TURİZM VE OTELCİLİK PORTALI

YAŞLILIK ÖNCESİ BESLENME VE YAŞLILIĞA HAZIRLANMA

Yazar admin on Kas 11th, 2008

Yaşlanma sürecinde görülen bozuklukların önemli bir bölümünde beslenmenin de rolü vardır. Bu bozuklukların oluşumunu hızlandırdığı ve kolaylaştırdığı sanılan yanlış beslenme şekli düzeltilirse, sorunları daha az bir yaşlılık dönemi geçirilebilir. Yaşam boyu yeterli ve dengeli beslenmenin, yaşlılıkta bazı sorunları azaltıcı rolü olduğu gibi, yaşam süresini etkilediği de söylenebilir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırma sonuçları; yaşam boyu yeterli ve dengeli beslenen hayvanların, böyle beslenemeyenlerden daha geç yaşlandıklarını ve daha uzun süre yaşadıklarını göstermiştir. Benzer durum insanlarda da gözlenmektedir.

Her dönemdeki beslenme şekli, bireyin sonraki dönemde genel durumunu etkiler. Bebelikte beslenmenin çocukluk çağına, çocukluk çağında beslenmenin gençlerin durumunu etkilemesi gibi; yaşlılar, her dönemdeki beslenme ve yaşam biçiminin etkilerini taşırlar. Bu yüzden her yaş grubunun özelliklerine göre beslenmesi, sonraki dönemlere hazırlık yönünden önemlidir. Yaşlanma sürecinde oluşan yetersizlikleri, bozuklukları hafifletme, geciktirme ya da önlemeye yardımcı olmak için, özellikle orta yaşlarda aşağıda belirtilenlere uyulmalıdır:

1. Her yaş ve durumda, önceki bölümlerde anlatıldığı gibi yeterli ve dengeli beslenilmelidir.
2. Normal vücut ağırlığı korunmalıdır. Zayıflıktan ve şişmanlıktan kaçınmalıdır. Bunun için diyetin enerji değeri ihtiyaca göre düzenlenmelidir. Kalp-damar hastalıkları, kan basıncının yükselmesi, damar sertliği, kanda kolesterol ve öteki lipitlerin yükselmesi, şeker hastalığı ve benzerleri şişman kimselerde de yaşlandıkça daha sık görülmektedir.
3. Yaş ilerledikçe diyetteki toplam yağ miktarı azaltılmalıdır. Diyette doymuş yağ asitlerince zengin olan hayvansal katı yağlar en alt düzeye indirilmeli, doymamış yağ asitlerini daha çok bulunduran bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.
4. Vücuda yeterli miktarda sıvı ve su alınmalı; artık ve zararlı maddelerin atılmasına, böbreklerin çalışmasına yardımcı olunmalıdır. Diyette tuz miktarı azaltılmalıdır. Fazla tuzun kan basıncını yükseltici etkisi unutulmamalıdır. Sigara içilmemeli, alkol alınmamalıdır. Aşırı çay, kahve gibi uyarıcılardan, fazla miktarda acı biber, hardal gibi baharatlardan kaçınılmalıdır .
5. Vücudu, kalbi fazla yoracak aşırı etkinliklerden kaçınılmalı, açık havadan yararlanılmalıdır. Dinlenme süresi arttırılmalı, yorucu olmayan eğlence ve yürüyüşlere katınılmalı, iş dışı uğraşlar edinilmelidir.
6. Düzenli ve ölçülü bir yaşam biçimi benimsenmeli, ruh sağlığını korumaya çalışmalı, sinir sistemini zayıflatacak, dengeyi bozacak gerginliklerden ve olaylardan olabildiğince kaçınılmaya çalışılmalıdır. Toplumdan ve aileden kopmadan, ilişkileri zayıflatmadan, mutlu yaşama zevk ve sevincini duyarak ve duyurarak yaşama yollarını araştırmalıdır.

İLERİ YAŞTAKİLERİN ENERJİ VE BESİN ÖĞELERİ İHTİYACI

Yaşlıların beslenme şeklinde, yaşlanmanın getirdiği sorunların özelliğine göre değişiklik yapılır. Bu değişiklik genellikle besinlerin miktarı, hazırlanması ve alınma şekliyle ilgilidir. Hastalıklarda özel diyet uygulanması gerekir. Önemli sorunu olmayan yaşlıların beslenme düzeninde büyük değişiklik yapmaya gerek yoktur.

Yaşlandıkça enerji ihtiyacında, etkinlik derecesine göre azalma olmakla birlikte, genel olarak besin öğeleri ihtiyacı azalmaz, tersine artabilir. Yaş ilerledikçe, besin öğelerinin sindirilme, emilme ve depolanma yeteneği azalır. Ayrıca hücrelerin besin öğelerini alma ve kullanma gücünde de zayıflama olur. Bu sebeplerle bazı araştırıcılara göre, yaşlılıkta besin öğelerine gereksinim artmaktadır.

Enerji: Yaş ilerledikçe bazal metabolizma hızında düşme, fiziksel etkinliklerde azalma ve yavaşlama görülür. Bunun için yaşlandıkça enerji harcaması da azalır. Zamanın çoğunu yatakta geçiren 70 – 80 yaşlarında bir kişinin günlük enerji ihtiyacı 1300 – 1500 kkal. dolayındadır. Yaşı 70 üzerinde olan insanların çoğunun günlük toplam enerji harcaması 2000 – 2200 kalorinin altındadır. Yaşlılıkta diyetin enerji değeri normal kiloyu koruyacak şekilde düzenlenmelidir. Enerji kısıtlaması, yağ, şeker, hamur tatlıları ve tahıllar azaltılarak yapılmalıdır.

