeleri,
“turizm ülkesi” olarak tanımlamaktadır. Burdan yola çıkılarak; günümüz Türkiye’sinin
turizm gelirlerinin ihracata oranının %28’ler düzeyinde olduğu düşünülecek olursa,
Türkiye’nin de turizm ülkesi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Gelirler Yönünden Turizmin Yeri ve Önemi
Turizmin Türk ekonomisi içinde artan etkinliğinin bir sonucu olarak özellikle 1980’li
yıllardan sonra, yabancı turist sayılarında, turizm gelirlerinde ve turist başına yapılan
harcamalarda bir artış gözlenmektedir. 1980 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı, 1.288.060
kişi iken bu sayı 1996’da yaklaşık sekiz kat artarak 8.614.085 kişiye ulaşmış, 1997 yılında
%11.1 artarak 9.689.004 kişi olmuştur. 2000 yılında da bir önceki yıla göre %45 artarak
10.428.153 kişiye ulaşmış ve 2001 yılında ise 11.618.969 kişi olmuştur. 1980 yılında elde
edilen turizm geliri, 326.654 dolar iken 1997 yılında yaklaşık 22 kat artarak 8.088.549 dolar
olmuş, 1998 yılında %3.5 azalarak 7.808.940 dolara gerilemiş ve 2000 yılında da bir önceki
yıla göre %46.7 artarak 7.636.000 dolara yükselmiştir (www.turizm.gov.tr.). Aynı şekilde,
1980 yılında 253.6 dolar olan turist başına harcama, 2001 yılında 717.5 Dolara ulaşmıştır.
1980 yılından günümüze kadar, hem ülkeye gelen turist sayısında hem de turizm gelirlerinde
artış gözlenmektedir.
Türkiye’ nin sahip olduğu turistik potansiyele ve bu hızlı gelişmeye karşın, dünya
genelinde ve özellikle de Akdeniz bölgesindeki pazar payı küçüktür. Dünya turizminin odak
noktalarından birini oluşturan Türkiye, dünya turizminde, gelen turist sayısı ve turizm
gelirleri açısından ancak %1.5-2 düzeyinde düşük bir paya sahiptir. Türkiye, kendisine
yönelik turizm talebini artırabilmek ve ekonomik gelişmesini tamamlayabilmek için turizm
talep koşullarını çok iyi analiz etmek durumundadır.
İstihdam Yönünden Turizmin Yeri ve Önemi
Turizmin istihdam sağlama olanaklarına gelindiğinde, 1995 yılında Türkiye’de turizm
sektöründe istihdam edilenlerin 129.000 kişi, yani toplam işgücünün %0.07’si, olduğu
görülmektedir.1997 verilerine göre konaklama sektöründe 262.000 kişinin, turist rehberi
olarak da 9000 kişinin istihdam edildiği bilinmektedir. Dolaylı ve doğrudan istihdam
açısından aile fertleri ile birlikte yaklaşık 10.000.000 kişi, geçimini turizm sektöründen
sağlamaktadır.
Görüldüğü gibi Türk turizmi son yıllarda uluslararası turizme uyum sağlayacak
şekilde bir gelişme göstermekte ve ekonominin karşılaştığı dar boğazların aşılmasında da en
önemli politikalardan biri olmaktadır. Çünkü turizm sektörü dünyada hızla gelişmekte,
teknolojideki ilerleme ve hız da bu gelişmenin yakıtını oluşturmaktadır. Dolayısıyla
Türkiye’nin ekonomik yönden gelişmesinde, turizmin taşıdığı rolün ileriye dönük
korunabilmesi ve sürdürülebilmesi şarttır.
Diğer Etkiler Yönünden Turizmin Yeri ve Önemi
Ekonomik kalkınmanın en önemli amaçlarından biri, ülkenin tüm insanlarına gelir
kazandırıcı iş sahaları açmaktır. Gelişmekte olan ülkelerin ortak özelliklerinden biri de açık
ya da gizli yüksek işsizlik oranlarıdır. Bu bakımdan turizmin emek yoğun bir endüstri oluşu,
gelişmekte olan ülkeler açısından bir dayanak oluşturmaktadır. Turizm işletmeleri, turistik
ürün üretiminde ve bunu sunmada ve daha birçok faaliyetinin yerine getirilmesinde, insan
gücünden geniş ölçüde yararlanmaktadır. Dolayısıyla, ülkedeki emek arzı fazlalığı, bu
sektörde büyük ölçüde istihdam edilebilecektir.
Turizmin, Türkiye için istihdam oluşturduğu bilinen bir gerçek olmakla beraber,
etkisini tam anlamıyla belirlemek mümkün değildir; çünkü turizm, yatırım aşamasından her
hizmetin verildiği en son aşamaya kadar dolaysız ve dolaylı çok çeşitli iş olanakları
oluşturmaktadır. Dolayısıyla da turiste hizmet veren yerlerde, istihdam edilen kişilerin pek
çoğu turizmle ilgisi olmayan ama aynı veya benzer işlerde çalışan kişilerdir.
Turizm, ülkeye döviz girdisi sağlaması ve istihdam oluşturması açısından Türk
ekonomisi için büyük önem arz etmektedir. 1983 yılında çıkarılan 2634 sayılı Turizm Teşvik
Kanunu ile Türkiye’de turizm yatırımlarının teşviki artmış, altyapı yatırımlarını devletin,
üstyapı yatırımlarını da özel kesimin yapması öngörülmüştür. Turizm talebi, yatırımları
uyarmış ve teşvik etmiştir. Turizm ve bölgesel gelişme açısından Türkiye’de turizmin
ekonomik sonuçlarını incelemek gerekirse; turizm, ülkenin gelişmesine katkıda bulunurken,
endüstri merkezleri dışında kalan bölgelerin dengeli kalkınmasına ve gelişmesine de
yardımcı olmaktadır. Gerçekten de endüstriyel açıdan yeterli kaynak ve gelişme olanağı
bulamamış bölgelerin, iyi bir planlama neticesinde turistik yönden kalkınmaları ve
ekonomilerini düzeltmeleri mümkündür.
KAYNAK
MEB MEGEP
KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ TURİZM HAREKETLERİ ANKARA 2007
Nisan 12th, 2010 at 14:37
[...] ve OTELCİLİK PORTALI, ‘TURİZMİN ÇEŞİTLİ ALANLARDAKİ FAYDALARI ve EKONOMİYE ETKİSİ’ http://www.goktepe.net/turizmin-cesitli-alanlardaki-faydalari-ve-ekonomiye-etkisi.html (3 Kasım [...]
Mayıs 1st, 2011 at 15:12
süper