Yağ: Şişmanlığın ve diyetteki yağ miktarları ile çeşidinin kalp-damar hastalıklarının oluşumunda rolü olduğu bilinmektedir. Yaşlandıkça, toplam günlük enerji ihtiyacının ortalama %20 kadarı yağlarla karşılanmalı, bu olay %25’i geçmemelidir. Günlük enerji harcaması 2000 kkal. dolayında olan yaşlı bir kişi bunun 400 – 500 kalori kadarını yağlarla almalıdır. Bu enerji 45 – 57 gr. yağ karşılığıdır. Alınacak yağın yarısı kadarı besinlerin bileşiminde bulunacağı göz önünde tutulursa, günde yağ olarak tüketilebilecek miktar 25 gr. dolayındadır. Diyette hayvansal besinler yeterince bulunduğunda bunun yansı bitkisel sıvı yağ, yansı zeytinyağı; hayvansal besinler az olduğunda 1/3 sıvıyağ, 1/3 zeytinyağı, 1/3 de katı yağ olmalıdır.

Karbonhidrat: Yaşlı bir kişinin günlük alması gereken karbonhidrat miktarı enerji harcamasına göre değişir. Toplam enerji ihtiyacının %55-%65’i karbonhidratlardan karşılanabilir. Şeker gibi saf karbonatların olabildiğince az alınması gerekir.

Diyette, yeterince posalı besinlere de yer verilmeli ve kabızlık önlenmelidir.

Protein: Yaşlıların protein ihtiyacı yetişkinlerinki kadardır. Toplam enerji ihtiyacının %15-%20’si proteinlerden gelmelidir. Kilo başına 1.0 gr protein almak yeterlidir. Daha fazla protein alınması gerektiğini savunanlar varsa da, protein ihtiyacının önemli ölçüde arttığını gösteren veriler yoktur.

Yemekteki proteinin en az yarısının hayvansal kaynaklı olması gerekir. Yaşlılıkta elzem amino asitlere ihtiyacın arttığı ve bunu karşılamak için de diyete elzem amino asit eklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Ancak, kalitesi yüksek proteinler yeterli alındığında, artan elzem amino asit ihtiyacı da karşılanır. Diyete amino asit eklenmesini önerenler bulunmakla birlikte, bu uygulamaların kolay olmadığı ve başka sorunlara yol açtığı bildirilmektedir.

Vitaminler: Vitaminlere ihtiyacın yaşlılıkta arttığını savunanlar olduğu gibi, yetişkinlerinkinden farklı olmadığı görüşünde olanlar da vardır. Yaşlandıkça, vitaminlerin emilme ve vücutta tutulma yeteneğinde azalma olabilir. Ayrıca, bağırsak bakterileri tarafından sentezlenen vitaminlerin yapımında yetersizlik görülebilir. Bunun için, yaşlandıkça vitaminlere ihtiyaç artabilir. Yalnız, bu artış miktarını sebepleriyle açıklayan veriler yoktur. Yaşlılıkta vitamin yetersizliklerine, yetişkinlerden sık rastlanması ihtiyacın artışına değil, vitamin kaynaklarının yetersiz tüketimine bağlanabilir.

Bugünkü verilere göre, yaşlıların vitaminlere ihtiyaç miktarları yetişkinlerinki kadardır. Önemli olan, yaşlılıkta tüm vitaminlerin besinlerle yeterince alınmasıdır. Özellikle B grubu vitaminleri ve C vitaminin ek olarak verilmesinin yaşlılara iyi geldiği bildirilmektedir. Yetersizlik durumunda ek vitaminlerle iyileştirme yoluna gidilebilir. Ancak, vitamin ihtiyacını sürekli ek vitaminlerle karşılama yerine, besinlerle alınması daha geçerli ve daha yararlıdır.

Son yıllarda, E vitamininin yaşlılığı geciktirici etkisi olabileceği üzerinde durulmaktadır. Bu vitaminin, hücre zarındaki yağların bozulmasını önlemede rolü olduğu, bu yolla hücre sağlamlığının korunduğu ileri sürülmektedir.

Mineraller: Yaşlılıkta minerallere ihtiyacın artıp artmadığı bilinmemektedir. Yaşlılıkta minerallere ihtiyacın yetişkinlikteki kadar olduğu sanılmaktadır. Bunun için, 50 yaş üzerindeki kişilerin günlük alması önerilen mineral miktarları yetişkinlere önerilen miktarlar kadardır. Yalnız, yaşlı kadınlar aybaşı görmediklerinden, alınması önerilen demir miktarı genç kadınlarınkinden düşüktür.

Yaşlandıkça, kan basıncının yükselmesi ve kalp hastalıkları gibi durumlarda diyette tuz azaltılır, böylece alınan sodyum miktarı düşürülür.

Sıvı: Yaşlıların diyetinde yeterli miktarda sıvı bulundurulmalıdır. Su azaltılmamalıdır. Yeterli miktarda su, böbreklerin yükünü hafifletir; sindirim ve metabolizma artıklarının dışarı atılmasını kolaylaştırır. Sıvı ihtiyacı; su olarak, meyve suyu, süt, ayran, çorba, demi az çay, ıhlamur ve benzer şekillerde karşılanmalıdır.

Yorum Yapın

Önemli not : Yorumunuz denetim için bekliyor.. Yazıya uygun olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Kategoriler

E-POSTA